Sayfa yolu
Bahçeli: Türkiye’nin yeni bir uluslararası düzenin inşasına yönelik iradesini kararlılıkla destekliyoruz
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Fotoğraf: Anadolu Ajansı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 24.09.2026 , 15:25
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yazılı bir açıklama yaparak AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda (BMGK) yaptığı konuşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası sistemin mevcut yapısının kapsamlı bir reforma tabi tutulması gerektiğini söyledi. Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda söylediği "Dünya 5’ten büyüktür" yaklaşımının, "yalnızca Türkiye’nin değil, daha adil, temsil gücü yüksek ve hakkaniyete dayalı bir dünya düzeni arayışının güçlü bir ifadesi olduğunu" savundu.
"81'inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sessiz milyonların sesi olan, hakkın ve haklının yanında duran; açık, güçlü ve etkileyici mesajlarıyla Türk milletinin haklı duruşunu ve iradesini bütün dünyaya duyuran Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkürlerimi ifade ediyorum" diyen Bahçeli'nin açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
'Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışı zorunluluk arz ediyor'
"Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, 22 Eylülde BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada hem bölgesel ve küresel düzeyde yaşanan haksızlıklara, hem de BM’nin yenilenme ihtiyacına değinerek Güvenlik Konseyinin reforme edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu kapsamda 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin vücut bulacağı günleri göreceğimize işaret etmiş ayrıca Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi ve maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyonun artık son bulması gerektiğini vurgulayarak Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet etmiştir. Cumhurbaşkanımızın Blomberg için yazdığı makalede de son yıllarda dünyanın karşı karşıya olduğu krizlerin çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın bugünün gerçekleriyle bağdaşmadığını, küresel karar alma mekanizmalarının bugünün şartlarına uyum sağlamasının artık ertelenemez olduğuna dikkat çekmiştir.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının zorunluluk arz ettiğini, bunun yolunun da temsili genişletmenin yanında, liderlik sorumluluğunu adil biçimde paylaşmaktan geçtiğini, farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dâhil etmek mecburiyetinde olduğumuzu, 'Dünya 5'ten büyüktür' çağrısının bu yönüyle daha geniş bir sorumluluk anlayışına davet olduğunu, reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmenin zorunlu bulunduğunu ve bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının kaldırılmasının yer aldığını belirtmiştir.
Nitekim BM Genel Sekreteri Guterres’in veda hitabında BMGK’nın Afrika’sız yapısını 'savunulamaz' ilan edip Batı Şeria’da etnik temizlik yapıldığını itiraf etmesi ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Gazze’yi 'utanç manzarası' olarak niteleyip veto sınırlama teklifi sunması, küresel sistemin iflasını en yetkili ağızlardan tescil etmiş, yıllardan beri dile getirdiğimiz uluslararası sistemin anarşik ve arızalı yapısına yönelik eleştirilerimizi haklı çıkarmıştır.
İktidarın sansür kararı sonrası açtığımız yeni X hesabımızı https://x.com/soLPortal2026 adresinden takip edebilirsiniz. Bu saldırılara boyun eğmeyeceğiz. Yanımızda olmak, desteğinizi sunmak için soL'a abone olun.
'Cumhurbaşkanımızın milletimizi ve insanlığı ferahlatan konuşması bizi de ziyadesiyle memnun etti'
Hatırlanacağı gibi 1 Ekim 2024 tarihli TBMM Grup Toplantısında yapmış olduğum konuşmada; 'Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi yapısı yeni baştan ve derhal reforme edilmelidir. Bu reform ihtiyacının gecikmesi çok ciddi ve sancılı gelişmelere sebep olacaktır.' demiş, 'Aynı zamanda, ülkelerin eşit katılım ve oy hakkını ihtiva eden alternatif dünya birliği konusunda çalışmalar hızlanmalı ve dünya beş ülkenin ağzına bakmaktan kurtulmalıdır.' ifadelerini kullanmıştım. Diğer yandan 30 Nisan 2024 tarihli TBMM Grup Toplantısında yaptığım konuşmada da özetle; 'Güvenlik Konseyi’ndeki veto sistemi makul çözüm arayışlarını devamlı tıkamakta, demokratik olmayan, ahlaki ve şeffaflıktan yoksun olarak kabul edilmekte, bu da Birleşmiş Milletlerin temel ilkeleriyle çelişmektedir. Konsey, yapısı ve daimî üyelerin veto yetkisi nedeniyle dünya barışı ve çatışmaların önlenmesi için bir umut olmaktan bugünkü haliyle çok uzaktır. Konseydeki üyelik şartlarının ve veto yetkilerinin değişikliği için BM Antlaşması’nda değişiklikler yapılması zorunluluğu ertelenemez düzeydedir. Fakat bunun sağlanabilmesi için Genel Kurulda üçte iki çoğunluk sağlanması ve daimî 5 üyenin onayı gerekmektedir. Tarihsel sürece bakıldığında veto yetkisinin karar alma mekanizmalarını neredeyse her krizde kısıtlamış olması, bu yetkinin kaldırılması ya da sınırlandırılması gerekliliğinin dünya genelinde kabul görmesiyle sonuçlanmıştır.' demiştim.
Bu kapsamda Cumhurbaşkanımızın milletimizi ve insanlığı ferahlatan makale ve konuşması bizi de ziyadesiyle memnun etmiştir. Bize göre; 'Dünya 5’ten büyüktür' çağrısı, Güvenlik Konseyi’nin mevcut üye yapısına yönelik bir eleştiri yanında dünya nüfusunun, farklı coğrafyaların ve farklı medeniyetlerin küresel karar alma süreçlerinde daha adil biçimde temsil edilmesi gerektiğine yönelik kapsamlı bir reform çağrısıdır. Zira Güvenlik Konseyi’nin beş daimî üyesine tanınan veto yetkisi, uluslararası toplumun ortak iradesini çoğu zaman birkaç ülkenin kararına bağımlı hâle getirmekte; bu durum özellikle savaş, çatışma ve insani kriz dönemlerinde Birleşmiş Milletlerin etkinliğini ve güvenilirliğini zedelemektedir. Dünya barışını korumakla görevli bir mekanizmanın, barışın tesisi konusunda karar alamaz hâle gelmesi kabul edilebilir değildir.
BM reformu: 'İhtiyaç duyulan şey yeni ve hakkaniyetli bir uluslararası düzen'
BM reformu şüphesiz ki Güvenlik Konseyi’nin üye yapısının değiştirilmesinden ibaret görülmemelidir. Genel Kurulun etkinliği, temsil adaleti, karar alma mekanizmalarının şeffaflığı, hesap verebilirlik ve uluslararası hukukun uygulanmasında çifte standartların ortadan kaldırılması da reform gündeminin ayrılmaz parçaları olmalıdır. Krizler karşısında etkili karar alabilen, temsil kabiliyeti yüksek, hesap verebilir ve uluslararası hukuku bütün devletler bakımından eşit şekilde uygulayan daha adil bir küresel düzenin inşa edilmesi; barış, huzur ve adalet bekleyen insanlık gibi bizim de acil beklentimizdir. İhtiyaç duyulan şey, güçlünün hukuk oluşturduğu bir anarşizm yerine hukukun gücünü esas alan; birkaç ülkenin iradesine bağımlı olmayan; farklı kıtaların, milletlerin ve medeniyetlerin söz sahibi olduğu; barışın, adaletin ve insan onurunun merkezde bulunduğu yeni ve hakkaniyetli bir uluslararası düzendir.
'Türkiye’nin daha adil, daha kapsayıcı ve insanlığın ortak vicdanını yansıtan yeni bir uluslararası düzenin inşasına yönelik iradesini kararlılıkla destekliyoruz'
Sonuç olarak; Birleşmiş Milletler ve uluslararası sistemin mevcut yapısının, bugünün dünyasının ihtiyaçlarına cevap verebilmesi için kapsamlı, adil ve gerçekçi bir reforma tabi tutulması ertelenemez bir zorunluluktur. Temsilde adaletin güçlendirilmesi, veto imtiyazının kaldırılması veya sınırlandırılması, farklı coğrafyaların küresel karar alma süreçlerine etkin biçimde dâhil edilmesi ve uluslararası hukukun herkes için eşit şekilde işletilmesi, ayrıca daha insani ve ahlaki bir düzen; küresel düzlemde kalıcı barış ve adaletin temel şartlarıdır. Parti olarak, yıllardır dile getirdiğimiz bu hususların, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından uluslararası kamuoyuna güçlü biçimde taşınmasını önemli ve değerli buluyor; Türkiye’nin daha adil, daha kapsayıcı ve insanlığın ortak vicdanını yansıtan yeni bir uluslararası düzenin inşasına yönelik iradesini kararlılıkla destekliyoruz."
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.