Breadcrumb
Kemal Okuyan: Türkiye'nin nükleer silaha sahip olması güvenliği değil tehdidi artırır
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 13.01.2026 , 00:13 Güncelleme Tarihi: 13.01.2026 , 11:53
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Komünist Bakış'ta bu hafta Nevzat Evrim Önal'ın "Herkes nükleer silaha sahip olursa barış gelir mi, yeni bir dünya savaşı kapıda mı, Türkiye'nin nükleer silaha ihtiyacı var mı?" sorularını yanıtladı.
"Türkiye nükleer silaha sahip olmalı mı?" tartışması MHP'nin bu konuda geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla yeniden gündeme geldi.
MHP'yi de iktidar cephesinden kabul edersek, söz konusu partinin Türkiye'nin nükleer silaha sahip olması gerektiğine dönük açıklamasının, bu konudaki ilk açıklama olmadığını söyleyen Kemal Okuyan, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın benzer sözlerini hatırlattı.
Nükleer silah konusunun belli aralıklarla gündeme getirildiğini belirten Okuyan, ülkenin ve halkın güvenliği açısından nükleer silaha gerçekten gerek var mı, bunun sorgulanması gerektiğini ifade etti. Kemal Okuyan şöyle devam etti:
"İran'a dönük daha önceki saldırılar ve şu anda tehditler, Suriye'nin hali ortada... Tüm bunlar gündeme gelince Türkiye'de önce 'güçlü olalım' refleksi konuşuluyor. Bu anormal değil ancak öte yandan Türkiye'deki ABD üsleri ve NATO varlığı, örtülü-açık anlaşmalar sorgulanmıyor.
Şuradan başlayalım, Türkiye'de nükleer silah var. B-61 denilen, sürekli güncellenen ve yeniden güncelleme programına alınan atom bombaları ülkemizde konuşlandırılmış durumda. Türk hükümetinin de üzerinde herhangi bir yetkisi yok. Kağıt üzerinde onayı gerekse de. Silahların teknik ve siyasi anlamda kontrolü ABD elinde. Önce bunu sorgulasınlar."
'Türkiye aslında Rusya açısından bir hedef'
Türkiye'ye bu silahların SSCB varlığını nedeniyle getirildiğinin altını çizen Okuyan, Ukrayna'da süren "NATO-Rusya" savaşına işaret ederek, "Türkiye aslında Rusya açısından bir hedeftir" dedi.
Uçakların havalanıp "düşman" topraklarına ulaşması gerektiğini anımsatan Okuyan, "Hedef ülkelerinden biri olarak akla İran geliyor. Bu silahların F-16'lar kullanabilir. Onların menziliyse İran'ın kritik noktalarına erişemiyor. Irak gibi başka üslerden yakıt ikmaliyle bu uçaklar İran'ı vurabilir" diye konuştu.
Bu durumda Türkiye'nin "kendi kararını vermediği çatışmalara dahil olacağının" altını çizdi. "Böyle bir olasılık yoksa İncirlik'teki atom bombaları neden tutuluyor, ne işe yarar?" diye soran TKP Genel Sekreteri, İran'la bir gerginlik halinde Türkiye'nin hedef olacağına, tehdit altında kalabileceğine dikkat çekti.
"Dolayısıyla nükleer silah bulunduğu ülkeyi aynı zamanda tehdit haline getirebiliyor" diyen Kemal Okuyan şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'nin nükleer silah programı kime karşı olacak? Varsayımlardan gidelim. Resmi olarak ilan etmese de nükleer güç sahibi olan İsrail tehdidini dengelemek için diyelim. ABD'nin İsrail'e himayesi sürerken ve 5 binin üzerinde nükleer başlığa sahip olan ABD, İsrail'e karşı bir nükleer saldırıyı tolere edebilir mi? Hayır."
'Egemen sınıfın ABD'den uzaklaşmak, NATO'ya alternatif oluşturmak gibi bir niyeti yok'
Kemal Okuyan, Türkiye'nin egemen sınıfının, yönetici kadrolarının ABD'den uzaklaşmak, NATO'ya alternatif oluşturmak gibi bir niyetlerinin kesinlikle olmadığını vurguladı.
Dünyada en fazla nükleer başlığa sahip olan Rusya açısından da durumu değerlendiren Okuyan, "Rusya, SSCB zamanından, 1950'lerden beri muazzam kaynakları seferber ederek, biraz NATO zorlamasıyla bu anlamda büyük bir teknolojiye sahip oldu" dedi. Rusya'nın 5 binin üzerinde nükleer başlığa sahip olduğunu hatırlatan Okuyan, Türkiye'nin 50-60 başlığın hem caydırıcı olamayacağına hem de tersinden bu durumun ülkeyi bir nükleer saldırı hedefi haline getireceğine işaret etti.
Okuyan, "NATO üyesi bir ülke olarak Türkiye nükleer silahlara sahip olduğu andan itibaren Rusya'nın hedefi olur" diye konuştu. NATO üyesi ABD, Fransa ve İngiltere'nin nükleer silahları olduğunu hatırlatan Okuyan, buraya Türkiye'nin eklenmesiyle Rusya'nın burayı bir bütün olarak göreceğine, buna göre bir savunma ya da saldırı stratejisi belirleyeceğine dikkat çekti.
'Türkiye'nin nükleer yarışa girmesinin ekonomik, bilimsel bir altyapısı yok'
Türkiye'nin nükleer savaşta hedef haline gelebileceğini tekrar vurgulayan Kemal Okuyan, "Ahlaki, siyasi yanları bir tarafa Türkiye'nin nükleer yarışa girmesinin ekonomik, bilimsel bir altyapısı yok" dedi.
KDHC hatırlatmasının doğru olmadığını, ülkenin ABD tehdidi altında olduğunu kaydeden Okuyan, ayrıca KDHC'nin nükleer silahı ilk kullanan olmama taahhüdü bulunduğunu da belirtti.
Okuyan şöyle konuştu:
"İsrail'e karşı nükleer silah bulundurma ABD'yi karşıya almak demek. Bunu göze alıyorsanız önce içinizdeki ABD tehdidini dışarı çıkaracaksınız. İncirlik'ten kurtulun, sembol olarak mesela. Dolayısıyla Türkiye'nin nükleer silaha sahip olması güvenliği değil tehdidi artırır."
Ülkemizde şimdiye kadar 3 tip nükleer silah bulundurulduğunu ifade eden Okuyan, "4. tip nükleer mayın konusu belirsiz, doğrulanamıyor. Ancak en azından planlanmış durumda. Bu da Türkiye'nin stratejik noktalarındaki mayının bir düşman işgali sırasında patlatılmasını öngörüyor" dedi. Bu mayınların Almanya ve İtalya'da bulunduğunu, halkın can güvenliğini giçe sayan bir silah olduğunu da kaydetti.
'Türkiye'nin içinde kullanılacak nükleer silahlar ABD'nin elinde'
İlk yerleştirilen nükleer silahın 50 km menzili olduğunu belirten Okuyan, "Bunun hesabını kimden soracaklar? Türkiye'nin içinde kullanılacak nükleer silahlar ABD'nin elinde" diye konuştu. Bunlardan 90'lardan sonra halkın haberi olduğunu da vurgulayan Kemal Okuyan, şunları ekledi:
"Türkiye'nin F-35 programına dahil olması durumunda İncirlik'teki atom bombalarının menzili artacak. Ne yazık ki, içinden geçtiğimiz dönemde nükleer silah kullanımı normalleştiriliyor."
'Bizim açımızdan ülke güvenliği, yurttaşlarımızın güvenliğidir'
"Bizim açımızdan ülke güvenliği, yurttaşlarımızın güvenliğidir" diyen TKP Genel Sekreteri Okuyan, bunu hesaba katmayan bir doktrinin hayata geçirildiğini, Türkiye'nin şu anda "yayılmacı" bir dış politikaya sahip olduğunu da dile getirdi.
Nükleer silahın "kudreti"ni hatırlatan Okuyan, "Türkiye bir NATO ülkesi olmasına rağmen, Sovyetler zamanı dahil Rusya ile Türkiye arasında önemli bir askeri çatışma riski hiç olmadı. Ancak nükleer silah devreye girdiğinde Rusya'nın savaş doktrininde Türkiye'nin bir yeri olacaktır. Bu bizim güvenliğimiz açısından iyi değil" şeklinde konuştu.
'Nükleer savaşın kazananı olmaz, normalleşmemesi lazım'
Nükleer savaşın olağanüstü tahribatını hatırlatan Okuyan, "Nükleer savaşın kazananı olmaz" dedi.
Hiroşima'ya atılan bombanın bugünkü standartlarda "küçük" sayılabileceğine dikkat çekerek, kitle imha silahlarını meşrulaştırmanın karşısında durulması gerektiğini söyledi.
"Nükleer savaşın ve silahın normalleşmemesi lazım. Dünyada hala nükleer silah kullanmış tek güç ABD. Bu katliamın sorumluluğu ABD'nin üzerinde kalmaya devam etmelidir" diye konuştu.
'ABD hiç beklemediği bir toplumsal ve siyasal krizin içerisine yuvarlanabilir'
ABD'deki iç karışıklığa da değinen Kemal Okuyan, bu durumun ardında ülkenin emperyalist bir hegomonik güç olarak ülkenin girdiği darboğaz olduğuna işaret etti. "Aslında Trump da söylüyor bunu, ABD kaybediyor. Ülkenin otoritesini sorgulayan herkesi geriletmeye çalışıyor, bu bir çılgınlık" dedi.
İçeride de konunun yalnızca polis terörü, ırkçılık olmadığını belirten Okuyan, ülkede çokuluslu tekellerin hareketini kısıtlayacak hiçbir engel istenmediğini ifade etti. ABD'nin hem içeride hem de dışarıda istediği türden mutlak egemenlik tesis etmesininse sınırları olduğunu söyledi.
ABD toplumunun kuralsızlığa, bu hale itiraz ettiğini kaydeden Okuyan, ülkedeki yoksulluğu da hatırlattı. "Bu sınıfsal karaktere evrilirse, ABD hiç beklemediği bir toplumsal ve siyasal krizin içerisine yuvarlanabilir ve yuvarlanmalıdır. Bu dünya için de iyidir" diye ekledi.
Çin'le gerginlik ve 'taktik nükleer silah' tehlikesi
ABD ve İngiltere'nin hiçbir zaman "ilk nükleer silah kullanan biz olmayacağız" taahhüdünde bulunmadığını vurgulayan, 70'lerde Sovyetlerin bunun tersini yaptığını anımsattı. Geçtiğimiz günlerde Sovyetler'le benzer bir açıklamayı Çin'in de yaptığını belirten Kemal Okuyan, "Ancak 'ilk kurşunu bize sıkanın ikinci kurşunu olmaz' dediler. Bu son yıllarda o cepheden yapılmış en sert tehditlerden biriydi" dedi.
Tehlikeye dikkat çeken Okuyan, Rusya'nın artık böyle bir taahhüdü olmadığını söyledi. Şöyle devam etti:
"Teknoloji ilerledikçe nükleer silahların gücünü ayarlamak daha da kolaylaşıyor. 'Taktik nükleer silah' denilen şey çok konuşulmaya başlandı. Bu ayarlanabilir olma hali çok tehlikeli. Bununla bir mahalleye saldırabilirsiniz, orada da aynı etkiyi yaratır. Bu silahların nükleer savaş tehdidini azaltmıyor, artırıyor. Çünkü bu tırmanır, orada durmaz. İncirlik'teki bombaları da bu kapsama giriyor, Hiroşima'ya atılandan daha etkili olmasına rağmen. İncirlik'e el konulup bu silahlar ve ABD kapı dışarı edilmelidir."
'2026 NATO Zirvesi': 'NATO'nun Türkiye'de sorgulanması için elimizden geleni yapacağız'
Türkiye'de yapılması planlanan "2026 NATO Zirvesi" de programda gündem oldu.
2004'teki NATO zirvesini hatırlatan Okuyan utanç duyulan bir toplantı olarak nitelendirdiği buluşmanın bir benzerinin yapılmak istendiğini ifade ederek, bundan vazgeçilmesi gerektiğini kaydetti.
Toplumun bu konudaki duyarlılığını artırıp, NATO'nun Türkiye için neden tehdit olduğunu anlatmak için TKP'nin çabalarını yoğunlaştıracağına dikkat çekti. Okuyan, "NATO'nun Türkiye'de sorgulanması için elimizden geleni yapacağız" dedi.
Program, yurttaşların 1 Şubat'ta TKP'nin Ankara'da düzenleyeceği etkinliğe davet edilmesiyle sona erdi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.