Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Alman patronların kriz reçetesi: Aynı ücrete daha uzun çalışın

Almanya’da sanayi patronları, ekonomik krizin faturasını işçilere kesmenin yeni yolunu tartışıyor. Mercedes-Benz’den Stihl’e uzanan şirket yöneticileri, metal ve elektrik sektöründe yıllar süren mücadelelerle kazanılan 35 saatlik çalışma haftasının 40 saate çıkarılmasını istiyor. Üstelik ücret artışı olmadan. IG Metall ise daha uzun çalışmanın krize çözüm olmayacağını, aksine yeni iş kayıplarının önünü açacağını söylüyor.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 02.09.2026 , 15:40

Almanya’da sanayi sermayesinin ülkenin uzun süredir devam eden ekonomik durgunluğuna karşı önerdiği “çözüm” giderek belirginleşiyor: İşçiler daha uzun süre çalışsın ama daha fazla ücret almasın.

Financial Times’ın (FT) aktardığına göre, başta otomotiv ve makine sektörleri olmak üzere Alman sanayisinde, toplu sözleşme kapsamındaki birçok işçi için geçerli olan 35 saatlik haftanın 40 saate çıkarılması yönündeki çağrılar güç kazanıyor. Patronlar ücretlerde herhangi bir artış yapılmadan haftalık çalışma süresinin beş saat uzatılmasının Almanya’daki üretim maliyetlerini azaltacağını ve sanayinin “rekabet gücünü” artıracağını savunuyor.

Tartışmanın başını çeken şirketlerden biri Mercedes-Benz.

Şirket yönetimi haziran ayında çalışanlara gönderdiği mesajda maliyetleri azaltmak için çalışma süresinin artırılmasını açıkça gündeme getirmişti. Mercedes-Benz CEO’su Ola Källenius ve şirket yöneticileri, “saat başına maliyetin düşmesi gerektiğini” belirterek geliştirme, satış, idari işler ve üretim dahil olmak üzere şirketin bütün bölümlerinde çalışanların “aynı ücret karşılığında daha fazla çalışması” gerektiğini ifade etmişti.

Mercedes-Benz Denetim Kurulu Başkanı ve eski BASF CEO’su Martin Brudermüller ise talebi daha açık biçimde dile getirdi. Almanya’daki işgücü maliyetlerinin yüksek olduğunu savunan Brudermüller, bunun için iki seçenek bulunduğunu söyledi: Ücretleri düşürmek ya da aynı ücret karşılığında daha uzun çalışmak.

Brudermüller, “40 saatlik haftaya dönüşü ciddi biçimde ele almalıyız” dedi.

Stihl: 35 saatlik haftayı artık karşılayamayız

Benzer bir çıkış, motorlu testere ve bahçe ekipmanları üreticisi Stihl’in yönetiminden geldi.

Şirketin Denetim Kurulu Başkanı Nikolas Stihl, 35 saatlik haftanın artık Almanya’nın ekonomik koşullarına uygun olmadığını ileri sürdü.

Stihl, Almanya’nın ekonomik açıdan daha güçlü olduğu dönemde 35 saatlik haftayı “karşılayabildiğini”, ancak mevcut koşullarda bunun mümkün olmadığını savunarak çalışma süresinin ücret artışı olmadan uzatılması konusunda başvuranlarla Almanya’nın en büyük sanayi sendikası IG Metall arasında görüşmelere başlanmasını istedi.

Sanayide yüz binlerce işin kaybedilmesi tehlikesinden söz eden Stihl, taviz vermesi gereken tarafın IG Metall olduğunu da açıkça belirtti.

Otomotiv tedarikçisi Aumovio’nun CEO’su Philipp von Hirschheydt de temmuz ayında aynı talebi gündeme getirerek haftalık çalışma süresinin 35’ten 40 saate çıkarılmasını ve bunun karşılığında ücretlerin artırılmamasını savunmuştu. Hirschheydt bunu Almanya’nın uluslararası “rekabet gücünü” yeniden kazanmasının yolu olarak sundu.

Patronların gerekçesi Alman sanayisinin yaşadığı uzun süreli daralma.

Almanya’nın sanayi üretimi 2017’den bu yana yüzde 15’in üzerinde geriledi. Yüksek enerji fiyatları, Çin merkezli üreticilerle artan rekabet ve otomotiv sektörünün elektrikli araçlara geçişte yaşadığı sorunlar özellikle ülkenin geleneksel sanayi merkezlerini etkiliyor.

Ancak şirket yönetimlerinin bu tablodan çıkardığı sonuç ücretleri ve çalışma koşullarını hedef almak oldu. FT’nin aktardığı verilere göre Almanya’da imalat sektöründeki saatlik işgücü maliyeti yaklaşık 49,5 avro düzeyindeyken Macaristan’da 15,6 avro civarında bulunuyor.

Mercedes işçileri sokağa çıktı

Patronların talebi işçilerden şimdiden güçlü bir tepki gördü.

Mercedes yönetiminin çalışma saatlerini artırma planını açıklamasının ardından 3 Temmuz’da Almanya genelindeki Mercedes tesislerinde 33 binden fazla çalışan IG Metall’in çağrısıyla protestolara katıldı.

Yalnızca Sindelfingen fabrikasında yaklaşık 20 bin çalışan iş bırakarak fabrika önündeki gösteriye katıldı.

IG Metall, eylemlerin doğrudan “40 saatlik çalışma haftasına ücretsiz geçiş”, toplu sözleşmeyle kazanılmış haklarda kesinti ve şirketin tasarruf programlarına karşı yapıldığını açıkladı.

3 Temmuz 2026’da Sindelfingen’de Mercedes-Benz işçilerinin düzenlediği eyleme yaklaşık 20 bin kişi katılmıştı. İşçiler, ücret artışı olmadan haftalık çalışma süresinin 40 saate çıkarılması planına karşı çıkmıştı.

IG Metall: Daha uzun çalışma daha fazla işsizlik demek

IG Metall ise patronların “daha uzun çalışarak sanayiyi kurtarma” tezine karşı çıkıyor.

Günler önce yayımladığı değerlendirmede sendika, patronların 35 saatlik haftayı ortadan kaldırıp aynı ücretle 40 saate çıkma isteğinin ekonomik krize çözüm olmadığını belirtti.

Sendikanın hesabı basit: Aynı üretimin daha az işçiyle yapılabilmesi durumunda çalışma süresinin uzatılması istihdam ihtiyacını azaltıyor.

IG Metall, “Herkes daha uzun çalışırsa bunun sonucu iş kaybıdır” diyerek, özellikle üretim kapasitesinin zaten tam kullanılmadığı fabrikalarda çalışma süresini artırmanın daha fazla işçinin “gereksiz” ilan edilmesine yol açacağı uyarısında bulundu.

Sendikanın toplu sözleşmelerden sorumlu yöneticisi Nadine Boguslawski de 35 saatlik haftanın iş güvencesi için uzun ve sert mücadelelerle kazanıldığını vurguladı.

Patronlar 1984’te de '40 saatin altı olmaz' diyordu

Bugünkü tartışmanın Almanya işçi sınıfı açısından tarihsel bir karşılığı da bulunuyor.

IG Metall, 1984 yılında metal ve elektrik sektöründe çalışma haftasının 40 saatten 35 saate düşürülmesi talebiyle Batı Almanya’nın en büyük işçi mücadelelerinden birini örgütledi.

14 Mayıs 1984’te Kuzey Württemberg-Kuzey Baden bölgesinde başlayan ve ardından Hessen’e yayılan grevlere 23 işletmeden yaklaşık 57 bin 500 işçi katıldı. Patronlar ise grevlere kitlesel lokavtlarla yanıt verdi; mücadelenin en sert döneminde yaklaşık yarım milyon çalışan lokavtlardan etkilendi.

Patronların sloganı o dönemde açıktı: “40 saatin bir dakika altı olmaz.”

Yaklaşık yedi hafta süren mücadelenin ardından patronların bu tutumu kırıldı. İlk aşamada haftalık çalışma süresi 38,5 saate indirildi; sonraki toplu sözleşmelerle süre kademeli biçimde azaltıldı ve Batı Almanya metal sanayisinde 35 saatlik haftaya 1995 yılında ulaşıldı.

Batı Almanya’da metal işçileri, 1984’te haftalık çalışma süresinin 40 saatten 35 saate düşürülmesi talebiyle yaklaşık yedi hafta süren grevde.

IG Metall’in o dönemki talebinin gerekçelerinden biri de bugünkü patron tezinin tam tersiydi: İşsizliğin arttığı koşullarda mevcut işi daha fazla çalışan arasında bölüştürmek ve yeni istihdam yaratmak.

Aradan 42 yıl geçtikten sonra Alman sanayisinde tartışma yeniden aynı noktaya dönmüş durumda.

Bir tarafta ekonomik krizin çözümünü işçilerin ücretlerini fiilen düşürmekte ve çalışma süresini uzatmakta arayan şirketler, diğer tarafta ise yaklaşık yarım yüzyıllık toplu mücadeleyle kazanılmış çalışma süresini savunan işçiler bulunuyor.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.