Sayfa yolu
Ali Koç'tan Süper Kupa açıklaması: Muhalefet tarafından siyasi rekabet malzemesi haline getirildi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 06.01.2024 , 07:50 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, katıldığı canlı yayında Riyad'da oynanacak Süper Kupa maçının "Atatürk" krizi nedeniyle iptal olması ve ardından yaşananlarla ilgili konuştu.
"Konuşmayı düşünmüyorduk ama art niyetle bilgi kirliliği var" diyen Koç, "İftiralar, yalanlar belli bir merkezden düğmeye basılarak yapılmış müthiş bir iletişim operasyonuyla karşı karşıya kaldık" ifadelerini kullandı.
'Bu olay siyasi rekabetin malzemesi haline getirildi, özellikle muhalefet tarafından'
“Bu olay siyasi rekabetin malzemesi haline getirildi, özellikle muhalefet tarafından. Bu, iki kulübün haklı ve saygı duyulacak duruşuna büyük zarar verdi. Siyasetin öbür tarafı da, iktidar demek istemiyorum ama en dibinde olanlar, oradan aldıkları bilgilerle haber yapan, kullanılmaya elverişli isimler işi yine siyasete çekti. ‘Ali Koç, Cumhurbaşkanımızı güç durumda bırakmak istiyor. Bombayı iktidarın kucağına bıraktı. Planlayarak gitti. Zaten Gezi’ye de gitti. FETÖ…’ falan…” dedi.
'Protokol bizde yok'
Habertürk'te Mehmet Akif Ersoy'un konuğu olan Ali Koç'un açıklamalarından satır başları şöyle:
"Protokol bizde yok. Biz bir mektup yazdık hafta içinde federasyonumuza protokolü rica ettik. Sadece protokolü değil maç gününe kadar olan kriz sürecinde yazışmaları rica ettik. Bizimle Federasyon arasında yapılmış hiçbir anlaşma yok. Sürecin çok amatörce yürütüldüğü konulardan bir tanesi bu. Bizim de talep aklımıza gelmedi, doğruya doğru konuşalım.
"Federasyon ile bir firma arasında sözleşme var. Bu sözleşmeyi biz görmedik. Bizim gördüğümüz hiçbir sözleşme yok. Bugün bize cevap geldi. Akşam 17.30-18.00 sularında geldi. İki kulübün de yakından uzaktan sözleşmeyle ilgili hiçbir şey bilmediğini görüyoruz. Cevapta kısaca 'gizlilik vardır, bunu paylaşamayız, çok arzu ediyorsanız, hukukçu yollayın size gösterelim' deniyor.
'100. yıl özelinde hatalı düşünce olduğunu gördük'
"Futbol açısından o dönemde herhangi 100. yıl hassasiyeti yok. Almanya olmayacaksa Suudi Arabistan'ın uygun olacağını düşündük. Bize böyle söylendi, biz de 'doğru olur' dedik. 100. yıl özelinde hatalı düşünce olduğunu gördük. Özellikle bunu isteme sebeplerimizden biri, Fenerbahçe olarak özellikle iki sebeple ısrar ettik Suudi Arabistan'da oynanması. Biri, maç takviminin cilvesi diyelim, 5 gün önce Fenerbahçe-Galatasaray derbisi olacaktı. Yıllardır biz taraftar götürmüyoruz. İstanbul'da maçta ne cereyan edecek o da belli değil. Gergin tansiyonu düşünerek Olimpiyat Stadı'nda 40 bin Fenerli, 40 bin Galatasaraylı olarak sıkıntı olabileceğini düşündük. Hatta Federasyon Başkanı 'Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynayamayız' dedi.
Önümüzdeki 5 yıl kimin şampiyon olacağı bilinmiyordu. Federasyon bizimle istişare etti. Kesinlikle federasyonun kendi başına aldığı karar değil. Galatasaray ve Fenerbahçe baskı olmasına rağmen projeye devam ettik. Hatta Galatasaray Kulübü federasyona bir yazı yolluyor oynanmasın diye. Federasyon başkanı bizleri çağırdı 'ne düşünüyorsunuz' diye. Biz aynı noktada durduk. 'Biz oynamayız demiyoruz ama amir olarak senin olarak karar vermen lazım' dendi. Federasyon bu maçın Riyad'da oynanacağını açıklandı. 30 Aralık'tı, kulüplerin ricasıyla 29 Aralık'a alındı. Futbolcularımız aileleriyle yılbaşını geçirsin diye.
Maça atanan hakem olacak iş değil. Söz konusu hakemin hangi takıma ne kadar yakın olduğu, geçmişi, gençliği bilinen bir şey. Bu işten çok rahatsız olduk. Oraya gitmişken yabancı hakemle oynama fırsatı varken bir yumruk ile talihsiz bir gece yaşandı futbolda. Federasyonun 180 derece dönmesine anlam veremedik.
'Çok hatalı planlama yapılmış'
Hadisede çok hatalı planlama yapılmış. Sayın Ömer Çelik de değindi. Bazı doğru tespitleri var. Bazı sözleri de yanlış bilgilendirildiği için doğruları yansıtmıyor. Tutanak, 16 Kasım'da federasyonda Galatasaray-Fenerbahçe toplantı yapılıyor. Bir sürü konu konuşuluyor. Kime ne kadar koltuk, loca, kura çekimi, kim hangi otelde kalacak vesaire, vesaire.
'TFF'de bir protokol var ama biz bilmiyoruz'
Taraftara yönelik bilgilendirme yapıldı. Kulüplerimize yönelik 'şöyle protokol var, bunlara izin veriyor, vermiyor' diye bir şey söz konusu değil. Taraftarlara yapılan kuralları iki kulüp de sitesine koydu. Ama kulüplere gelen hiçbir bilgilendirme yok. Burada 11 maddelik tamamen organizasyonla ilgili belge. Tek imzaladığımız bu. Etrafta kabul edilen protokol, sözleşme, vekalet bunların hiçbirisi yok. TFF'de bir protokol var ama biz bilmiyoruz. İstedik, 'gizlidir veremeyiz, gelin gösterelim' dendi. Maç günü bizim yetkililerle Suudi yetkililer arasında yazışmalar oldu. Ben esas o yazışmaların bir şekilde ortaya çıktığı zaman işin aslı astarı nedir net bir şekilde belli olacaktır. O yazışma ortada olmadığı için şu an soruyoruz.
'Büyük bir fiyasko oldu'
Biz şunu istedik, ayın 2'sinde, biz de işin dibine inmek istiyoruz. Büyük bir fiyasko oldu. Bu nasıl oldu? Bunun dibine inmek istiyoruz. Protokol var, kulüpler dayatmaya çalıştı diye federasyonun sorumluluğu üstünden atması için kurgulandığı bir senaryo bu.
Bizim olduğumuz toplantılarda Cumhurbaşkanının adı geçmedi. Uçaktan iniyoruz orada da soruyoruz. Sözleşme nasıl kim neye karar vermiş, bilmiyoruz.
Diyorlar ki, 'Sizin pankart ve tişört'. 'Bizim pankartla derdimiz yok' diyoruz. Fenerbahçe'nin tişörtte ısrarının sebebi 100. yılın formasını bir kere kullandık. 29 Ekim'de maçımız vardı. Biz Süper Kupa maçında 100. yıl formamızla çıkamayacağımız için ısınmaya tişörtle çıkmak istedik. Bize anlatılan etkinlikler, planlanan gösteriler, görseller onlar bunlar içinde böyle bir formayla çıkmanın sıkıntı olacağı aklımızın ucundan geçmiyor.
'Atatürksüz, Cumhuriyetsiz kutlama aklımızın ucundan geçmedi'
Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı TFF'nin 100. yılı. Atatürksüz, Cumhuriyetsiz kutlama aklımızın ucundan geçmedi. Meğerse Suudi yetkililer talepleri reddetmiş. Federasyondan bahsediyorum. Bu maç günü falan da olmadı. Maça gelen günler içinde oldu. Yola çıkmadan bile sıkıntılar vardı. Bu taraflarını söylemiyorlar. Bunlar gizli kalmaz, er ya da geç çıkacak. Pankart, şanlı Cumhuriyet 100. yılı, marş, çocuklarımızın tişörtler ve bir de ledlerde Atatürk'ün posterini kaldırıldığını biliyoruz.
Dursun Bey de biz de hayatın olağan akışına aykırı olarak bire bir aynıydık. İkimiz de benzer sıkıntılarda bire bir aynı noktadaydık. Onun için çıldırıyoruz. Niye her şey Fenerbahçe'ye, bırakın Fenerbahçe'ye Ali Koç'a bağlanıyor?
'Soyunma odalarına polis girdi'
Biz hemen oynamayız demedik, bu maçı oynamamız lazım dedik. Bir deneyelim. Isınmaya bu formalarla çıkmayı deneriz dedik. Stattaki federasyon yetkililerinden garip mesajlar gelmeye başladı. Soyunma odalarına polis girdi. FIFA kurallarına göre soyunma odalarına polisin girmemesi gerekir. Pankartı aldılar, maçtan sonra vereceğiz dediler. İş gerilmeye başlayınca iki kulüp de 18.35 gibi oteli arayıp takımlara 'bekleyin' dedi.
'Futbolcuların üstünü arayacağız'
Sayın Bakan aradaki sıkıntının giderilmesi için samimi bir çaba sarf etti. İstenilen noktaya gelinemedi. Bu arada Türkiye'de yer yerinden oynuyor, iş bambaşka yere çekiliyor. Biz 17.30'dan sonraki süreçte Türkiye'den fazla bilgi alamadım. Ama WhatsApp grubunda bize destek veren 18 kulüp yekvücut oldu. Stattan bir haber daha geldi. 'Buraya gelindiği takdirde sahaya çıkarken futbolcuların üstünü arayacağız' dendi."
'TFF Başkanı istifa etmeli'
TFF Başkanı istifa etmelidir evet. Benim kopuş sebebim, artık inancımın kalmamasını sebebi gözlerimin içine bakılarak gerçek olmayan şeyler ifade ediliyor. Federasyon başkanımız ne yazık ki son 3 ayda özellikle olduğu yerden hiç istenmediği noktaya geldi futbol açısından. Bu olayda hiçbir dahli yokmuş gibi davranmaları.
Tek sorumlu olarak bizim gösterilmesi haksızlık, iftira. Dinimizde en büyük günah iftiradır. TFF süreci daha sağlıklı, şeffaf yönetseydi bu noktaya gelinmezdi. Bu sürecin siyasete alet olması, önce muhalefet tarafından sonra iktidara yakın medya tarafından hiç arzu etmediğimiz konu. Bunun siyasetle, diplomatik krizle, komplo teorisiyle alakası yok. Önceden planlanan bir şey yok. Dezenformasyon sistematik, planlı, kurgulu dezenformasyonla bu iş buraya geldi."
Ali Koç'tan Abdulkadir Selvi'ye: Ulan sen FETÖ için salya sümük ağlamış adamsın
Selvi'den ‘Koç gibi organize’ başlıklı yazısında "Atatürk’ün sporla ilgili çok güzel sözleri var; “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” gibi. “Spor, ahlaktır” diye kısa bir vecizesi var. “Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur” sözü çok bilineni. Suudi Arabistan’da oynanacak olan maçta bula bula, 15 Temmuz darbe girişiminde FETÖ’cülerin kullandığı, “Yurtta sulh cihanda sulh” sözü mü bulundu?" ifadelerini kullanılmıştı.
Koç, Selvi’nin Fenerbahçe’yi hedef alan yazısına tepki göstererek “Ulan sen zamanında FETÖ için salya sümük ağlamış adamsın sen kimsin Fenerbahçe’yi FETÖ ile bağdaştırıyorsun” dedi.
Ali Koç da Fenerbahçe’nin yaptığı resmi açıklamasında olduğu gibi, Abdülkadir Selvi'nin 2013 yılında Yeni Şafak gazetesinde yazdığı "Hocam Türkiye'ye dön artık" başlıklı yazısını hatırlattı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
