Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Batı’nın desteklediği yeni Suriye: Sübvansiyonlar kaldırıldı, yoksulluk büyüdü

Batılı devletlerin yıllarca “özgürlük” adı altında desteklediği cihatçı grupların iktidara taşındığı Suriye’de yeni yönetimin ekonomik programı sonuçları ortaya çıkmaya başladı. Elektrik ve ekmek sübvansiyonları kaldırılıyor, kamu işletmeleri özelleştirmeye açılıyor, on binlerce kamu emekçisinin işten çıkarılması planlanıyor. Şara yönetiminin piyasacı reçetesi, savaş ve yaptırımlarla yoksullaştırılan Suriye halkına daha ağır faturalar olarak dönüyor.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 15.07.2026 , 16:01 Güncelleme Tarihi: 15.07.2026 , 16:26

Suriye’de Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından iktidara gelen cihatçıların kapsamlı icraatlarından biri, ülkenin kamusal ekonomisini tasfiye etmek oldu.

Ahmed Şara yönetimi elektrik, ekmek ve temel hizmetlere verilen sübvansiyonları budarken kamu işletmelerini özelleştirmeye, devlet kadrolarını küçültmeye ve enerji altyapısını yabancı sermayeye açmaya başladı.

Yeni yönetimin “ekonomik liberalleşme” ve “yeniden inşa” olarak sunduğu programın halk açısından sonucuysa elektrik faturalarının maaşları aşması, gıdaya erişimin zorlaşması ve yoksulluğun daha da derinleşmesi oldu.

Fransız gazetesi Le Monde’un Şam’dan yayımladığı saha haberi, Batılı başkentlerde “yeni Suriye” olarak pazarlanan düzenin sınıfsal karakterini ortaya koydu: Kamusal hizmetler piyasaya bırakılırken savaşın bütün yükü bir kez daha emekçilerin sırtına bindiriliyor.

Önce ülke yıkıldı, şimdi kamusal kazanımlar tasfiye ediliyor

Beşar Esad yönetimi, uzun yıllar boyunca ABD ve Avrupalı emperyalist güçlerin hedefinde yer aldı.

Suriye yönetimi Batı medyasında yalnızca “diktatörlük” başlığı altında ele alınırken ülkeye uygulanan yaptırımların, silahlı gruplara sağlanan dış desteğin ve Suriye devletini parçalamaya yönelik müdahalelerin halk üzerindeki sonuçları büyük ölçüde görünmez kılındı.

2011’de başlayan savaş sırasında ABD, Türkiye, Körfez monarşileri ve çeşitli Batılı devletler, “ılımlı muhalefet” ve “özgürlük savaşçıları” gibi tanımlarla çok sayıda silahlı gruba siyasi, mali ve askeri destek sağladı.

Bu ortamda El Kaide’nin Suriye kolu Nusra Cephesi içinden çıkan Heyet Tahrir Şam (HTŞ) da zaman içinde güç kazandı. HTŞ lideri Şara, bugün Batılı devletler tarafından Suriye’nin “geçiş dönemi cumhurbaşkanı” olarak sunuluyor.

Kendisini göreve getiren Batı’yla hızla yakınlaşan Şara'nın bağlılık göstermesiyle yaptırımlar kaldırıldı, Körfez sermayesi ülkeye davet edildi. Suriye’ye dönük müdahaleler pek çok alanda sürerken, ABD de Suriye’ye uygulanan geniş kapsamlı yaptırımları kaldırdı. Cihatçı Şara yönetimi uluslararası sisteme hızla dahil edildi.

Esad döneminde devlet temel ihtiyaçları destekliyordu

Esad yönetiminin bütün sorunlarına, savaş yıllarında yaşanan yolsuzluklara ve ekonomik eşitsizliklere rağmen Suriye ekonomisi uzun süre güçlü bir kamu sektörü üzerine kuruluydu.

Devlet ekmek, akaryakıt, elektrik, sağlık ve eğitim gibi temel alanları doğrudan destekliyor; geniş sübvansiyonlar aracılığıyla düşük gelirli kesimlerin temel ihtiyaçlara erişimini sağlamaya çalışıyordu.

Özellikle savaş öncesinde Suriye halkı sübvansiyonlu gıda ve yakıta, ücretsiz ya da düşük maliyetli sağlık ve eğitim hizmetlerine ulaşabiliyordu. Kamu sektörü aynı zamanda ülkenin en büyük istihdam sağlayıcılarından biriydi. 

Bu sistem savaş, ülkenin üretim alanlarının parçalanması ve ağır ekonomik yaptırımlar nedeniyle yıllar içinde büyük ölçüde aşındı. ABD ve Avrupa yaptırımları yalnızca devlet yöneticilerini değil, bankacılık sistemini, enerji altyapısını, ilaç üretimini, ithalatı ve insani yardım faaliyetlerini de etkiledi.

Yaptırımlar temel mallara erişimi güçleştirdi, ekonomik faaliyeti daralttı ve ülkenin ilaç sanayisi dahil olmak üzere üretim kapasitesine ağır zarar verdi.

Ancak yeni yönetim bu kamusal yapıyı onarmak bir yana dursun, hem geriye kalan sosyal koruma mekanizmalarını da ortadan kaldırmayı tercih etti hem de ülkeyi daha da gericileştirdi.

Yeni yönetim geldi, sübvansiyonlar kaldırıldı

Ahmed Şara yönetiminin elektrik ve ekmek sübvansiyonlarını kaldırması, Suriye lirasındaki değer kaybıyla birleşince milyonlarca kişinin alım gücü daha da düştü.

Şam’ın güneyindeki El Barde Mahallesi’nde yaşayan 56 yaşındaki Fatima’nın ailesi, elektrik tüketimini azaltmak için evde yalnızca buzdolabını çalıştırıyor. Ailenin iki aylık elektrik faturası, memur olarak çalışan eşinin bir aylık maaşına ulaşmış durumda. Daha önce 300 Suriye lirası ödedikleri elektrik için şimdi yaklaşık 13 bin 500 lira isteniyor.

Yeni ön ödemeli sayaç sisteminde parasını önceden yatıramayan hanelerin elektriğininse doğrudan kesileceği belirtiliyor.

Irak’ta çalışan oğullarının gönderdiği para olmasa geçinemeyeceklerini belirten Fatima, ailesinin yılda yalnızca bir kez et yiyebildiğini, artık kıyafet alamadığını ve yüz binlerce lira borçlandığını anlatıyor. Esad’ın devrilmesinden sonra yaşamlarının düzeleceğini düşündüklerini söyleyen Fatima, yeni yönetim döneminde elektrikten ekmeğe kadar her şeyin daha pahalı hale geldiğini belirtiyor. 

Elektrik zamlarına karşı düzenlenen protestolara katılan Fatima göstericilerin silahlı bir grubun saldırısına uğradığını ve “eski rejimi desteklemekle” suçlandığını aktardı.

Ortaya çıkan tablo, Batı medyasında yıllarca tekrarlanan “Esad giderse Suriye halkı özgürleşecek ve refaha kavuşacak” anlatısının palavradan ibaret olduğunu bir kez daha gösteriyor.

Fatima (Fotoğraf: Le Monde)

Maaşın tamamı elektrik faturasına gidiyor

Biyomedikal teknisyeni Ahmed El Çanane’nin aylık maaşı yaklaşık 260 avro.

El Çanane’nin iki aylık elektrik faturasıysa 220 avroya ulaşıyor. Başka bir ifadeyle bir kamu emekçisi, neredeyse bütün gelirini yalnızca elektrik faturasına vermek zorunda kalıyor.

Dubai’de çalışan oğlu ve yurtdışındaki kız kardeşi yardım etmese faturaları ödeyemeyeceğini söyleyen El Çanane, Şam’daki kiraların da yaklaşık üç kat arttığına dikkat çekiyor. Gıda artık hane bütçesinin en büyük kalemini oluşturuyor. Ülkede yaşam koşulları ağırlaştıkça göç etmeyi düşünenlerin sayısı da artıyor.

Şam'da Suriye Merkez Bankası önü, 24 Haziran 2026 (Fotoğraf: Le Monde)

Kamu emekçileri işten çıkarılacak, işletmeler satılacak

Elektrik ve ekmek sübvansiyonlarının kaldırılması, yeni yönetimin ekonomi programının yalnızca bir parçası.

Şara yönetimi daha iktidarının ilk döneminde kamu çalışanlarının yaklaşık üçte birini işten çıkarmayı ve devlet işletmelerini özelleştirmeyi planladığını duyurmuştu.

Yeni ekonomi yöneticileri, Baas döneminin devletçi ekonomik modelini ortadan kaldıracaklarını ve özel sermayeye dayalı bir düzen kuracaklarını açıkça ifade etmişti. Ocak 2025’te cihatçı Şara yönetimi, kamu sektörünü radikal biçimde küçültmeye, kamu çalışanlarını işten çıkarmaya ve devlet şirketlerini özelleştirmeye hazırlanmaya başlamıştı bile.

Savaş boyunca devlet kurumlarının zayıflatılmasını ve Suriye ekonomisinin çökertilmesini isteyen Batılı güçler de bu dönüşümü hızla destekledi.

Esad döneminde Suriye’ye yatırım yapan şirketleri yaptırımlarla tehdit eden ABD ve Avrupa ülkeleri, Şara’nın iktidara gelmesinin ardından yaptırımları kaldırarak kendi şirketlerinin ve Körfez sermayesinin önünü açtı.

24 Haziran 2026'da Şam’ın merkezindeki El-Merce Meydanı’ndan bir görüntü. (Fotoğraf: Le Monde)

Enerji altyapısı Türk ve Körfez şirketlerine açıldı

Şara yönetimi, Suriye’nin elektrik altyapısının yeniden yapılandırılması için Katar merkezli UCC Concession Investments öncülüğündeki bir konsorsiyumla 7 milyar dolarlık anlaşma imzaladı.

Konsorsiyumda Türkiye’den Kalyon GES Enerji Yatırımları ve Cengiz Enerji ile ABD merkezli Power International USA da yer alıyor.

Sübvansiyonların kaldırılmasıyla elektrik tarifelerinin yükseltilmesi, yabancı şirketlere devredilecek enerji sektörünün kârlı hale getirilmesinin bir aracı işlevi görüyor.

Suriye halkı savaştan çıkmış, maaşlar temel ihtiyaçları bile karşılayamaz hale gelmişken elektrik sektörüne girecek şirketlerin kazançları yüksek tarifelerle güvence altına alınıyor.

Ülkenin enerji, liman, ulaşım ve kamu hizmetlerinin yabancı sermayeye açılması da "yeniden inşa" programının merkezinde bulunuyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Şam ziyaretine Fransız enerji, denizcilik ve altyapı şirketlerinin temsilcilerinin eşlik etmesi de Batı’nın yeni yönetime verdiği desteğin ekonomik boyutunu gösteriyor.

Şara yönetimi iktidara geldikten hemen sonra benzer şekilde Suriye'ye patronlarla geziler yapan ülkelerin başında Türkiye geliyordu.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.