Sayfa yolu
Amasra’daki facia 'geliyorum' demiş: Sayıştay raporuna iş güvenliği riskleri de yansımış!
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 15.10.2022 , 17:48 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Amasra’da 40 işçinin ölümüne yol açan maden patlamasında Sayıştay’ın Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra TİM 2020 yılı Raporunda da benzeri bulgular ve uyarılar yapıldığı görülüyor.
Öte yandan söz konusu Sayıştay raporuna işaret eden haberlerin "dezenformasyon içerdiğini" ileri süren Türkiye Taşkömürü Kurumu, 'Kurumumuzdaki tüm müesseselerimizde maden iş sağlığı ve güvenliği kurallarına sıkı sıkıya riayet edilerek üretim yapılmaktadır' açıklamasında bulunmuştu.
Ancak raporun “Bulgu ve Öneriler” başlığını taşıyan 9.1.1 Bölümünde; “Ayaklarda yeterli sayıda işçi tertip edilememesi nedeniyle üretim ve işgücü verimliliklerinin düşmesi” başlığı altında yeterli işçi çalıştırılmadığına vurgu yapılarak bunun işgüvenliğini olumsuz etkilediği belirtiliyor.
'Kritik arızalara zamanında müdahale edilemiyor'
Rapordaki şu bulgular dikkat çekiyor:
“2020 yıl sonu itibariyla Müessesede 2014 tarihli norm kadroya göre; 476 olması gereken pano ayak üretim işçi sayısının 276’ya, 107 olması gereken hazırlık işçi sayısının 30’a 39 olması gereken barutçu sayısının 1’e, 53 olması gereken tarama söküm ve bakım işçi sayısının 10’a, 134 olması gereken nakliyat işçi sayısının 109’a, 39 olması gereken mekanizosyon işçi sayısının 22’ye düştüğü”
Bu bilgilere ek olarak, “kritik arızalara zamanında müdahale edilemediği bu durumun üretimi ve işgüvenliğini etkilediği görülmektedir” ifadeleri de raporda yer alıyor.
2 yıl önceki raporda eksikliklerin 'bir an önce' giderilmesi gerektiği söylenmiş...
Raporda, bu yetersizliğin nelere yol açabileceği şu cümlelerle anlatılıyor:
“Müessesede nitelikli eleman eksikliği nedeniyle birleştirilmiş olan harici elektrik, kuyu, elektrik ve telefon santali servisleri, üç vardiya üretim yapılmasına rağmen yine perosnel yetersizliği nedeniyle sadece gündüz vardiyasında çalışma yapmaktadır. Gündüz vardiyası dışındaki arızalara anında müdahale edilememektedir. Dolayısıyla yeraltı haberleşme sisteminde uzun süreli kesintiler olabilmekte, kuyu ihraç sisteminde ve yerüstü elektrik tesislerinde önemli aksamalar meydana gelebilmektedir. Ocaktaki üretimin, su tahliyesinin, hayati önem arz eden havalandırmanın devamlılığı, merkezi gaz izleme servisi tarafından 24 saat takip edilmesi gereken tehlikeli gazların ölçülmesi için sürekli değişen şartlara göre gerekli sistemlerin kurulması, bu sistemlerin arıza ve bakım çalışmalarının eksiksiz ve zamanında yapılabilmesi, bu durumun gerek işçi sağlığı ve iş güvenliği gerekse üretimin sürekliliği açısından olumsuz sonuçlara sebep olmaması için Müessesenin, hazırlık, tamir tarama, bakım- onarım, elektro-mekanik vb işçi noksanlıkları bir an önce giderilmelidir.”
Sayıştay raporlarında ısrarla vurgulanmasına karşın gerekli önlemlerin alınmadığı anlaşılıyor.
'Grizu patlaması gibi ciddi kaza riskleri...'
Raporun daha önce gündeme gelen ve sayıştayın 'iş güvenliğiyle ilgili değil' diyerek reddettiği kısmındaysa, "2019 yılında müessesenin dengelenmiş üretim derinliği -300 metre olmuştur. Bu derinleşme, ani gaz degajı ve grizu patlaması gibi ciddi kaza risklerinin artmasına neden olmaktadır." ifadelerine de yer verlimişti. Raporda şu ifadeler yer almıştı.
"Çalışılan damarların tamamında gaz içeriklerinin yüksek olduğıu, dolayısıyla degaj kapasitelerinin de yüksek olduğu arıza zonlarında riskin daha da arttığı bilinmektedir. Bu nedenle müessese ocaklarında ilgili mevzuat hükümlerinin yanı sıra "Kurum Degaj Yönergesi" hükümlerinin de titizlikle uygulanması gerekmektedir."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
