Sayfa yolu
Atakum Belediyesi işçisi 'Çaresiz değiliz' dedi, 13 gün direndi, 8 gün aç kaldı ama haklarını aldı
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yayın Tarihi: 18.09.2026 , 16:56 Güncelleme Tarihi: 18.09.2026 , 16:58
Samsun'un Atakum ilçesinde belediye işçileri, aylardır biriken alacaklarının ödenmesi talebiyle başlattıkları direnişi kazanımla sonlandırdı. 13 gündür belediye binası önünde direnen, sekizinci gününde açlık grevine başlayan işçiler, belediye yönetiminden ödemelerin yapılacağına dair teminat aldı. 15 Eylül'de tüm birimlerde gerçekleştirilen iş bırakma eyleminin ardından açlık grevi sona erdirildi.
Bir avuç işçinin inatlı mücadelesi yaklaşık 1500 belediye çalışanının kazanmasını sağladı.
'3-4 ayda bir yarım maaş geldi, son 5 aydır hiç ödenmedi'
Direnişin öne çıkan isimlerinden Sercan Elmalı, sorunun 2024 yerel seçimlerinden bu yana sürdüğünü belirtti. Elmalı, "Yaklaşık 2,5-3 senedir, seçimden sonraki süreçten beri 3-4 ayda bir yarım maaş, bir maaş şeklinde geldi. Bu süreç hep bu şekilde ilerledi. Son 5 aydır ise maaşlar hiç ödenmemeye başladı" diye anlatıyor bu süreci.
'Sendika işverene isimlerimizi verdi, sürgün başladı'
Sorunu önce iletişim yoluyla çözmeye çalıştıklarını anlatan Elmalı, çalışanların üstüne düşen bir görev varsa yerine getirmeye hazır olduklarını defalarca dile getirdiklerini söyledi.
Ancak sendika şube başkanına ulaşamayınca genel merkeze mail attıklarını belirten Elmalı, bu adımın kendilerine dönüşünün ağır olduğunu anlattı: "Genel merkeze mail attık, sorunlarımızın büyük olduğunu söyledik. Ardından sendika şubesi, üyeleriyle muhatap olmak yerine direkt işverene isimlerimizi vererek bizlere sürgün ve mobbing uygulanmaya başladı."
Bu sürgünün kendi başına da geldiğini aktaran Elmalı, "Ben zabıta müdürlüğündeydim. Genel merkeze mail attım diye 3 ay içinde Atakum Belediyesi'nde temizlik işlerine sürüldüm. Orada çöp kamyonunun arkasında çöp topladım" diye anlatıyor yaşadıklarını.
Elmalı, aradan geçen süreçte bazı kişilerin araya girmesiyle tekrar zabıtaya döndürüldüğünü ancak yaşananların sendika yönetiminin işçiyi değil işvereni koruduğu düşüncesine neden olduğunu belirtiyor:
"Sendika yönetimi işvereni işçiye kırdırdı. Sendika 2,5-3 yıla yakın bir süreçte işçinin hiçbir zaman yanında durmadı, işverenle el ele vererek böyle bir sistem oluşturdu. Biz de artık dayanabilecek noktada değildik."
''Atakum İşçi Dayanışması'nı kendi imkânlarımızla kurduk'
Sendikadan destek görmeyince kendi aralarında örgütlendiklerini belirten Elmalı, "Bir araya gelip arkadaşlarımızla 'Atakum İşçi Dayanışması' oluşumunu kurduk" diyor.
Bu oluşumun ardından belediye başkanı, özel kalem müdürü, şirket müdürü, başkan yardımcıları ve ilçe başkanıyla görüşme talep ettiklerini anlatan Elmalı, görüşmelerin sonuçsuz kaldığını söyledi:
"Hep olumsuz dönüşler aldık. Oysa biz işimizi seviyoruz, çalışmak istiyoruz ama emeğimizin ve alın terimizin karşılığını da istiyoruz. İstediğimiz başka bir şey yok."

'Eşimi intiharın eşiğinden aldım' diyen işçiler, ev sahibi geldi diye susan çocuklar
Maddi sıkıntının işçilerin ve ailelerinin ruh sağlığına da ağır bir yük bindirdiğini anlatan Elmalı, bazı arkadaşlarının paylaştığı acı deneyimlere dikkat çekti:
"Birkaç arkadaşımız medyada yorumlara yazmıştı. Bir arkadaşımızın eşi 'ben eşimi intiharın eşiğinden aldım' diye yazmıştı. O kadar sıkıntılı süreçlerden geçtik."
Elmalı, bir başka iş arkadaşının anlattığı sahneyi de aktardı:
"Arkadaşımız dedi ki, 'iki çocuğum var, biri 7 biri 9 yaşında. Kapı çalınca ev sahibi olabilir diye çocuklara sus işareti yapıyorum. 15 dakika boyunca çocuklar konuşmuyor.' İnsanların psikolojisi o kadar bozuldu ki artık. Çalışanların çocukları da bu süreçte çok mağduriyet yaşıyor. Benim kendi çocuklarım bile bu durumdan etkilendi. Hepimiz yorulduk."
Elmalı, süreç boyunca birçok işçinin akrabalarından, dostlarından, kardeşlerinden borç almak zorunda kaldığını da sözlerine ekledi.
'Üst yönetim lüks hayat yaşarken işçi açlıktan kırılıyordu'
Belediye üst yönetiminin yaşam tarzıyla işçilerin içinde bulunduğu yoksulluk arasındaki farka da dikkat çeken Elmalı, başkanla ve özel kalem müdürüyle çocukluk arkadaşı olduğunu, aynı mahallede büyüdüklerini belirtiyor.
Elmalı, "Üst yönetimin hayatına bakıyorsunuz her gece bir mekânda, eğlencelerde, ultra lüks hayatlarda, Avrupa seyahatlerinde. Özel kalem müdürümüz Milano'dan bir fotoğraf paylaşmıştı, çok gündem olmuştu. 2-3 ay önce de içi lüks donanımlı makam aracı ve özel kalem aracı alındı. Üst yönetim bu şekilde yaşarken aşağıda işçiler açlıktan kırılıyordu" sözleriyle anlatıyor yaşananları.
'Şikâyet edersen mobbinge uğruyorsun, işçi çıkarılacak tehdidi savruluyordu'
Sendika WhatsApp gruplarında işçilerin işten çıkarılma tehdidiyle sindirilmeye çalışıldığını anlatan Elmalı, "Sendika yönetiminin temsilcileri işçilerin WhatsApp grubuna 'başkanımız 400 kişiyi işten çıkarabilirdi ama çıkarmadı' gibi mesajlar yazmıştı. Alttan alttan sopa gösteriyorlar, işçi çıkarılacak diye. Bu söylemler yüzünden birçok arkadaşımız oluşuma katılım sağlayamadı. Ciddi bir baskı ve mobbing var" diyor.
Buna rağmen resmi olarak oluşuma katılamayan 1400-1700 kişilik işçi grubunun sessiz desteğini her zaman hissettiklerini belirten Elmalı, "Bizim sayımız oluşumda 200 küsur kişi ama diğer 1400-1700 kişi de korkudan gelemiyor, sürekli bizi arayıp 'çok teşekkür ederiz, hakkınızı helal edin, bizim için mücadele ediyorsunuz' diyorlardı" dedi.
Elmalı, ödemelerin gece saat 12.00'de hesaplara yatırılacağının kendilerine bildirildiğini belirterek, "Bekliyoruz süreci, çadırımız hâlâ burada" sözleriyle anlatıyor bu süreci.
Sorunun sadece belirli bir birimle sınırlı olmadığını, zabıtadan temizlik işlerine, kültür sanat müdürlüğünden kreşlere kadar belediyenin hemen hemen tüm birimlerini etkilediğini belirten Elmalı, sorunun taşeron firma bünyesindeki çalışanlarda yoğunlaştığını anlattı. Elmalı, belediyeye bağlı kreş öğretmenlerinin de aynı mağduriyeti yaşadığını sözlerine ekledi.

Belediye işçisi kazandı, Samsun kazandı
TKP Samsun İl Başkanı Tolga Kaan Ateşli de sürecin bir diğer boyutuna dikkat çekti. Direnen işçilere ilk günden itibaren destek verdiklerini belirten Ateşli, "Kazanan emekçi ve emekçilerin memleketi Samsun oldu" dedi.
Sürecin siyasi çevrelerce manipüle edildiğini de vurgulayan Ateşli, şöyle konuştu:
"Bu süreç üzerinden rant devşirmeye çalışanlar oldu. 'İşçiler neden greve çıkıyor, bu AKP'nin ekmeğine yağ sürmek olur' diyenler günler boyunca kendi cephelerinden konuştu. Ama belediye işçileri ekmekleri için mücadele etti, kulak asmadı. Onların dik duruşu Atakum halkını da kenetledi. Bugün işçiler kazandı, işçilerin mücadelesinin karşısında kimsenin duramadığını gördük."
Belediyenin borçları ödemek için verdiği tarihi bekleyen işçiler açlık grevini sonlandırsa da direniş çadırını henüz kaldırmadı. İşçiler, maaşlar hesaplara yatınca çadırı coşkuyla kaldıracaklarını belirterek belediyenin atacağı adımı bekliyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.