Sayfa yolu
Ankara'ya operasyon hazırlığının 'yeşil' yüzü: ANFA...
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 20.10.2025 , 12:59
AKP’nin CHP’li belediyelere yönelik “yolsuzluk” adı altındaki operasyonları hız kesmeden devam ediyor. Son dönemde Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne (ABB) yönelik art arda iddialar ortaya atılıyor, soruşturmalar yürütülüyor, gözaltı ve tutuklamalar sürüyor.
Bir süredir ise ABB iştiraki ANFA hakkında sosyal medyada çeşitli iddialar dile getiriliyor. Milyarlık ihalelerin aynı şirket grubuna verildiği öne sürülerek yolsuzluk iddiaları temellendirilmeye çalışılıyor.
Oysa yıllardır, AKP’li belediyelerin özellikle İstanbul’da Ağaç A.Ş., Ankara’da ise ANFA üzerinden yaptığı canlı bitki alımlarıyla büyük bir rant yarattığı biliniyor. Bu hikâye, özel sektörün kamu kaynaklarıyla nasıl büyüdüğünün küçük ama çarpıcı bir örneği.
Canlı bitki ithalatıyla biriken sermaye
Süs bitkisi yetiştiriciliği, özellikle 1990’ların ortalarından itibaren özel sektörün ilgi göstermeye başladığı bir alan haline geldi. Bu dönem, AKP’nin öncülü olan Refah Partisi’nin başta İstanbul ve Ankara olmak üzere yerel yönetimlerde iktidara geldiği yıllara denk geliyor. Konunun buradan başlamasının özel bir anlamı var elbette.
Süs bitkiciliği sektörü, Türkiye’de kamu kaynakları üzerinden patronlara ciddi para aktarılan tipik alanlardan biri. Yıllardır devlet eliyle yürütülen ağaçlandırma faaliyetleri ve üretim çalışmaları, özellikle büyükşehir belediyelerinin uygulamaları sonucunda dış ticaretin konusu haline geldi.
İç ve Dış Mekan Peyzaj Bitkileri Üreticileri Birliği’nin (SÜSBİR) yayınladığı sektör raporlarında, ithalatın temel nedeni olarak belediyelerin yetişmiş ağaç talebi gösteriliyor. Raporda şu ifadeler yer alıyor:
“Süs bitkileri sektöründe ithalatın sebebi, üretim materyali (fide, fidan) dışında özellikle sektörün en büyük alıcısı konumunda olan belediyelerin tercih ettiği büyük ağaçlardır. Yurt içinde bu ağaçların yetiştirilmesi elbette mümkündür. Ancak tercih edilen bu ağaçların yetişmesi üretimde en az 10 yıl finans desteği istemektedir. Sektöre yönelik ciddi bir destek olmadığı düşünüldüğünde ve belediyelerin de görselliği ön planda tutarak daha küçük fidanlardan yana tercihlerini kullanmadıkları sürece, büyüyen ve gelişen şehirlerde ithal ağaçları görmek mümkün olacaktır.”
92 milyon dolara kadar çıkan yıllık kalem
Üç büyük belediyeyle başlayan “büyük, yetişmiş ağaç” talebi, Türkiye’yi canlı bitki ithalatçısı konumuna getirdi. TÜİK verilerine göre 2011 yılında 67 milyon dolar olan canlı bitki ithalatı, 2013 yılında yüzde 39 artarak 92 milyon dolara yükseldi.
2020’de 40 milyon dolara kadar gerileyen ithalat, 2024 yılında yeniden artarak 69 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Çarpıcı olan ise aynı dönemde ihracatın da hızla artması. 2012 yılında yaklaşık 29 milyon dolar olan canlı bitki ihracatı, 2024 yılında 117 milyon dolara ulaşarak ithalatı geçti.
Belediye kaynaklarıyla büyüyen bu şirketler, bugün Kuzey Afrika ve Türk Cumhuriyetleri’ne bitki ihracatı yapar hale geldi.
Gözleri Hazine arazilerinde
Belediyeler aracılığıyla yapılan canlı bitki ithalatı ve ihracatıyla birlikte büyüyen bu şirketler, zamanla bitki üretimine de yöneldi. 2005 yılında 26 bin dekar alanda yapılan süs bitkisi üretimi, 2014 yılına gelindiğinde 60 bin dekarı aştı. Üretici firmalar artık kullanılmayan Hazine arazilerinin uzun dönemli kiralanması yoluyla üretim alanlarını genişletmek istiyor.
Türkiye’de belediyelerin canlı bitki ithalatına aktardığı kaynaklarla başlayan sektör büyümesi, 2024 yılı itibarıyla ihracatın ithalatı geçtiği bir tablo yarattı. Süs bitkiciliği sektörünün “başarısı” olarak görülen bu tablo, aslında kamunun kaynaklarıyla nasıl sermaye biriktirildiğinin tipik bir örneği.
Büyüyen şirketler doyurulmak zorunda
AKP’li belediyeler, ithal bitki kullanımıyla çevresinde kümelenen müteahhitleri zenginleştirdi; değeri 30 milyar dolara ulaşan bir sektör yarattı. CHP’li belediyeler ise bu yapıyı sorgulamaksızın aynı yolu izledi. Sektör belediye kaynaklarıyla besleniyor, iktidarın yarattığı bu tabloya muhalefet de teslim oluyor.
Belediye hizmetlerinin piyasalaşmasıyla birlikte canlı bitki üretimi konusunda da kamu, tamamen özel sektöre bağımlı hale geldi.
Bugün Ankara Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANFA üzerinden yürütülen yolsuzluk tartışmaları, kamu kaynaklarıyla yaratılan bu büyük rantın paylaşımıyla doğrudan ilgili.
Asıl yolsuzluk, hiçbir planlama yapılmadan, piyasanın insafına terk edilmiş, kamu kaynaklarıyla şişirilmiş sermaye gruplarına aktarılan kaynaklar. Bu yolsuzluğun yarattığı ekonomik tablo 30 milyar doları buluyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.