Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Bir CHP, üç farklı değerlendirme: CHP Suriye konusunda ne düşünüyor?

Suriye’de yaşanan son gelişmeler ciddi tartışmalara yol açarken, CHP cephesindeki tavırsızlık ve farklı yönlerdeki açıklamalar dikkat çekici. Özgür Özel en yetkili ağız olarak sadece "akrabalarımız olan Suriye Kürtleri için büyük bir hassasiyet duyuyoruz" dedi ve çözüm sürecine destek açıkladı. CHP'nin Kürt siyasetini belirlemede önemli bir isim olan Tanrıkulu, yaşananlara karşı açık tavır aldı. Son olarak partinin dış politikasını belirleyen isim ise "gelişmeler olumlu" dedi. Peki, CHP gerçekten ne düşünüyor?

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 22.01.2026 , 11:12 Güncelleme Tarihi: 22.01.2026 , 11:16

*Burada sağduyulu, akılcı ve Türkiye’yi de düşünen, bölgeyi de düşünen sözler söylemek lazım.

*Herkesi de savaşı körüklemeye değil, barışı ve kardeşliği savunmaya davet ediyoruz. Bu çerçevede akrabalarımız olan Suriye Kürtleri için büyük bir hassasiyet duyuyoruz. Akrabalarımız olan Suriye’deki Alevilerin durumu için hassasiyet duyuyor, endişe duyuyoruz. Suriye’deki Arapları, Kürtleri, Türkmenleri, Dürzileri ve Alevileri kardeşimiz, akrabamız, komşumuz, ayrılmaz parçamız olarak görüyoruz.

*Suriye’de yaşananlar, Türkiye’deki barış sürecini sekteye uğratmamalı, kendi içimizde kardeşliğin güçlü hikayesi yazılmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye’nin demokratikleşmesi, Kürt meselesinin herkesin içine sineceği bir şekilde çözülmesi için elimizden gelen gayreti göstereceğimizden herkesin emin olmasını isteriz.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında Suriye gündemine ilişkin özetle yukarıdaki ifadeleri kullandı ve tarafları mutabakata uymaya çağırdı. Özel aynı zamanda da çözüm sürecine desteğini dile getirdi.

Özel’in Suriye değerlendirmelerinde öne çıkan, dikkat çeken başka bir kısım yok.

Genelgeçer açıklamaların yanında önemli denebilecek tek şey, çözüm sürecine verdiği destek.

Ancak Özel’in açıklamasında Suriye’de yaşananlarla Türkiye’deki çözüm süreci arasındaki bağa dair de özel bir değerlendirme yok.

Hatırlanacağı üzere AKP iktidarı, Suriye’de iktidar değişikliğinin önünün açıldığı anda Türkiye’de çözüm süreci için adım atmış, Suriye gündemi ile içerideki çözüm hamlesi eş zamanlı olarak yol almıştı.

Şimdi Suriye’deki son gelişmelerin ardından bu yolun önümüzdeki süreçte nasıl alınacağı tartışma konusu. Özel’in açıklamasında buna dair bir ipucu bulunmuyor.

Yani CHP’nin en yetkili ağzının yalnızca Türkiye'nin değil, bölgenin geleceğini etkileyecek en kritik süreçlerden biri olan Suriye konusundaki pozisyonuna dair bir verimiz yok.

'Taraflar' çıkışından cihatçı çeteye

CHP’nin konu Kürt başlığı olunca “en yetkili” ağızlarından olan Sezgin Tanrıkulu ise yaşananlara dair "Şu an Suriye Arap Ordusu denilen yapının içinde Birleşmiş Milletler’in terör örgütü listesinde yer alan tam 18 cihatçı örgüt var. Bunlara sadece kamuflaj giydirilmiş. Dün başına ödül konan teröristler bugün kravat takıp Cumhurbaşkanı olarak dünyayı dolaşıyor. Bu istikrarsız ve ideolojik akraba yapılarla kalıcı barış pamuk ipliğine bağlıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Tanrıkulu devamında Kürtlerde duygusal kopuştan söz ederken, “Şara ve ekibi, IŞİD ile ideolojik akrabadır. IŞİD'i yenen bir yapıdan intikam almadan beraber yaşamaları çok zor. Şu an yaşanan saldırıların bir kısmı bu intikam duygusuyla gelişiyor” ifadesini kullandı.

Bu sözlerle Özel’in sözlerinin benzer bir doğrultuyu işaret etmediği açık.

Özel taraflara sağduyu ve mutabakat hatırlatmasıyla yetinirken, Tanrıkulu cihatçı çete vurgusunda bulunuyor.

Peki, CHP’nin görüşünü hangisi yansıtıyor?

Devam edelim…

En yetkili dış politika ağzı: SDG bitti, gelişmeler olumlu

“CHP Suriye konusunda ne düşünüyor?” sorusuna şu ana kadar verilen en kapsamlı yanıt Namık Tan’dan geldi, o da sosyal medya üzerinden.

Bu mesajın içeriğinin partinin kolektif düşüncesini yansıtıp yansıtmadığını bilemiyoruz, CHP’nin mevcut tablosunda böyle bir süzgeç var mı, bu da pek bilinmiyor.

Peki, kimdir Namık Tan?

CHP’nin Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, MYK üyesi.

Haliyle CHP’nin dış politikalarını belirlemede özel bir ağırlığı var.

Suriye’de artık SDG yok. Esat devrilip, IŞİD ortadan kalkınca ABD'nin SDG'ye ihtiyacı kalmadı” diyor Tan.

Yani pozisyon alırken önce bir alan temizliği yapıyor ve SDG’nin miadının dolduğunu söylüyor, tıpkı ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barack gibi.

Sonra?

Suriye, Irak ve İran’ın bütünlüğünün önemine işaret ediyor Tan, “Sınır ötesi Kürtler doğru Cumhuriyetçi politikalar benimsendiğinde Türkiye’ye kendiliklerinden bir güvenlik kuşağı ve Ortadoğu’ya giriş kapısı oluşturacaktır” ifadesini kullanıyor.

Peki, gelinen duruma nasıl bakıyor?

“Teröristten devlet adamlığına dönüşme fırsatı tanınacaksa bu herkes için geçerli olmalıdır. Sunulan olanağın muhatapları da bu fırsatı zamanlıca değerlendirmeyi, ıskalamamayı bilmeli ve ona göre tutum benimsemelidir.”

Bu sözlerle Colani’den Şara’ya dönüşen cihatçıya işaret edip SDG lideri Mazlum Abdi’nin fırsat kaçırdığını söyledikten hemen sonra, “Suriye’deki gelişmelere ana hatlarıyla bu çerçeveden bakıyoruz. Suriye’deki gelişmelerin olumlu sonuçlara kapı araladığını düşünüyoruz” diyor.

Sonuç ne?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den Suriye politikasına ilişkin net bir açıklama gelmezken, CHP’nin Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tan’ın aldığı pozisyon, parti adına bağlayıcıysa, CHP’nin Suriye konusunda son gelişmelere bu çerçeveden baktığı anlaşılıyor. Ancak bu tabloda da Kürt başlığındaki değerlendirmeleri önemli olan bir diğer MYK üyesi Sezgin Tanrıkulu'nun açıklamaları ne olacak?

Kısacası CHP yönetimi, ülke ve bölge dengeleri açısından oldukça kritik bir başlıkta ne dediği belli olmayan bir görüntü çizmeye devam ediyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.