Breadcrumb
Bebek ölümleri soruşturması genişletilmiyor: Asıl çete özelleştirilen sağlık sistemi, failler belli
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 20.11.2024 , 16:09 Güncelleme Tarihi: 23.11.2024 , 09:07
Türkiye'nin en büyük sağlık skandalı olarak nitelendirildi.
"Yenidoğan çetesi" ile ilgili dava İstanbul'da 18 Kasım'da başladı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 22'si tutuklu 47 sanık hakkında 1399 sayfalık bir iddianame hazırladı.
İddianamede sanıkların İstanbul'da, 112 Acil Çağrı Merkezi'nde çalışan kişilerle ortak hareket ederek, bazı bebekleri önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk ettirdikleri, bazılarının ölümüne neden oldukları ve haksız kazanç sağladıkları anlatılıyor.
Ancak iddianame çok kısıtlı.
Sanıklar 2 doktor, bir ambulans şoförü dışında sağlık çalışanlarından oluşuyor. Hastane sahipleri, yöneticileri, usulsüzlüğe karışanlar yargılanmıyor.
Adı geçen 19 özel hastanenin başka şubeleriyle ilgili herhangi bir adım atılmış değil.
Hastane sahibi bakanların sanık sandalyesine oturmaması bir yana dönemin il sağlık müdürü şimdinin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu dahi sorumsuz görülüyor.
Bakanlar, il sağlık müdürleri, hastane sahipleri sorumlu değil mi?
2022 yılı verilerine göre ülke genelindeki özel hastane sayısı toplam 500'ün üzerinde. Bu sayı, 2002 yılında sadece 271'di.
Özel hastanelerin sayısındaki bu artış, bize sağlık alanında özel sektörün payının her geçen gün nasıl arttığını ve sağlık hizmetlerinin ticarileşmesinin nasıl hızlandığını anlatıyor.
AKP iktidara geldikten sonra hızla el attığı alanlardan biri sağlık oldu.
2003 yılında "sağlıkta dönüşüm programı" adı altında atılan piyasacı adımlarla, kamucu, halktan yana sağlık hizmeti giderek azaltıldı. Sağlık, alınıp satılan bir hale getirilmekle kalmadı, artan özel hastanelerin sayısıyla denetimde ipin ucu kaçtı. Bugün anlıyoruz ki, sıkıntıları gören müfettişlerin raporlarıysa sümen altı edildi.
Çöken çete mi, sağlık sistemi mi?
Bakan Memişoğlu işte bu dönemin bir bölümünde ülkenin en kalabalık kentinin il sağlık müdürü olarak görev yaptı. Şimdi "Üstümüze düşen neyse yaptık, çeteyi çökerttik. Herhalde bundan rahatsız olanlar oldu ki üzerimize insafsızca bir saldırı başlattılar" diyor. Soruşturmanın, Ekim 2016'da il sağlık müdürlüğüne atanmasıyla kapatıldığı iddialarına "vicdansızlık" yanıtını veriyor.
Peki sorumlu kim?
Yargılama, dönemin İl Sağlık Müdürü Memişoğlu, bakanlar, hastane sahipleri katılmaksızın tamamlanmak isteniyor.
Hatta 3 gündür süren duruşmalardan anlaşıldığı üzere, bebeklerini kaybeden bazı ailelerin katılma talepleri dahi geri çevriliyor.
Bugünkü tabloda sağlık sisteminin özelleştirilerek her ilçeye özel hastane açılıp paralı sağlığın yaygınlaşmasında en çok payı olan Erdoğan Ailesi de sessiz.
Tek skandal bebek ölümleri değil: Yanlış ameliyatlar, tarihi geçmiş tıbbi malzemeler
Durum böyleyken özel hastanelerin patronları sorunları çözmeyecek basit bir "özür" dahi dilemiyor. Hatta sorumsuzluklarına kılıf arıyor.
İddianamede adı geçen hastanelerden Özel Şafak Hastanesi'nin sahibi Seçim Öztürk dün Halk TV yayınına bağlandı. Öztürk'e göre şirkete ait Bağcılar'daki hastane kapatıldı ancak Avrupa Şafak açık durumda.
Seçim Öztürk, programda gazeteci Murat Ağırel, Şule Aydın, Timur Soykan ve Barış Pehlivan'ın dile getirdiği 16 bin yanlış göz ameliyatına ilişkinse "Evet göz alanında bir sıkıntımız var" dedi.
Programda hastanede ayrıca tarihi geçmiş kalp stendi takıldığına ve SGK'nin yüz milyonlarca lira dolandırıldığına da yer verildi.
Barış Pehlivan'ın "MHP'li Celal Adan'la bağınız var mı?" sorusuna "Kızımın kayınpederidir" diyen hastane patronunun "Düğünün nikah şahitleri kimdi?" sorusuna yanıtı da dikkat çekiciydi: "Herhalde genel başkanımız Devlet Bey'di, Süleyman Bey'di."
Öztürk'e, normal hastaları yoğun bakım ünitelerine yatırdığına ilişkin müfettiş raporu hatırlatıldı. Öztürk, bu tespiti doğrularken, hastanelerinde yenidoğan bir bebeğin bile ölmediğini iddia etti.
Gazeteci Murat Ağırel programda önemli bir bilgi de paylaştı. Buna göre, soruşturmada adı geçen 13 hastanenin 2021-2022-2023 yıllarında ödediği toplam vergi yalnızca 2 milyon 945 bin lira.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.


