Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Alevileri teslim almak istiyorlar: Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ndan Dersim'de ‘Dedeler zirvesi’

Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, asimilasyon tartışmalarının gölgesinde Dersim'de yüz otuz dedenin katılacağı bir zirve düzenliyor. soL'a konuşan Cuma Erçe, bu adımı içeriden fetih girişimi olarak tanımladı.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 04.05.2026 , 13:01 Güncelleme Tarihi: 04.05.2026 , 13:35

Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, bugün Dersim'de Alevi-Bektaşi Yol ve Erkânında İnanç Önderleri İstişare Toplantısı adıyla tartışmalı bir organizasyon başlatıyor. İki gün sürecek olan bu buluşmaya, Türkiye'nin seksen bir ilinden ve yurtdışından yüz otuz Alevi dedesinin katılması hedefleniyor. Toplantının resmi açıklamalarında ise "Alevi-Bektaşi inanç ve kültürünün temel taşı olan dedelik kurumunun güçlendirilmesi, yol ve erkânın korunması ile toplumsal birlik ve kardeşlik anlayışının pekiştirilmesi" ifadeleri yer alıyor.

Etkinlik öncesinde açıklamalarda bulunan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, Dersim'in, ocakların çoğuna ev sahipliği yapması nedeniyle merkez nokta olarak seçildiğini belirtiyor. Bu başlangıç toplantısında dedelerin taleplerini dinlemeyi hedeflediklerini savunan Ersin, sahada karşılaştıkları sorunları çözmek ve dedelik kurumunu yeniden aktifleştirmek için yola çıktıklarını öne sürüyor. Ancak kurumun temsil iddiası taşımadığını, sadece hizmet ve koruma sorumluluğu üstlendiğini iddia etmesi, Alevi toplumu ve dernekleri tarafından asimilasyon politikalarının yeni bir yüzü olarak değerlendiriliyor.

Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı çalışmaları ile iktidarın Alevilere dönük mesaisi de arttı. Yapılan çalışmalar ise "Devasa Alevi sorunlarının ve Alevilerin taleplerinin sadece çimentoya, demire, betona, boyaya, badanaya, elektrik ve su parasına indirgenmesi" olarak yorumlanıyor.

İçeriden kaleyi fethetme girişimi

Konuya dair soL'un sorularını yanıtlayan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Cuma Erçe, devletin kurduğu başkanlığın faaliyetlerini ve düzenlenen bu zirveyi oldukça sert sözlerle eleştirdi.

Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'nın faaliyetlerini ve Dersim'deki bu zirveyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

"Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı aslında bizim daha önceden isimlendirdiğimiz şekliyle tam bir asimilasyon üssü olarak faaliyet yürütüyor. Yüzlerce yıldır Alevilere yönelik çok kapsamlı operasyonlar yapıldı. Ancak bu hükümet döneminde bu operasyonlar şekil değiştirdi. Osmanlı döneminde de zaman zaman denenen bir yönteme geçtiler ve bizi bizimle asimile etmenin, bizi bizimle yok etmenin yolunu seçtiler. Yani içimizden devşirdikleriyle, onların adlandırmasıyla sözüm ona dedeler ve sözüm ona kanaat önderleriyle içimize girerek, içeriden kaleyi fethederek bunu yapmaya çalışıyorlar. Belli anlamda da kendilerine birkaç merkez seçmiş durumdalar."

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe

'Alevilerin taleplerini sadece çimentoya, demire, betona, boyaya, badanaya, elektrik ve su parasına indirgemiş durumdalar.'

Kurumun kuruluş aşamasındaki itirazlarınız nelerdi ve başkanlığın Alevi inancına yaklaşımını tam olarak nasıl tanımlıyorsunuz?

"Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'nın Kültür ve Turizm Bakanlığı çatısı altında kuruluş süreçlerinden itibaren buna itiraz ettik ve kabul etmeyeceğimizi söyledik. Bunlar devasa Alevi sorununu ve Alevilerin taleplerini sadece çimentoya, demire, betona, boyaya, badanaya, elektrik ve su parasına indirgemiş durumdalar. Bu başka bir şey ancak bir taraftan da Aleviliği yok ederek, kendi özünden uzaklaştırarak, başka bir şeye evirerek, hatta tam anlamıyla ya Şiileştirerek ya da İslamlaştırarak yok etmenin çabası içerisindeler. Bunu çok organize ve profesyonel bir biçimde yapmaya çalışıyorlar."

Hedeflerinde Dersim ve Hacıbektaş var

Peki bu süreçte iktidar ne ölçüde başarılı oldu ve son dönemde hedeflerini nerelere yönelttiler?

"Şu ana kadar çok başarılı olamadılar. Üç yıl içerisinde üç başkan değiştirdiler. Son gelen kadın başkan, kendisinin dede çocuğu olduğunu söyleyen bir başkan. Belli merkezlerimizi hedefe koyarak, Aleviler için çok büyük kutsiyeti olan Hacıbektaş ve Dersim topraklarını merkeze alarak bir anlamda Alevileri kalbinden hançerlemenin yolunu seçti. Bütün ağırlıklarını ve enerjilerini çoğunlukla Hacıbektaş'a ve Dersim'e veriyorlar."

Daha önce Devlet Bahçeli aracılığıyla Hacıbektaş'ta da kimi adımlar atmışlardı sanırım değil mi?

"Evet. Hacıbektaş'ta daha önce iktidarın küçük ortağı MHP'nin lideri Devlet Bahçeli arsasını bağışlayarak, orada Horasan Erenleri diye bir yapı oluşturup adına külliye dedikleri bir merkez yaptılar. Yetmedi, orada farklı etkinlikler düzenlediler ve farklı dernekleri desteklediler. Kimi zaman gençleri, kimi zaman dedeleri oralara götürerek toplantılar yapmaya ve devletin bütün imkanlarını arkasına alarak insanları oraya taşımaya kalktılar. Bununla da çok başarılı olamadılar ve istedikleri yere gelemediler."

Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanının Devlet Bahçeli ziyaretinden paylaştığı fotoğraf.

Peki bunlar başarılı olmayınca farklı denemeler mi yapmak istiyor iktiar?

"Bu sefer bizim geleneksel Hacıbektaş anma etkinliklerimize çökmeye ve bu etkinliklerimizi kendi kontrollerine almaya çalıştılar. Ona da ciddi bir direniş gösterdik ve orada da başarılı olamadılar. Ardından iki koldan saldırmaya başladılar. Bir taraftan Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kendisine görev verilen ilk başkan Ali Arif Özeybek üzerinden il il tüm Aleviler, dedeler, dernekler ve cemevi başkanları Çankaya Köşkü'ne davet edildi. Gelin bütün masrafları biz ödeyeceğiz, eski meclisten Anıtkabir'e kadar her yeri size gezdireceğiz ve toplantılar yapacağız dediler. İl il bir anlamda orayı çevirmeye çalıştılar. Bu aynı zamanda kendi içlerindeki rekabeti, yani ilk başkanla son başkanın rekabetini de ortaya çıkardı. Oraya dair bir bütünlük ve doğru düzgün yol haritası yok"

'Bizim nezdimizde düşkün ilan edilecekler'

Bu etkinliğin buluşma yeri, tarihi ve biçimi açısından da kimi detaylar var sanırım. Buna dair neler söylemek istersiniz?

"Yapılacak etkinliğin haberinden anlıyoruz ki Dersim'de hem de tam Dersim tertelesinin yıldönümüne, çok önemli bir tarih olan 4 Mayıs'a denk gelecek biçimde yüz otuz dedeyi topluyoruz dediler. Alevi inancında birinin Aleviler hakkında söz kurabilmesi için o Alevi toplumundan rızalık alması gerekir. Bu kişi dede de olsa, dedelik sadece babadan geçen bir misyon değildir. Aynı zamanda talibin rızalığı yoksa dedelik yapamaz."

Peki ya bu toplantıya katılacak dedeler ya da kanaat önderleri? İstekli bir toplam var mı?

"Talibin rızalık göstermediği bir kişiye dede demek doğru değildir. O nedenle bunların kim oldukları, kime hizmet ettikleri, bugüne kadar nerelerde oldukları ve Alevi hak mücadelesinin neresinde yer aldıkları tartışılır. Belki bunların çoğu Aleviler tarafından tanınmaz ve bilinmez. Bunlar beslenmiş, kendi içerisinde bir anlamıyla satın alınmış demek belki çok ağır olur ama başka kelime bulamadığım için söylüyorum, içimizden devşirilmiş kişilerdir. Zaten o kadar dedeyi toplayabileceklerini de düşünmüyorum."

Toplantıya katılım sağlayanlara karşı tavrınız ne olacak?

"Her dedeyim diyene de dede demiyoruz. Bizim bütün çağrılarımıza, asimilasyon politikalarına ve saldırılara rağmen bu toplantılara tenezzül edip katılanlar bizim nazarımızda düşkündür! Biz onları dede olarak kabul etmeyiz ve aramıza almayız.

Hele ki son süreçlerde iyice ayyuka çıkan, emek düşmanı, toplumu yoksullaştıran ve korkunç sorunlara iten bir hükümetle iş tutmak Alevi değerlerine uygun değildir. Çocuklara, ortaokullara ve ilkokullara kadar inen şiddetin, sokaklarda uyuşturucu tacirlerinin cirit attığı ortamları hazırlayan bir hükümetle birlikte hareket edilemez. Bunu açıkça söylemek lazım."

 

'Gerekirse köy köy gezip anlatacağız. Zalime karşı mazlumun yanında olacağız'

Peki bu iktidar güdümlü politikalara karşı tepkiniz ya da vereceğiniz karşılık ne olacak, tutumunuz ne yönde ilerleyecek?

"Bütün imkansızlıklarımıza rağmen köy köy gezip Alevileri uyarmaya ve bu yapıya karşı direnç göstermeye devam edeceğiz. Bunların saldırılarını ve operasyonlarını kesinlikle geri püskürteceğimize inanıyoruz. Çünkü Alevilik, özü itibariyle zalimin karşısında mazlumun yanında yer almayı uygun gören, bu düsturla hareket eden bir inançtır.

"Tekçi, inkarcı, asimilasyoncu ve cinsiyetçi politikalar yürüten; yirmi beş yıldır bu ülkede emperyalizmle işbirliği içerisinde dağlarımızı, taşlarımızı, derelerimizi emperyalist şirketlere peşkeş çeken bir iktidara yanaşacak halimiz yok. Yanaşmaya çalışanları da kendimizden saymıyoruz ve saymayacağız. Hem Hacıbektaş'ta hem Dersim'de hem de diğer topraklarda, onlar kadar imkanımız olmasa da can havliyle direnmeye ve anlatmaya devam edeceğiz. Başka yolumuz yok."

Hatırlatma: Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı nedir? 

Bu tür çalışmalar aslında Türkiye'de yeni bir olgu değil. Geçmişte, özellikle Fethullah Gülen yapılanmasının etkin olduğu dönemlerde başlatılan cami-cemevi yan yana projeleriyle Alevi inancını Sünni İslam motifleri içine hapsederek eritme girişimleri hafızalardaki yerini koruyor. O dönemlerde diyalog ve hoşgörü kılıfı altında yürütülen asimilasyon ve devşirme operasyonlarının, bugün bizzat devlet eliyle kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından çok daha farklı, kurumsal ve içten fethetmeye yönelik bir biçimde ilerletildiği açıkça görülüyor. İktidarın değişen taktiklerine rağmen hedefin Alevileri kendi inanç merkezlerinden kopararak iktidar pratiklerine entegre etmek olduğu gerçeği, Alevi örgütleri tarafından ısrarla vurgulanmaya devam ediyor.

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.