Sayfa yolu
Ankara’nın işaret ettiği takvim: İsveç ve Finlandiya onay bekliyor
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 07.11.2022 , 09:59 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
İsveç’in yeni Başbakanı Ulf Kristersson, salı günü Türkiye’yi ziyaret ederek, ülkesinin NATO’ya katılımı için TBMM onayını talep edecek. Ankara ise NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in “Artık zamanı geldi” dediği onay süreci için daha vakit olduğu düşüncesinde.
BBC Türkçe'nin haberine göre, İsveç’in attığı adımlardan ve açıklamalardan memnuniyetini saklamayan Ankara, İsveç'te 1 Ocak’ta yürürlüğe girecek terörle mücadele yasasının nasıl uygulanacağını görmek istiyor.
Doğrudan bağlantılı olmasa da ABD Kongresi’nin F-16 satışı konusunda kararının da Ankara’nın bu süreçte izlediği bir gelişme olacağı bildirildi.
NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in 3 günlük Türkiye ziyaretinin en önemli mesajı, İsveç ve Finlandiya’nın ittifaka katılımı için gerekli koşulları yerine getirdiği ve dolayısıyla TBMM onay sürecinin bir an önce tamamlanması çağrısı olmuştu. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 2,5 saate yakın görüşen Stoltenberg, yıl sonuna kadar bu adımın atılması beklentisini açıkça dile getirmiş ve özellikle İsveç’teki yeni hükümetin, Haziran ayı sonunda imzalanan Türkiye-İsveç-Finlandiya üçlü mutabakat muhtırasında yer alan unsurları yerine getirdiğini kaydetmişti.
NATO Genel Sekreteri’nin hemen ardından İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, 8 Kasım’da Türkiye’de olacak ve Erdoğan ile NATO’ya katılım konusunu ele alacak. İsveç’in sağcı yeni hükümeti, NATO’ya katılım ve Türkiye’nin taleplerinin karşılanması konusunda son dönemde sıcak mesajlar vererek Ankara’nın tavrını yumuşatma ve süreci hızlandırma çabasında. Kristersson’un Türkiye ziyaretinde de bu mesajları açık bir şekilde iletmesi öngörülüyor.
İsveç ve Finlandiya'nın Türkiye'de seçim endişesi
NATO ie aday ülkeler İsveç ve Finlandiya’nın kaygısının , onay sürecinin daha da uzaması ve Türkiye’de yapılacak cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlere kadar tamamlanamaması olduğu ifade edildi.
Haberde, mayıs ya da haziran ayında yapılması öngörülen seçimlerin ardından yeni Meclis’in oluşması, toplanması ve normal faaliyetlerine başlamasının aylar sürecek belirsiz bir takvime işaret ediyor olması kaygıları artan bir unsur olduğu bildirildi. Bu durumun, Ukrayna savaşı sürerken Rusya karşısında NATO’nun, Avrupa kıtasını daha da bir araya getirerek vermek istediği bütünlük ve caydırıcılık yanıtının içinin boşalmasına neden olacağı ilgili ittifak başkentlerinde yapılan değerlendirmeler arasında.
Ankara’ya yapılan baskı, onay sürecinin 2022 sonuna kadar tamamlanmasını içeriyor. 30 üyeli ittifak içinde onay işlemini tamamlamayan sadece Türkiye ve Macaristan kaldı. Macar hükümetinin de 2022 bitmeden onay sürecini tamamlaması öngörülüyor.
Türkiye süreci nasıl planlıyor?
Bu baskılara karşı Ankara, İsveç ve Finlandiya’nın katılım sürecine ilişkin yükümlülüklerini tam olarak karşılamadıklarını belirtti ve dolayısıyla onay için şu anda somut bir takvim veremeyeceğini ortaya koydu.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Stoltenberg ile görüşmesi sonrası yaptığı açıklamada, her iki ülkeden de somut ve olumlu adımlar atıldığını ancak muhtıranın henüz tam olarak uygulanmadığını belirterek Türkiye'nin pozisyonunu ortaya koydu. Çavuşoğlu, “Finlandiya ve İsveç makamları üçlü muhtıraya bağlılıklarını dile getiriyorlar. Esas önemli olan muhtırada yer alan unsurların somut olarak uygulanması. Önceki hükümetin çok ciddi adım atamayacağını biz biliyorduk ama İsveç'teki yeni hükümetin daha kararlı olduğunu da görüyoruz” açıklamasında bulunmuştu.
Bu kapsamda İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Bilström’ün Stockholm’ün Türkiye’nin PKK’nın Suriye ayağı olarak tanımladığı ve terör örgütü olarak gördüğü YPG ile arasına mesafe koyacağını açıklaması da Ankara tarafından olumlu bir adım olarak not edildi.
Bu unsurlar ışığında, Ankara’nın işaret ettiği takvim 1 Ocak 2023 sonrasını gösteriyor. İsveç’in yeni terörle mücadele yasası kapsamında başta PKK olmak üzere mutabakat muhtırasında adı geçen YPG ve FETÖ gibi örgütlere karşı nasıl bir yaklaşım belirleyeceği, somut hangi adımları atacağı Ankara’nın onay sürecini belirleyecek unsurlar olarak görülüyor. Bununla beraber Ankara, İsveç ve Finlandiya’nın teröre karşı atacağı adımların ve Türkiye ile yapacakları iş birliğinin “kalıcı” olması koşulunu getiriyor.
Çavuşoğlu’nun olumlu olarak gördüğü en somut adımlardan bir tanesi İsveç’in 2019’da bu yana uyguladığı silah ambargosunu kaldırması oldu. Stoltenberg ile basın toplantısı sırasında Türk şirketlerinin son dönemde yaptığı başvurulara olumlu yanıt verildiği bilgisini paylaşan Türk Dışişleri Bakanı, bu adımın önemli olmakla birlikte kalıcı olması gerektiğini de kaydetti.
Dolayısıyla Türkiye açısından sadece muhtıranın bugünkü uygulaması değil yarın nasıl uygulamaya devam edeceği de bir koşul olarak masada kalmaya devam edecek.
İade süreci de işletilemedi
Üçlü muhtırada yer alan ve Ankara’nın en çok önem verdiği maddelerden biri İsveç ve Finlandiya’nın Türkiye’nin talep ettiği terör zanlılarının yargılanmak üzere Türkiye’ye iade edilmesi ile ilgili başlık. Henüz bu konuda Ankara’yı tatmin eden bir gelişme olmaması, muhtıranın tam uygulanmadığı değerlendirmesinin de zeminini oluşturan bir durum.
İsveç ve Finlandiya adalet bakanlıklarından yetkililer, geçen haftalarda Ankara’da ayrı ayrı teknik temaslarda bulunmuşlar ve iade sürecinin olumlu sonuçlanması için görüş alış verişi yapmışlardı.
Basında yer alan haberlere göre, Türkiye İsveç’ten terör ve adi suçlar olmak üzere toplam 33 kişinin, Finlandiya’dan ise 12 kişinin iadesini istedi. Bu süreçte İsveç sadece dolandırıcılık suçundan iadesi istenen bir Türk vatandaşı ile ilgili süreci başlattı. İsveç ve Finlandiyalı yetkililer, iade başvurularının yargı tarafından takip edilip karara bağlandığını, bu sürecin de katı kriterlere bağlı gerçekleştiğini anımsatıyorlar.
F-16 satış süreci de etkili olacak
İsveç ve Finlandiya’nın ittifaka katılımına ilişkin dolaylı bir başka ölçüt ise ABD ile devam eden F-16 savaş uçağı satışı süreci olacak. Türkiye'nin beklentisi, ABD'de 8 Kasım’da yapılacak ara seçimlerin ardından ABD Kongresi’nin gerekli oylamayı bir-iki ay içinde tamamlaması.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, geçen hafta bir açıklamasında, “Tam bir tahminde bulunmak çok kolay değil ama önümüzdeki bir iki ay içerisinde bu sürecin tamamlama ihtimali yüksek görünüyor. Bu olduğu zaman da F-16 meselesi, hem modernizasyon hem de yeni F-16'ların alınması anlamında çözüme kavuşur” ifadelerini kullanmıştı.
Ankara’da yapılan değerlendirmeler, F-16 sürecinde ABD Kongresi’nden kaynaklanan bir olumsuzluk olması durumunun Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’ya ilişkin Meclis onayını olumsuz etkileyeceğine işaret ediyor.
F-16 satışı ile birlikte İsveç ve Finlandiya’nın ittifaka katılım sürecinin gelecek hafta Endonezya’nın Bali adasında gerçekleşecek G20 Liderler Zirvesi’nde bir araya gelmeleri öngörülen Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden’ın gündeminde olması bekleniyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
