Sayfa yolu
Ankara Sincan’da hayalet belediye: Tapu isterken var, sorumluluk alırken yok!
Özgür Tuna
Yayın Tarihi: 04.08.2026 , 12:11 Güncelleme Tarihi: 04.08.2026 , 12:22
Ankara'da Sincan’ın eski yerleşim yerlerinden Ulubatlı Hasan ve Fatih mahallelerinde halkın son günlerde uykuları kaçarken, yıllar önce bin bir emekle kurulan evler, bugün "Rezerv Yapı Alanı" ilanıyla büyük bir belirsizliğin eşiğinde bekliyor.
Belirsizliğin tarihi epey eski.
Her gecekondu ya da kentsel dönüşüm gündeminde olduğu gibi buranın da temelinde mahallelinin yarım asra yaklaşan yaşam mücadelesi var. Sincan'daki bu bölge "Gecekondu Öneleme Bölgesi" olarak tarif edilmiş. Ulubatlı Hasan Çevre Derneği Başkanı Duran Dağ, Sincan'daki bu mahallenin hikayesinin 1980 darbesi sonrası Dikmen’den Sincan’a taşınan insanlarla başladığını söylüyor. Dikmen'de gecekondularda yaşayan halk Sincan'daki bu bölgeye zorla göç ettiriliyor.
1984-1985 yıllarında kısıtlı imkân ve borçlarla kendi inşa ettikleri bu evler, bugün belediyenin sorumluluk almadığı bir protokolün konusu.

'Koordinatör' sıfatıyla sorumluluktan kaçış
Belediye iştiraki Sinkent, projenin "Koordinatörü" sıfatıyla mahalleliyi ikna etmek için sahada olsa da imzalattığı protokolün satır aralarında bambaşka bir ayrıntılar gizli.
Sincan Belediyesi’nin iştiraki olan Sinkent şirketi; hazırlanan protokole göre inşaatın gecikmesinden, evin ayıplı çıkmasından, iş kazalarından ve hatta ödenecek kira yardımlarından bile sorumlu tutulamıyor. Yurttaşların önüne konulan belgelere göre belediyenin iştiraki olan Sinkent, sadece bir "temsilci" veya "köprü" olduğunu savunuyor.
soL Haber, son dönemde iktidarın yoğun saldırısı altında. Soruşturma tehditleri ve sansürler birbirini izliyor. soL, tüm bu baskılara karşı tereddütsüz şekilde gerçeğin kavgasını vermeye devam edecek. Bu kavgayı güçlendirmek tüm okurlarımıza çağrımız soL'a abone olmaları.
Yani işler yolunda gitmezse, müteahhit iflas ederse veya inşaat yarım kalırsa; belediye iştiraki "ben sadece koordinatördüm" diyerek kenara çekilebilecek.
Duran Dağ, sürecin ciddiyetsizliğine dair çarpıcı bir örnek vererek, mahalleliye sunulan planların Diyarbakır Bağlar’daki bir planın kopyası olduğunu, hatta plan notlarında şehir isminin dahi değiştirilmediğini ifade ediyor.
Ayrıca mahalledeki boş evlerin "çöp ev" haline getirilmesi gibi yöntemlerle sosyal bir yıldırma politikası izlendiği iddiaları, belediyeye olan güveni daha da sarsıyor.
Memur maaşına endeksli belirsiz borçlanma
Mağduriyetin bir diğer yüzü ise ekonomik tarafı. Eğer protokoller imzalanırsa, yaşanacak belirsizliğin içinde yurttaşların cüzdanları yanacak.
Rezerv alan ilanıyla birlikte parsel planları devreye girerken, yurttaşlar mahalleye ilk yerleştikleri dönemde ödedikleri Düzenleme Ortaklık Payını (DOP) tekrar ödemekle karşı karşıya bırakılıyor. Sorun bununla da kalmıyor; eğer mahalle sakinleri, protokole imza artarsa, kendi evlerine karşılık verilecek yeni evler için yeniden ağır bedellerle borçlandırıacak.
Üstelik bu borçlar sabit de değil; memur maaşına gelen zam oranında her yıl katlanarak artacak bir yük haline getirilecek.
Çoğu emekli ve dar gelirli olan mahalledeki emekçiler ve emekliler, "Bu ekonomik koşullarda bu borcu nasıl öderiz?" diye soruyor haklı olarak.
Yaş ortalaması 65-70 civarında olan mahalleli için sunulan 7 bin 500 liralık kira yardımının yetersizliği ve ucu açık borçlandırma modeli, kentsel dönüşüm amacının tersine hizmet ederek bir barınma hakkı sorununa dönüştürüyor.
Yaşadıkları sorunlara dair seslerini duyurmaya çalışan Sincan'daki Ulubatlı Hasan ve Fatih Mahalleleri halkı defalarca eylem düzenledi, yürüyüş yaptı, derneklerle bir araya gelerek bir çözüm yolu bulmaya çalıştı. Ancak ne bir çözüm yolu ne de bir muhatap bulabildiler.
Mahalle halkı buna rağmen haklarından vazgeçmeyeceğini duyuruyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.