Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Anadiline Türkiye'den bakmak ve sosyalist alternatif

Dünya Anadili Günü'nde konuyu Prof. Dr. Özgür Aydın ve Eski AYM Raportörü Ali Rıza Aydın'la konuştuk.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 21.02.2022 , 11:30 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

21 Şubat, Dünya Anadili Günü olarak kutlanıyor. Ülkemizde daha çok güncel siyasetin konusu olarak tartışılan anadil konusu aynı zamanda akademi, hukuk ya da Kürt kültür tarihi açısından da etraflıca ele alınmalı, alınıyor. 

Araştırmacılar dünyada yaklaşık 7 bin dilin olduğunu söylüyor. Son 100 yılda yaklaşık 3 bin kadarınınsa yok olduğu biliniyor. Bu da ortalama 14 günde bir, bir dilin yok olduğu anlamına gelir. Böyle devam ederse 100 yıl içinde binlerce dil daha yok olacak.

21 Şubat Dünya Anadili Günü vesilesiyle konuyu Prof. Dr. Özgür Aydın ve Eski AYM Raportörü Ali Rıza Aydın'la konuştuk.

'Dil bölünmenin değil birliğin sağlayıcısıdır'

Dünya üzerinde sadece farklı bir dilde eğitim verildiği için bölünmüş bir ülke olmadığını, bu tür sonuçların çok daha karmaşık süreçlerin ürünü olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özgür Aydın, ama aksine, bu sorunun çözülemediği durumlarda dilsel bölünmelerin toplumları ayrıştırdığını ifade ediyor. Türkiye'de bir kısmı yerel olmak üzere 40'tan fazla dilin konuşulduğunu belirten Aydın Anadolu'da bir çok dilin artık konuşulmadığını belirtiyor. Dil ölümlerinin doğal bir tarafının da olduğunu belirten Aydın, ancak bu sürecin politik nedenlerle gerçekleşmesinin tehlikelerine değiniyor.

'Türkiye için gerçek alternatif çift dilli eğitimdir'

Türkiye'de sorunun örnek olarak sadece Kürtlerin anadillerinde eğitim görmeleriyle çözülemeyeceğini ifade eden Özgür Aydın, SSCB deneyimini de hatırlatarak, çift dilli eğitimin akademik ve tarihsel örneklerde gerçek alternatif olduğunu ifade ediyor. 

"Konu sadece Kürtlerin kendi dillerinde eğitim almasıyla aşılamaz, sonuçta bir iletişim dili var ortada ve bu Türkçe. Bugün geçerli dil olarak ele alınan ve 'Lingua Franca' kavramıyla ifade edilen bu konu esasında çift dilli bir alanda kendini var edebilir. Örnek olarak, zaten Türkçe öğrenmek zorunda olan anadili Kürtçe olan bir bireyin dışında eğer Kürtçenin 'geçerli dil' olduğu bir yerde yaşayan anadili Türkçe olan birey için de Kürtçe eğitim özgürlüğünün olması gerekir. Kürtçe konuşulan bir yerde örnek olarak bir eğitimci görev alacaksa Kürtçe öğrenmesi, sürecin karşılıklı ilerlemesi daha büyük kazanımlar doğuracaktır" diyor.

'Dilin metalaştığı bir ortamda hiçbir dilin garantisi yoktur'

Kapitalist toplumlarda dilin metalaşmasının büyük sorunlara yol açtığını ifade eden Özgür Aydın, İngilizce karşısında Türkçe'nin, Türkçe karşısında Kürtçe'nin mutlaka dilsel açıdan geriye düşeceğini ve değer kaybedeceğini ifade ediyor. 

Bugün Türkiye'de seçmeli olarak verilen anadili konusunun yeterli olmadığını, esas olan şeyin dilin öğretilmesi değil o dilde eğitim verilmesi gerektiğini belirten Özgür Aydın, diller metalaştığı müddetçe belirleyen şeyin dilin piyasadaki karşılığı olacağını söylüyor. Örnek olarak bugün Almanya'da Türklerin Türkçe seçmeli derslere çok rağbet etmemesinin sebebinin de bu olduğunun altını çizen Aydın, kapitalizmde yaşayan dilleri özel olarak koruyacak herhangi bir güvencenin olmadığını belirtiyor.

'Dilin sadece kültürün alanına sıkıştırılması doğru değil'

Eski Anayasa Raportörü ve soL yazarı Ali Rıza Aydın'sa dilin sadece kültürün alanına sıkıştırılmasının doğru olmayacağını ifade ediyor. Bu sürecin esas olarak 12 Eylül Anayasası'yla kök saldığını söyleyen Ali Rıza Aydın, buna rağmen aslında Anayasa'da Türkçe dışında kullanılacak diller hakkında bir yasaklamanın olmadığını ancak fiili uygulamalarla Türkçe dışında hiçbir dile alan açılmadığını söylüyor. 

'Sosyalist bir düzen dil sorununu aşacak tek alternatiftir'

Prof. Dr. Özgür Aydın ve Eski AYM Rapörtörü ve soL Portal yazarı Ali Rıza Aydın gerek hukuksal gerekse akademik açıdan bu konuda insanlığın en ileri deneyimlerinin SSCB'de var edildiğinin altını çiziyor. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nde vaktiyle hiçbir dilin resmi dil ya da devlet dili şeklinde belirtilmediğini söyleyen Ali Rıza Aydın, aynı zamanda ülkelerin dilleri açısından bakıldığında bile 15 Sovyet ülkesinin 15 farklı iletişim dilinin olduğunu hatırlatıyor ve ekliyor "Bunun yanı sıra yaklaşık 130 dilde yayın faaliyetleri ve eğitim çalışmalarının olduğunu da unutmayalım".

Rusça'nın aynı şekilde diğer diller üzerinde tahakküm kurması karşısında önlemler alındığını da hatırlatan Özgür Aydın ise, SSCB deneyiminde bazı eksiklerin ya da hataların olmasının yanı sıra bugüne kadar yaşanmış en ileri örnek olduğunun altını çiziyor. 

'Kürtçe anadili eğitiminde SSCB deneyimi büyük öneme sahip'

Anadil konusunda Türkiye'de en çok gündeme gelen başlığın Kürtçe olmakla beraber bugün Lazca, Hemşince veya Çerkesce gibi örneklerde de kendini hissettiren sorunlara bakıldığında, anadili konusunda bugün hala SSCB deneyimini hatırlatıyor olmamız tesadüf değil. 

Kürtçe'de ilk Latin grafikli alfabenin 1925 yılında SSCB'de hazırlandığı, ilk Kürtçe romanın 1935 yılında Sovyet Ermenistan'da basıldığı örnekleri hatırlayınca anadil konusunun eşit ve özgür bir toplum yaratma hedefinden bağımsız düşünmenin eksik kalacağını belirtmek gerekecektir. 

Eşit ve özgür bir dünya hedefiyle Dünya Anadili Günümüz kutlu olsun

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.