Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Bakan Tekin ‘Noel’ ve ‘Ramazan’ derdinde: Peki, MESEM’de can veren çocukları kim dert edecek?

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda dini ve milli değerlerin “enstrüman” olarak kullanılacağını savunurken, eğitim sisteminin diğer yüzünde MESEM’ler aracılığıyla derinleşen çocuk sömürüsü ve iş cinayetleri duruyor. 2025 yılında en az 94 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği bir tabloda Bakanlığın gündemi; kutlamaları yasaklamak.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 13.01.2026 , 11:52

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı bir Youtube yayınında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Gazeteci Zafer Şahin’in sorularını yanıtladı, “milli ve manevi değerler” üzerinden okullara getirilen yeni düzenlemeleri anlattı.

Göreve geldiği günden bu yana ÇEDES ve benzeri projelerle tarikatları okullara sokan Tekin, bu kez "milli ve manevi değerler" adı altında okullarda yürütülen dini dayatmanın kapsamını anlattı.

Bakan Tekin, çocukların yetişme sürecinde dini ve milli bayramların birer “enstrüman” olarak görüldüğünü ifade etti. Ramazan ayı gibi dini dönemlerin okullarda daha fazla hissedilmesi için resmi yazılar yazdıklarını belirten Tekin, buna karşın Noel veya Cadılar Bayramı gibi etkinliklerin eğitim kurumlarında yer bulamayacağını şu sözlerle ifade etti:

“Çocuklarımızın milli ve manevi değerlerine bağlı bireyler olarak yetişmesi için her türlü enstrüman bizim açımızdan işlevseldir. Noel bu şekilde kullanabileceğimiz bir enstrüman değil. Cadılar Bayramı ile ilgili resmi yazı yazdık, ardından Ramazan ayı etkinliklerinin hissedilmesi için yazı yazdık.”

2023 yılında Noel, Cadılar Bayramı ve Paskalya kutlamalarıyla ilgili okullara Aralık ayında uyarı yazısı gönderen Milli Eğitim Bakanlığı, 2024 yılında da Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde değişiklik yapmıştı. Düzenlemeyle “milli ve kültürel değerlere" aykırı olduğu öne sürülen ve öğrencilerin psikososyal gelişimlerine katkı sağlayamayacağı belirtilen etkinliklerin yapılamayacağı hüküm altına alındı.

Düzenlemeyle ayrıca, milletlerarası özel öğretim kurumlarının uyguladıkları öğretim programlarının Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanması zorunluluğu getirildi.

Kutlama tartışmalarının gölgesinde MESEM gerçeği

Bakanlığın "değerler" üzerinden yürüttüğü bu tartışmalar, eğitim sistemindeki asıl büyük sorunu, yani Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) üzerinden yasallaştırılan çocuk işçiliğini gölgeleyemiyor. 

Bakan Tekin her fırsatta MESEM modelini övse de, bu sistemin bedelini çocuklar hayatlarıyla ödüyor. Eğitim adı altında işyerlerine gönderilen çocukların can güvenliği yok. 

2025 yılında en az 94 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Bu çocukların 26’sı henüz 14 yaşında veya daha küçüktü; 68’i ise 15-17 yaş grubundaydı.

Eğitimciler ve hukukçular, bakanlığın bu ölümlerin sorumluluğunu üstlenmesi ve okullardaki kutlamalarla ilgili genelge yayımlamak yerine, MESEM’lerdeki sömürüye son vermesi gerektiğini vurguluyor.

Zorunlu eğitimin kısaltılması patronların talebi

Bakan Tekin’in geçtiğimiz süreçte yaptığı açıklamalar, çocuk sömürüsünün sadece MESEM ile sınırlı kalmayacağını, eğitimin genel yapısının da buna göre esnetileceğini gösteriyor.

15 Kasım 2025’te Hande Fırat’a konuşan Yusuf Tekin meslek lisesi programlarının çok “ilgi gördüğünü” söylüyor. Zorunlu eğitimin 12 yıl olmasının dünyada tartışıldığını öne süren Tekin, eğitim süresinin kısaltılmasının Türkiye’de bir “ihtiyaç” haline geleceğini iddia ediyor:

"Zorunlu eğitimin tamamlanma yaşının aşağıya doğru çekilmesi de olabilir, sistemin esnekleştirilmesi de. Bizde yükseköğretime geçiş en erken 18 yaşında oluyor, dünyada bu ortalamalar 16 yaşa kadar çekilmiş durumda."

Bakanlığın politikaları, bir yandan okulları dini referanslarla yeniden şekillendirirken, diğer yandan çocukları erkenden okuldan koparıp sermayenin hizmetine sunmayı hedefliyor.

Eğitim sendikaları, Bakan Tekin'in vitrinde "manevi değerlerden" bahsederken, mutfakta çocukları güvencesiz ve tehlikeli iş kollarına yönlendiren politikaları hayata geçirdiğine dikkat çekiyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.