Breadcrumb
AYM’den Gezi kararı: ‘Soruşturma makamları, fiziksel ve ruhsal bütünlüğe yapılan suçların cezasız kalmasına izin vermemeli’
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 07.08.2025 , 13:50 Güncelleme Tarihi: 07.08.2025 , 14:03
Anayasa Mahkemesi(AYM) kararında, Gezi Direnişi’nde polis şiddetine maruz kalarak yaralanan E.A.A.’nın başvurularının savcılık tarafından yıllarca yok sayılmasının ve sonrasında da zamanaşımına uğramasının “cezasızlık algısı yarattığı”, “adalete olan güveni sarstığı” belirtildi. Ayrıca kararda bu durumun anayasanın ve eziyet yasağının ihlal edilmesi anlamına geldiği değerlendirmesi de geçti.
T24’ün haberine göre AYM, Gezi Direnişi’nde kolluk görevlilerinin müdahalesi sonucunda yaralandığını belirten E.A.A.’nın yaptığı bireysel başvuruda, “eziyet yasağı”nın usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmişti. Ancak dava zamanaşımı nedeniyle yeniden soruşturma yapılmasına hükmedilmemişti. Bu karar 20 Mart 2025’te alınmıştı.
Başvurucu E.A.A., 2 Haziran 2013 tarihinde Ankara’daki Gezi Parkı protestolarına katıldığını ve kolluk kuvvetlerinin müdahalesi sırasında yaralandığını belirterek şikayette bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 18 Haziran 2013’te soruşturma başlattı. Adli Tıp Kurumu’nun 2015 tarihli raporunda, başvurucunun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı belirtildi. Ancak Başsavcılık, 12 Mart 2015’te kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
Bu karar üzerine başvurucu, 2015’te Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu.
Mahkeme, 16 Ocak 2020 tarihinde verdiği kararda, eziyet yasağının maddi ve usul boyutları ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Karar doğrultusunda, dosya yeniden soruşturma yapılmak üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
Ancak AYM’nin dosyayı, eziyet tespitiyle yeniden soruşturma yapılmak üzere göndermesine rağmen savcılık bir buçuk yıl boyunca soruşturma yürütmedi.
Başsavcılık, 23 Haziran 2021 tarihinde soruşturmanın yeniden başlatılması için Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurdu ve hakimlik, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin önceki kararı kaldırdı. Ancak 13 Eylül 2021’de Başsavcılık, dava zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek yeniden kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Bu karara yapılan itiraz da Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildi.
Başvurucu, 5 Temmuz 2022 tarihinde ikinci kez AYM’ye başvurdu. Mahkeme, yeniden yürütülen soruşturmanın etkili olmadığını ve zamanaşımı nedeniyle sonlandırılmasının, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan eziyet yasağının usul boyutunu ihlal ettiğine karar verdi.
Mahkeme kararında geçen bu değerlendirmeyse dikkat çekti:
“Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı Başsavcılığa 25/2/2020 tarihli yazı ile bildirilmesine rağmen Başsavcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması amacıyla Hâkimliğe başvurmak için yaklaşık 1 yıl 4 ay beklediği, bu süre içinde ise kolluk görevlilerinin üzerlerine atılı suçların dava zamanaşımı sürelerinin dolduğu anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının ardından iddianame düzenlemesi gibi dava zamanaşımını kesen bir işlem yapılmaması kolluk görevlilerinin mutlak bir cezasızlık nedeni olan dava zamanaşımından istifade etmelerine neden olmuştur. Oysa soruşturma makamları, kötü muameleye müsamaha göstermediklerini kamuoyuna göstermek ve adalete olan güvenin sarsılmamasını sağlamak için her türlü özen ve çabayı göstererek fiziksel ve ruhsal bütünlüğe yapılan suçların cezasız kalmasına ve dava zamanaşımına uğramasına izin vermemelidir.”
Ancak Mahkeme, dava zamanaşımı süresinin ihlal kararından önce dolmuş olması nedeniyle yeniden soruşturma yapılmasının hukuken mümkün olmadığına hükmetti. Bu nedenle kararın bir örneğinin yalnızca bilgi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verildi.
| AYM'den hak ihlali kararı: Tayfun Kahraman yeniden yargılanacak | ![]() |
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
