Sayfa yolu
Arap liderler kabul etti: Mısır'ın Trump'a alternatif 'Gazze planı' ne sunuyor?
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 05.03.2025 , 23:02 Güncelleme Tarihi: 05.03.2025 , 23:06
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es Sisi, Arap liderlerinin, İsrail’in saldırılarının yerle bir ettiği Gazze’nin yeniden inşası için Mısır’ın hazırladığı ve Gazze halkının bölgede kalmasına olanak tanıyan planı onayladığını duyurdu. Mısır, planını dün başkent Kahire’de Arap Birliği Zirvesine ev sahipliği yaparken açıkladı.
Plan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'nin ABD kontrolü altında “kalkındırılması” için bölgede etnik temizlik yapılması yönünde önerisine bir alternatif olarak hazırlandı. Trump’ın Filistinlilerin Mısır ve Ürdün’e sürülüp Gazze’de bir “Riviera” kurulmasını öngören planı, başta Mısır ve Ürdün olmak üzere birçok ülke yönetimi tarafından tepki görmüştü.
Katılanlar arasında Katar Emiri, Birleşik Arap Emirlikleri Başkan Yardımcısı, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve “Gazze'deki iyileşmenin gerçek temelinin beton ve çelikten daha fazlası olacağını” söyleyen Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’in yer aldığı zirve, planı Mısır ve Ürdün tarafından hızla reddedilen ABD’nin, Gazze'nin savaş sonrası yeniden inşasına dair Arap ülkelerinin planının ne olacağını duymaya açık olduğunun sinyalini vermesinden sonra geldi. Zirvenin başında konuşan Sisi, Trump’ın bölgede barışı tesis edebileceğini savundu.
53 milyar dolarlık planda 'teknokratik yönetim' önerisi
Plan üç ana aşamadan oluşuyor: Ara tedbirler, yeniden yapılanma ve idare. Yaklaşık altı ay sürmesi öngörülen ilk kurtarma aşaması, bölgedeki mayınların temizlenmesini ve geçici barınma sağlanmasını kapsıyor. Gazze’deki temel altyapının yeniden inşasına odaklanan sonraki aşamaların toplam dört ila beş yıl içerisinde gerçekleşmesi öngörülüyor.
Maliyeti 3 milyar dolar olarak hesaplanan ilk aşamada Filistin Ulusal Yönetimi’ne bağlı faaliyet gösterecek Filistinli “teknokratlardan” oluşan bir komitenin Gazze Şeridi’nin kuzey-güney ana karayolu olan Selah el Din Caddesi’ndeki enkazı temizlemesi planlanıyor. Yollar açıldıktan sonra 1,2 milyon kişinin barınması için 200 bin geçici konut inşa edilecek ve 60 bin hasarlı bina restore edilecek.
Plana göre, uzun vadeli yeniden yapılanma, ara tedbirlerin tamamlanmasının ardından dört ila beş yıl daha gerektiriyor. Bu süre zarfında en az 400 bin kalıcı konutun inşa edilmesinin yanı sıra Gazze'nin limanının ve uluslararası havaalanının yeniden inşası hedefleniyor. Su, atık sistemi, telekomünikasyon hizmetleri ve elektrik gibi temel ihtiyaçların da kademeli olarak yeniden sağlanması hedefler arasında. Bu aşamanın maliyeti 20 milyar dolar olarak hesaplanmış.
Plan ayrıca Gazze'deki geçici yönetim organını destekleyecek bir mali fon olarak bir Yönlendirme ve Yönetim Konseyi kurulmasını öneriyor. Buna ek olarak, uluslararası bağışçıların bölgenin yeniden inşası ve uzun vadeli kalkınması için gerekli finansmanı sağlamaları amacıyla konferanslar düzenlenecek.
Yönetimde kimin olacağı meselesinde plan, Gazze'deki işlerin Hamas'ın yerine geçecek bir grup “bağımsız Filistinli teknokrat” tarafından geçiçi olarak yürütülmesini öngörüyor. Bu “teknokratik” hükümetin kurulması için Filistinlilerle işbirliği içinde çalıştığını söyleyen El Sisi'ye göre bu idare, insani yardımın denetlenmesinden sorumlu olacak ve Filistin Ulusal Yönetimi'nin geri dönüp Gazze'yi yönetebilmesinin önünü açacak. İdarenin tesis edilmesini içeren bu üçüncü aşamanın maliyeti ise 30 milyar dolar olarak öngörülüyor. Yani Mısır’ın hazırladığı planın toplam maliyeti 53 milyar dolar.
Güvenlik konusunda Mısır ve Ürdün'den destek
Güvenlik konusunda ise hem Mısır hem de Ürdün, Filistinli polis memurlarını eğitme ve Gazze'ye gönderme taahhüdünde bulundu. İki ülke ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne yeniden yapılanma tamamlanana kadar Gazze'de yönetimi denetleyecek bir barışı koruma görevine yetki vermesi çağrısında bulundu.
Planı hayata geçirmek için gereken paranın BM ve uluslararası finans kuruluşlarının yanı sıra yabancı ve özel sektör yatırımları da dahil olmak üzere çeşitli uluslararası kaynaklardan sağlanacağı söyleniyor. Planın uygulanması için özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi petrol zengini Körfez ülkelerin yoğun katılımına ihtiyaç duyulacağı kuşkusuz.
Plan uygulanabilir mi?
Planı zorlaştırabilecek bir dizi değişken bulunuyor. Belki de en önemlisi Hamas, İsrail ya da ABD'nin bu planı kabul edip etmeyeceğinin belirsizliğini koruması.
Planda seçimlerden bahsedilmiyor, ancak dünkü zirvede konuşan Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas şartlar elverdiği takdirde gelecek yıl bir seçim yapılabileceğine işaret etti. 2005’ten beri yönetimin başında olan ve Filistin Yönetimi’nin işgal altındaki Filistin topraklarında tek meşru yönetim ve askeri güç olduğunu öne süren Abbas, Mısır'ın bu fikrini memnuniyetle karşıladığını söyledi ve Trump'ı Filistinlilerin yerlerinden edilmesini içermeyecek bu bir planı desteklemeye çağırdı.
Hamas ise Gazze Şeridi'ne yabancılar tarafından dayatılan her türlü tasarıyı reddettiğini açıkladı. Yönetimden uzaklaştırılmasını tartışabilse de Hamas, silahsızlandırılmasına kararlılıkla karşı çıkıyor. Bu da Arap Birliği tarafından kabul edilen Mısır planında tartışılmayan bir konuydu. Örgütün dün yaptığı açıklamada “Gazze Şeridi'ndeki işgalin yarattığı insani trajediyi sona erdirecek ve İsrail işgalinin Filistinlileri yerinden etme planlarını engelleyecek etkili bir Arap rolünü dört gözle bekliyoruz” denildi.
İsrail ise bunun "kırmızı çizgisi" olduğunu ve Hamas'ın silahlarını elinde tutmasına izin verilmeyeceğini açıkça ifade etti. Bununla birlikte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da Filistin Yönetimi'nin Gazze'ye dönmesine izin vermeyeceğini belirtti.
Trump planında ısrar edecek mi, Mısır'la İsrail anlaşacak mı?
Trump'ın Mısır planı için ABD kontrolünde bir “Orta Doğu Rivierası” fikrinden vazgeçip geçmeyeceği sorusu da ortada duruyor. Trump'ın tutumunun ne olacağını tahmin etmek zor, özellikle de İsrail, Mısır planına karşı olduğunu açıklarsa. Şu an için İsrail, Mısır’ın planına yönelik Arap devletlerinin “geçmişteki kısıtlamalardan kurtulmaları ve bölgede istikrar ve güvenliğin sağlanacağı bir gelecek yaratmak için işbirliği yapmaları” gerektiğini söyledi. Bunun yerine İsrail, Trump'ın Gazze'yi boşaltma planını desteklemeye devam ediyor ki bu plan İsrail aşırı sağının uzun süredir Gazze'yi insansızlaştırma çağrısını yineliyor.
Mısır, İsrail'in tepkisini “kabul edilemez” olarak nitelendirirken, bağımsız bir Filistin devleti olmadan bölgede barışı görmenin imkansız olduğunu söyleyen Dışişleri Bakanı Bedir Abdüllati, Netanyahu hükümetinin tutumunu “inatçı ve aşırıcı” olarak tanımladı. “Hiçbir devletin kendi iradesini uluslararası topluma dayatmasına izin verilmemelidir” diye ekledi.
Beyaz Saray: 'Bölgesel ortaklarla işbirliğine açığız'
Buna karşın Beyaz Saray, Trump'ın Gazze planının arkasında durmaya devam ederken, Hamas hariç bölgesel ortaklarla işbirliğine sıcak baktığını açıkladı.
Trump’ın Hamas’ın Gazze’yi yönetmeye devam edemeyeceği konusunda net olduğunu belirten Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Brian Hughes, “Başkan savaş sonrası Gazze için cesur vizyonunun arkasında dururken, bölgedeki Arap ortaklarımızdan gelecek katkıları da memnuniyetle karşılayacaktır. Başkan'ın önerilerinin bölgeyi bu meselenin daha fazla krize dönüşmesine izin vermek yerine masaya oturmaya ittiği açıktır” dedi.
| Trump ilk Kongre konuşmasını şova dönüştürdü: Demokratları kışkırttı, icraatlarını abarttı |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.