Sayfa yolu
Anlaşma sona erdi: Nükleer tehdit her zamankinden daha gerçek!
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 05.02.2026 , 16:48 Güncelleme Tarihi: 05.02.2026 , 16:50
Dünyada savaşta ilk ve son olarak ABD tarafından Ağustos 1945’te Hiroşima ve Nagazaki’de kullanılan nükleer silahlar bugün insanlığa yakıcı bir tehdit olarak gündeme oturdu.
ABD ile Rusya arasında nükleer silahları sınırlandıran yürürlükteki son anlaşma bugün itibariyle sona erdi.
Sovyetler Birliği ile ABD arasında imzalanan, uzun menzilli nükleer silah başlıklarına ve füzelere kısıtlama getiren Stratejik Silahların Azaltılması anlaşmalarının (START1 ve START2) uzantısı niteliğindeki 2010 tarihli Yeni START anlaşması bu gece itibariyle resmen sona erecek.
Rusya, geçen yıl süresi dolan anlaşmanın yükümlülüklerine 1 yıl daha uyacağını açıklamıştı. Anlaşmaya ilave süre de bugün doldu.
Rusya: Anlaşma tarafları artık hiçbir yükümlülüğe bağlı değil
Rusya Dışişleri Bakanlığı Yeni START'ı uzatma girişimlerinin ABD tarafından karşılık bulmadığını belirterek “Anlaşma taraflarının, artık anlaşma bağlamındaki hiçbir yükümlülüğe bağlı olmadıkları ve bir sonraki adımlarını serbestçe seçebilecekleri gerçeğinden hareket ediyoruz” açıklamasını yaptı.
Açıklamada, Rusya'nın ulusal güvenliğine yönelik olası ek tehditleri durdurmak için "kararlı askeri-teknik önlemler" almaya hazır olduğu belirtildi.
Peskov: Uzatma girişimimiz karşılıksız kaldı
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da bugün yaptığı açıklamada Yeni START’ın artık yürürlükte olmadığını vurgulayarak, “Bunu olumsuz değerlendiriyoruz ve bu konuda üzüntümüzü ifade ediyoruz. Sınırlamaları bir yıl daha korumaya yönelik girişimimiz karşılıksız kaldı” dedi.
Anlaşmanın sona ermesiyle ülkesinin atacağı adımlara ilişkin Peskov, "Rusya, nükleer silahların stratejik istikrarı konusunda sorumlu ve dikkatli yaklaşımını sürdürmektedir ve elbette her zaman olduğu gibi öncelikle ulusal çıkarlarını gözetecektir” diye konuştu.
2010 yılında imzalanan ve Şubat 2011’de yürürlüğe giren Yeni START anlaşması her iki tarafı da 700 adet konuşlandırılmış ve konuşlandırılmamış kıtalararası balistik füze ve 1.550 adet konuşlandırılmış stratejik savaş başlığıyla sınırlandırmıştı. Ayrıca, yerinde incelemeleri ve balistik füze fırlatmalarının önceden bildirilmesini içeren bir doğrulama rejimi de kurmuştu.
Anlaşma, uzatma veya yerine geçecek bir çerçeve olmaksızın sona erdi ve böylece iki ülke arasındaki ikili nükleer silah kontrolünün son ayağı da fiilen ortadan kalktı.
BM Genel Sekreteri: Risk son on yılların en yüksek seviyesinde
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafları yeniden anlaşma yapmaya çağırdı.
Guterres’in yazılı açıklamasında "Yeni START Antlaşması'nın bugün gece yarısı itibariyle sona ermesi, uluslararası barış ve güvenlik için ciddi bir ana işaret ediyor. Yarım yüzyıldan fazla bir süredir ilk kez, Rusya ve ABD'nin stratejik nükleer silahlarına bağlayıcı herhangi bir sınırlama olmaksızın bir dünyayla karşı karşıyayız" ifadelerine yer verildi.
Anlaşmanın sona ermesinin nükleer silah kullanılma riskinin son on yılların en yüksek seviyesinde olduğu bir döneme geldiğine dikkati çeken Guterres, "Her iki devleti de gecikmeden müzakere masasına dönmeye, riskleri azaltan ve ortak güvenliğimizi güçlendiren bir çerçeve üzerinde anlaşmaya varmaya çağırıyorum." ifadelerini kullandı.
Çin: Rusya’nın anlaşma süresinin uzatılması önerisini destekliyoruz
Çin de, Moskova yönetiminin anlaşmanın süresinin uzatılması önerisini desteklediğini duyurdu.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, “ABD'nin Rusya'nın önerisine etkin yanıt vereceğini ve böylece küresel stratejik istikrarı koruyacağını umuyoruz" dedi.
ABD Yeni START anlaşmasının uzatılması müzakerelerine Çin’in de dahil edilmesini talep ediyordu. Çin'in nükleer gücünün ABD ile hiçbir surette aynı seviyede olmadığını söyleyen Lin “Çin'in bu aşamada nükleer silahsızlanma müzakerelerine katılmasını istemek ne adil ne de akla uygun” dedi.
ABD müzakerelere Çin’in de dahil edilmesinde ısrarcı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Başkan Donald Trump'ın gelecekteki herhangi bir silah kontrol anlaşmasının Çin'i de içermesi gerektiği yönündeki görüşünü yineledi.
Rubio, "Başkan Trump geçmişte, 21. yüzyılda gerçek silah kontrolüne ulaşmak için, Çin'in muazzam ve hızla büyüyen cephaneliği göz önüne alındığında, Çin'i içermeyen hiçbir şeyin mümkün olmadığını açıkça belirtmiştir" dedi.
Trump Pentagon’a nükleer silah testlerine başlama talimatı vermişti
Ekim ayı sonlarında Trump, ABD rakiplerinin zaten benzer testler yaptığını iddia ederek Pentagon'u nükleer silah testlerine yeniden başlamaya çağırmıştı. Rusya ise bu iddiayı reddederek dünyanın herhangi bir yerinde "herhangi bir nükleer silah deneme patlamasını veya başka herhangi bir nükleer patlamayı" yasaklayan Kapsamlı Nükleer Deneme Yasağı Anlaşması'na (CTBT) bağlılığını teyit etmişti.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Direktörü Rafael Grossi, Trump'ın nükleer testlere yeniden başlama emrinin küresel barışı tehdit edebileceği uyarısında bulunmuştu.
Rusya ve ABD en fazla nükleer savaş başlığına sahip iki ülke
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, 2025 yılı itibarıyla Rusya 5 bin 459, ABD 5 bin 177 nükleer savaş başlığı ile en fazla nükleer silaha sahip iki ülke olurken, Çin'in savaş başlığı sayısının 600'ün biraz üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.