Sayfa yolu
Bahçeli eylemleri ve CHP'yi hedef aldı, siyasi partiler kanununda değişiklik çağrısı yaptı
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 02.04.2025 , 11:50 Güncelleme Tarihi: 02.04.2025 , 14:15
MHP'nin yayın organı Türkgün gazetesi, partilerinin Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kendilerine yazılı değerlendirmelerde yaptığını duyurdu.
4 Şubat'ta geçirdiği operasyondan bu yana görüntüsü paylaşılmayan Bahçeli, "Terörsüz Türkiye ve siyasi partiler" hakkında "Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında terörü tamamen bitirmiş bir Türkiye’yi inşa etmek etnik ve dini kökenine, siyasi aidiyetine, mezhebine meşrebine bakmaksızın her bir vatandaşımızın hayrınadır" dedi.
'Tüm partilerin şiddetten arınması, her türlü silahlı örgütle ilişkisini tamamen kesmesi gerekir'
"Daha demokratik, daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye herkesin ortak arzusudur" diyen Bahçeli şunları ifade etti:
"Milli kaynaklarımızı sömüren terörü gündemden tamamen çıkaracak, 'terörsüz Türkiye' hedefimiz bu anlayışla gerçeğe dönüşecektir. Terörsüz Türkiye hedefine ulaşılması yönündeki gayret sürmekte, Türkiye önemli bir eşiği aşmak için milli, sosyal ve siyasi titizlikle faaliyet yürütmektedir.
Ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset yönündeki tercihlerin ortaya konulacağı bu süreç, silahsız ve terörsüz Türkiye’de siyasetin ve siyasi partilerin nasıl olması, nelere dikkat etmesi gerektiğini de gündeme getirmektedir. Terörsüz Türkiye, terörü geçmişiyle normalleştirmek değil, tüm varlığıyla fiil ve eylemleriyle, katliamlarıyla lanetlemek, hayatın her yerinden ve zihinlerden çıkarmaktır. Tam demokrasi böyle bir zihinsel ve sosyal iklimde istendiği gibi gelişebilecektir. Türkiye partisi olmanın siyaset ayağı, sosyal ilişki boyutu, TBMM’ne yansıması, toplumsal uzlaşma ve uyum meselesi siyaset felsefesi yönüyle de ele alınarak değerlendirilmesi gerekli bir husustur.
Türkiye partisi olmak Siyasi Partiler Kanununa göre kurulmuş olmakla hukuken sağlansa da 'Türkiye Partisi' kavramsallaştırmasının altında yatan temel motivasyon Türkiye Cumhuriyetine, ortak tarih ve kültüre, gelecek tasavvuruna ve ortak yaşama iradelerine bağlılık bu anlamda kurulan duygudaşlıktır. Bu doğrultuda tüm partilerin, öncelikle şiddetten arınması, her türlü silahlı örgütle ilişkisini tamamen kesmesi ve demokratik meşruiyet üzerinden siyaset yapması gerekir.
Türkiye partisi olmak, bölgesel veya etnik temelli bir siyasi hareketten, ülke çapında geniş bir tabana hitap eden bir partiye dönüşmek anlamına gelir. Hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve barışçıl siyaseti öncelik haline getirmeyi, meşru demokratik zeminde mücadele eden bir parti olmayı zorunlu kılar.
Farklı kesimlerden vatandaşların parti içinde ve siyasi süreçlerde temsil edilmesini mümkün kılmayı etnik ve mezhepsel kimliklerin ötesine geçen bir söylem geliştirilmeyi, Türkiye’nin ortak değerlerine ve birlik içinde çoğulculuk ilkesine vurgu yapmayı gerektirir.
Türkiye partisi olma hedefinde, meclis, siyaset ve toplum arasındaki uyum büyük önem taşır.
Bu üç bileşenin uyum içinde olması için meclis ayağında temsilin güçlendirilmesi, siyaset ayağında kapsayıcı politikalar geliştirilmesi, toplumda kucaklayıcı bir anlayışın egemen olması sağlanmalıdır. Türkiye partisi olmak isteyen siyasi hareketler, kapsayıcı, barışçıl ve toplumun tamamına hitap eden bir söylem geliştirmelidir."
'Partiler devlet karşıtı politika ve söyleme son vermeli'
Bir dizi madde de sıralayan Bahçeli, "devlet karşıtı politika ve söyleme son verme, terörü ve şiddeti bir yöntem olarak görmeme, devlet karşıtı politika ve söyleme son verme, parti programlarında istiklal marşı okuma, Türk bayrağı asma gibi ritüelleri yerine getirme"ye dikkat çekti.
'Bir partinin silahlı unsurların gölgesinde olmadan siyaset yapması temel bir gereklilik'
Bahçeli, "'Terörsüz siyaset ve Türkiye partisi olma' meşruiyet, temsil, toplumsal sözleşme ve demokrasi gibi kavramlar üzerinden değerlendirilebilecektir. Siyasal iktidarın en önemli meşruiyet kaynaklarından biri, toplumsal rızadır. Bir partinin veya yönetimin, silahlı unsurların gölgesinde olmadan, halkın özgür iradesiyle desteklenmesi ve şiddet kullanmadan siyaset yapması, demokratik meşruiyet açısından temel bir gerekliliktir. Eğer bir siyasi hareket, yalnızca belirli bir etnik veya bölgesel kimliğe dayanırsa ve şiddetle ilişkilendirildiği algısı yaygınsa, geniş toplumsal desteğe ulaşması zor olur" dedi.
'Her parti Türkiye partisi olmak mecburiyetindedir'
Devlet Bahçeli şu ifadeleri kullandı:
"Her parti Türkiye partisi olmak mecburiyetindedir.
Bir milletin milli ve manevi değerler manzumesini kabullenmek ve savunmak, toplumsal merkezi siyaseten ifade etmek demektir. Milli duruş ve ortak değerlerin merkezde yer aldığı Türk siyaset arenasında her siyasi parti kendisini bu merkeze göre tanımlamak zorundadır.
Siyasi partilerin kuruluş, program, faaliyet ve hedefleri Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesiyle, Anayasa’nın ilk 4 maddesiyle çelişemez, çatışamaz, ters düşemez.
Türkiye’nin geçmişten tevarüs edip geleceğini risk ve tehlikelere sevk eden sorun alanlarına ciddiyetle eğilmek, bu mahut sorunları cesaretle ele almak öncelikle siyaset müessesinin başlıca sorumluluğudur.
Anlaşmazlıkların, görüş ayrılıkların, soğuk bakışların, katılaşmış diyalogların, yanlış anlamaların, hastalık derecesindeki peşin hükümlerin muhakkak bitirilmesi halisane dilek ve temennimizdir."
'Süreçte önemli bir aşamaya gelindi'
Bahçeli, 22 Ekim 2024 günü Meclis Grup Toplantısı'nda yaptığı çağrı ile başlayan sürecin "önemli bir aşamaya geldiğini" belirtti.
"İmralı açıklamasında ayrı bir devlet, federasyon, herhangi bir şekilde özerklik ya da kültüralist talepler olmaksızın örgütü silah bırakmaya çağırması Türkiye’de yeni bir sürecin başlaması için önemli bir adım olmuştur" dedi.
Sürecin tam olarak başarıya ulaşmasının silah bırakılmasının da ötesinde, "terörü olumlayan ya da sırtını teröre ya da vandalizme dayandıran siyaset anlayışının da tarihe karışması ile mümkün olabileceğini" savundu.
Eylemleri ve CHP'yi hedef aldı
Son dönemdeki protestolara da gönderme yapan Bahçeli, "Siyasetin doğasında yer alan ve hukukla bir kesişim kümesine işaret eden hakkaniyet ve hak arama ilkelerinin şiddetsiz bir şekilde anlamlandırılması bir zarurettir" ifadelerini kullandı. Bahçeli şunları söyledi:
"Terörsüz Türkiye sürecinin tam olarak başarıya ulaşmasının ileri adımlarından biri her türlü vandalizmin siyasetten dışlanmasıdır. Bu ihtiyaç İstanbul’da yaşanan sokak eylemleri ile de net bir şekilde görülmektedir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın pek çok yolsuzluk iddiası ile tutuklanması sonrası Cumhuriyet Halk Partisi öncülüğünde marjinal sol grupların -ki bu gruplar polise asit, molotof kokteyli gibi maddelerle saldırmaktadır- saldırıları ile sokaklar karıştırılmıştır.
Bu, siyaset biliminde vandalizm ile karşılansa da aslında fundamentalizm (köktencilik) ile vandalizmin birleştiği noktadır.
Hukuku yok sayarak adalet talep etmek bir çelişki olduğu gibi, şiddetin bir yöntem olarak görülmesi ve normalleştirilmesi vandalist bir siyaset anlayışıdır. Kuşkusuz adalet hak edenin hakkını alması, hak ise bir kişinin aleyhine veya lehine olanın tecelli etmesidir.
Vandalizmin köktenleşmesi ise zaten Türkiye’de CHP ile ilişkileri malum sol grupların anlayışıdır.
Siyasi partiler kanununda değişiklik çağrısı
Siyasetin doğasında yer alan ve hukukla bir kesişim kümesine işaret eden hakkaniyet ve hak arama ilkelerinin şiddetsiz bir şekilde anlamlandırılması bir gerekliliktir. Bunun için kamuoyu oluşturulması yanında gerekli hukuki düzenlemelerin de yapılmasıdır.
Bu doğrultuda öncelikle siyasi partiler kanununda ilgili değişiklikler yapılabilecek ve siyasi etik yasası çıkarılabilecektir.
Bu hususta yapılması elzem ilk somut düzenleme siyasi partiler kanununun yenilenmesi olabilecektir. Mevcut kanunda milli devlet niteliğinin korunması başlığında bölgecilik ve ırkçılığı reddeden 82. Maddeye ilave olarak milli devletin korunmasının her türlü vandalizmin reddi ile mümkün olabileceği ile ilgili bir ekleme yapılabilecektir. Bu aynı kısımdaki 79. Maddede bahsedilen devletin tekliğinin korunması ile de ilişkilidir. Devletin bütünlüğü için siyasi partilerin şiddet eylemlerinden uzak durmayı net bir biçimde taahhüt etmesi ve bunun yaptırımlarının artırılması gerekmektedir.
İkinci gerekli düzenleme ise bir siyasi etik yasası çıkarılmasıdır. Çıkarılacak siyasi etik yasasının oldukça kapsamlı olması gerekse de Terörsüz Türkiye’de siyasetin dilinin, üslubunun şiddetten arındırıldığı bir anlayışa ihtiyaç vardır. Bunun için siyasete kazandırılması gereken bazı etik kodlar da bulunmaktadır. Bu kodlar siyaseti şiddetten uzaklaştırarak ya da başka bir tabirle siyaset ile şiddetin bir dikotomi yarattığını vurgulayacak şekilde kanunlaştırılmalıdır."
| Bahçeli protestoları hedef aldı: 'Karşılarına başkaları dikilirse çatışma nasıl önlenecek?' |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.