Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Algida deposunda -25 derecelik mesai: 'Küfür, hakaret, baskı… İnsan yerine konmak istiyoruz'

Algida deposunda çalışan işçiler ağır çalışma koşullarını, keyfi yönetimi ve hak gasplarını anlattı. İşçiler, “Sesimizi duysunlar, hakkımızı istiyoruz. Biraz da patronun yüreği üşüsün.” diyerek dayanışma çağrısı yaptı.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 18.11.2025 , 13:03

Algida deposunda çalışan işçiler, yalnızca ağır çalışma temposuyla değil, özel hayatlarına uzanan baskıyla da mücadele ediyor. İşçilerden biri, hastalanıp gelemeyeceğini söylediğinde patronun verdiği yanıtı şöyle aktarıyor:

“Sosyal medyada piknik fotoğrafın vardı, o zaman iyiydin de şimdi mi kötüsün?”

İşçiler, “Bu artık işyeri değil, nefes aldığımız her yere müdahale edilen bir çalışma kampı adeta.” diyerek yaşadıkları baskıyı tarif ediyor.

Mehmet, vergi ve mesai uygulamalarındaki gaspları anlatırken şöyle konuşuyor:

“Elimize geçen para vergi dilimine giriyor, maaştan bir daha kesiliyor. Bir de gece mesailerini her yerde olduğu gibi çift değil, gündüz mesaisi gibi yatırıyorlar. Bu da ayrı bir sömürü.”

Sezon fark etmiyor: Yazın yoğunluk, kışın -25 derece mesaisi

Depo çalışanları yaz aylarında kimi günler 50 araca kadar iş çıktığını, yemeğin dahi sadece yazın verildiğini söylüyor. 

İşçilerden Yasin “Yazın en yoğun zamanda yemek veriyorlar, mecburen. Kış gelince herkes ya evden getiriyor ya dışarıdan çözmeye çalışıyor.” diyor.

Kışın işlerin rahatlayıp rahatlamadığı sorulduğunda ise gülüşmeler yükseliyor:

“Rahat olur mu abi? Yaz ayrı dert, kış ayrı dert. -25 derecede depolarda sezondan geri dönen malları yerleştiriyoruz. Sezonluk işçiler yaz bitince gidiyor, bütün yük az sayıdaki kadroya kalıyor.”

 

Çat kapı telefon: Pazar akşamı misafirdesin ama gel çalış

İşçilerin hayatına dair plan yapma şansı yok. Remzi yaşadıklarını şöyle özetliyor:

“Pazar akşamı misafirliktesin diyelim. Telefon çalıyor: ‘Kamyon geldi, sevkiyat var. Hemen depoya gel.’ Bunu nasıl şimdi söylersiniz ya da zamanı mı deme şansın yok. Kapı orada, istemeyen gitsin diyorlar. İşimizle tehdit ediliyoruz.”

Depoda dağıtım hatlarına göre farklı şirketler bulunduğunu söyleyen Remzi, “Horozu çok olan kümes gibi. Herkes kendi kafasına göre emir veriyor. Tek patron yok, herkes herkesin patronu gibi davranıyor.” sözleriyle işleyişi anlatıyor.

'Git sor o nasıl iyileştiyse sen de öyle iyileş'

Depodaki soğuk sıcak geçişleri çalışanlarda sık sık kas tutulmalarına ve sağlık sorunlarına yol açıyor. Hasan bu sebeple yaşadığı bir olayı şöyle anlatıyor:

“Geçen gün birinin boynu tutuldu. Patron başka bir işçiyi gösterip ‘Onunkisi de tutulmuştu, git sor nasıl iyileştiyse sen de öyle iyileş’ dedi. İnsanı çileden çıkarır bu.”

Yaz aylarında işçilerin üzerindeki baskı azalıyor çünkü en küçük iş yavaşlatmada dondurmalar eriyor ve patron zarar ediyor.

“Kış gelince donan sadece hava değil, bizim haklarımız da buz kesiyor.” diyen işçiler, patronun kış aylarında baskıyı artırdığını anlatıyor:

“Hak hukuk hikâye burada. Patronun ağzından çıkacak iki laf her şeyi belirliyor.”

Küfür ve hakaretin işyerinde sıradanlaştığını söyleyen işçiler, “Anlatırken bile küfür ederiz, boş ver.” diyerek durumu tarif ediyor.

Gece geç saatlerde depoya çağrılan işçilerin dönüş servisi de yok: “İş bitince yüzüne bile bakmıyorlar.”

'İnsan yerine konmak istiyoruz': Algida işçileri dayanışma ağında buluşuyor

İşçiler, sorunlarını duyurmak ve haklarını savunmak için kendi aralarında bir dayanışma ağı kurmuş durumda. Gönüllü avukatlarla birlikte hukuki yolları araştıran işçiler, taleplerini şöyle sıralıyor:

“Bizim derdimiz insan gibi muamele görmek. İzin hakkımızı, emeğimizin karşılığını istiyoruz. Çalışırken iyiyiz ama ödeme işine gelince değişiyor her şey.”

İşçiler, yaşadıkları sorunları daha geniş kesimlere duyurmak istediklerini vurguluyor ve ekliyor:

“Sesimizi duysunlar. Önce patron duysun. Biraz da patronun yüreği üşüsün.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.