Breadcrumb
ASKİ Genel Müdürü Ankaralılarla alay ediyor
Rüzgar Baturoğlu
Yayın Tarihi: 21.12.2025 , 19:05 Güncelleme Tarihi: 21.12.2025 , 19:08
Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay geçtiğimiz günlerde geçtiğimiz günlerde Anadolu Ajansı’nda yayınlanan açıklamasında ASKİ’de bir yönetim sorunu olduğuna dair iddialarımızı doğruladı. Ankaralılarla alay edercesine bir açıklama yapan Akçay suların tüketimin en düşük olduğu saatlerde kesinti yapıldığını iddia etti ve yapılan kesintilerin ortalama tüketimi düşürmesiyle övündü.
Bu sırada bir gerçek açığa çıktı: Ankara’daki kesintiler yoğun tüketim nedeniyle değil ASKİ’nin kent sakinlerini kesintiyle terbiye etme çabasının bir sonucuymuş!
soL okurları ve Ankara kent sakinleri için ASKİ Genel Müdürü’nün açıklamalarına mercek tuttuk:
Altyapı eskiymiş, zamanla kullanılamaz hale gelmiş
ASKİ Genel Müdürü yaptığı açıklamada Çamlıdere Barajı’ndaki ölü hacimden su alınması için geçmişte kurulan altyapının zamanla kullanılamaz hale geldiğini belirterek, mevcut ihtiyaç doğrultusunda yeniden imalat yapıldığını aktardı. Buradan şunu anlıyoruz, rehabilite edilebilecek, bakım ve onarımla çalışır halde tutulabilecek kimi sistemler ihmal edilmiş. Bugün “olağanüstü tedbir” diye sunulan her şey, aslında “olağan dönemde yapılmayanların” faturasıymış.
O zaman kent sakinleri olarak sormak hakkımız: Altyapı eski ve işlevsiz ise bugüne kadar ne beklendi? Neden yıllarca seyredildi?
Tüketimin düşük olduğu saatlerde kesinti yapılıyormuş
Aynı açıklamada ASKİ Genel Müdürü özellikle geceleri en az su tüketilen saatlerde basınç uygulaması yaparak kayıp kaçağı azalttıklarını ifade etti. Bu tam bir itiraf, bir sirkatini söyleme vakası. Demek ki aylardır süregelen kesintiler “yoğun tüketim” nedeniyle değil ASKİ‘nin uygulaması nedeniyle oluyormuş.
Üstelik Ankara’nın merkezinde yaşayan çok sayıda kişi biliyor ki kesintiler geceleri değil işe gidiş ve iş dönüşüne denk gelen saatlerde oluyor. Eğer gerçekten amaç kayıp-kaçağı azaltmak ve şebekeyi korumaksa, bunun yolu kesintiyi emekçinin hayatına bindirmek değil; programı şeffaflaştırmak, mahalle bazlı verileri açıklamak, altyapıdaki zayıf noktaları onarmak ve yüksek tüketimi hedeflemektir. “Gece basınç yönetimi” adıyla, fiilen insanların en temel ihtiyacını iş çıkışı saatlerine denk getirmek, üstüne bir de bunu “etkilenmiyorlar” diyerek normalleştirmek; en hafif ifadeyle vatandaşla alay etmektir.
ASKİ Genel Müdürü Ankaralıları suyla terbiye etmeye kalkıyormuş
ASKİ Genel Müdürünün en sorunlu çıkışı şu: Ankara’da kişi başına verilen su miktarının İstanbul’un yaklaşık iki katı olduğunu söylüyor ve kesintilerle bu farkın “büyük ölçüde kapandığını” ifade ediyor.
Kamu hizmeti, vatandaşın davranışını “musluğu keserek” terbiye etme işi değildir. Su, yaşam hakkıdır. Tasarruf teşvik edilir; bilinçlendirme yapılır; fiyatlandırma adil kurulur; kaçakla mücadele edilir. Ama “farkı kesintiyle kapattık” ifadesi, suyu bir hak değil, yönetimin elindeki bir cezalandırma aracı gibi kuruyor.
Ankara’da suyu “halk” eşit tüketmiyor. Daha önce soL Portal’da yer verdiğimiz üzere; Toplam suyun yaklaşık yüzde 40’ını abonelerin sadece yüzde 16’sı tüketiyor. Müstakil evler, villalar, hobi bahçelerine şantiyeler gibi yüksek hacimli ticari tüketim eklendiğinde, “kişi başı tüketim” ortalaması gerçeği perdeleyen bir istatistiğe dönüşüyor.
Halkı susuz bırakarak kimi kolluyorsunuz?
Kesintiyle “ortalama tüketimi düşürdük” diyorsanız, bu düşüş en çok kimin hayatına mal oldu? Bahçesini sulayamayanlar mı, yoksa altını değiştirirken bebeğini yıkayamayanlar mı? Beton santralinde üretim yapamayanlar mı yoksa eve gelip bulaşığını çamaşırını yıkayamayanlar mı?
Ankara’nın su meselesi bir mühendislik problemi olarak ifade ediliyor ancak tekrar ediyoruz; su sorunu yönetim ve planlama zafiyetinin merkezinde durduğu sınıfsal bir problemdir. Kayıp-kaçakla mücadele etmek yerine emekçilerin musluğunu kısan, olağan dönemlerde kulağının üstüne yatıp acil durumlarda faturayı kent sakinlerine çıkartan her yaklaşım, suyu değil; eşitsizliği yönetiyor demektir. Başkenti “kesintiyle terbiye” etmeye çalışan akıl ise, Ankaralılarla dalga geçmektedir.
“Yoğun tüketim” yalanını da, eşitsiz su taksimatını da kabul etmiyoruz, işten eve geldiğimizde musluğumuz aksın istiyoruz.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.