Breadcrumb
Akseki halkından maden projesine itiraz var
Yayın Tarihi: 12.05.2026 , 19:27
Antalya’nın Akseki ilçesine bağlı Değirmenlik Mahallesi ve çevresinde Cengiz Holding’e bağlı Eti Maden İşletmeleri tarafından açılması planlanan boksit madenine karşı yöre halkı itirazlarını sundu…
İstanbul’da bulunan Akseki derneklerinin de imza koyduğu öğrenilen maden projesi ile ilgili yöre halkının itiraz başvurusu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne sunuldu. Akseki Belediyesi ile mahalle muhtarları da itiraz dilekçesine imza koydu.
Projeyle ilgili ÇED dosyasının askı süresi içerisinde yapılan itiraz başvurusunun ardından, ortak bir basın açıklaması yapıldı. Yöre halkı, 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da bakanlık bünyesinde yapılacağı duyurulan İDK Toplantısı içinde projeyle ilgili itirazları içeren bir dosya hazırlıyor.
‘ÇED raporu gerçekleri yansıtmıyor’
İtiraz başvurusunun ardından yapılan basın açıklamasında, Eti Maden İşletmeleri tarafından açılmak istenen boksit madeni ocağıyla ilgili hazırlanan ÇED raporunun dikkatle incelendiği belirtilerek şöyle denildi:
“Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda, söz konusu ÇED raporunun bilimsel gerçekleri tam olarak yansıtmadığı, eksik ve hatalı veriler içerdiği, bölgenin ekolojik, hidrolojik ve sosyoekonomik özelliklerini yeterince ortaya koymadığı kanaatine varılmıştır.

Nesli tehlike altında türler yok sayıldı
Flora ve Fauna Açısından Eksik İnceleme; Bölge, Toros Dağları ekosistemi içinde yer almakta olup endemik ve korunması gereken çok sayıda bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapmaktadır. ÇED raporunda flora ve fauna envanteri eksik hazırlanmış; ulusal ve uluslararası koruma statüsüne sahip türlerin önemli bir kısmına yeterince yer verilmemiştir. ÇED başvuru dosyasındaki EDR’de proje sahası için listelenen hayvan türü sayısı 93 olmasına rağmen kendisi de bir Aksekili olan Prof. Dr. Mustafa SÖZEN tarafından proje sahası ve etki alanı olan yakın çevresi için listelenen amfibi, sürüngen, kuş ve memeli tür sayısı 213’tür. ÇED Başvuru Dosyasında proje sahası için nesli tehlikede 4 hayvan türü listelenmiş olmasına rağmen Prof. Dr. Mustafa SÖZEN tarafından hazırlanan listede 14 nesli tehlikede veya tehlikeye yakın tür bulunmaktadır.
‘ÇED süreci sonlandırılmalı’
Faunası bu kadar zengin ve eşsiz bir alanın titizlikle korunması ve gelecek nesillere aktarılması ulusal bir zorunluluk ve görevdir. Bu kadar eksik ve hatalı listelere dayanan verilerle sağlıklı bir ÇED değerlendirmesi yapmak imkansızdır. Sunulan ÇED Başvuru Dosyasının iptal edilmesi ve askı sürecinin itirazımıza binaen sonlandırılması zorunludur. Floristik bulgulara göre bu alan, çevresinden izole olmuş ve özel mikroklima özelliklerini yansıtan hassas bir ekosistem karakterlerine sahiptir. Boksit maden ocağının açılması durumunda, özel habitat tercihi olan lokal endemik bitkilerin büyük zarar göreceği-yok olacağı ve vejetasyon örtüsü doğal dokusunun tahrip edileceği ve bu zengin ekosistemin çöküşünü tetikleyerek geri dönüşü olmayan bir bozulma ve yok oluşu başlatacağı öngörülmektedir.
Nadir ve risk altında olan endemik türlerin yaşadığı bu hassas ekosistem, bitki ve hayvan gen kaynaklarıyla bir bütün olarak korunmalıdır. ÇED raporunda sunulan Flora bulguları, önemli eksiklikler ve hatalı listeler içermektedir. Prof. Dr. Ahmet Duran tarafından hazırlanan bilimsel rapordaki veriler dikkate alındığında, sağlıklı bir ÇED değerlendirmesinin yapılması mümkün değildir.”

‘Su kaynakları risk altında’
Projeyle ilgili ÇED raporundaki eksik değerlendirmelerin, Çevre Kanunu, Milli Parklar Kanunu ve Kara Avcılığı Kanunu hükümlerine aykırı olduğu görüşü savunulan açıklamada, su kaynaklarıyla ilgili riskler de şöyle sıralandı:
“Bölge, yalnızca Akseki’nin değil, Antalya’nın tamamı açısından büyük önem taşıyan doğal bir su toplama ve besleme havzasıdır. Değirmenlik ve çevresi, yeraltı ve yerüstü su hareketlerinin kavşak noktasında bulunmaktadır.
‘Patlatmalar içme suyu kaynakları için felakete dönüşebilir’
Toroslar’ın bu bölgesi adeta doğal bir su deposu niteliğindedir. Her iki ocak sahasında işletmecilik doğal haliyle yeraltı suyu seviyesi altında yapılacaktır. Çalışmaların yürütülebilmesi için ise ortam susuzlaştırılacaktır. Bu durum Değirmenlik kaynağı ile Akseki içme-kullanma suyu kuyusunun olduğu yerlerde yeraltı suyu yönüyle bir felakete dönüşecektir. Gerek DSİ gerekse şirket tarafından açılan kuyularda net bir şekilde görüldüğü gibi bölgedeki yeraltı suyu hareketini karstik sistem kontrol etmektedir.
Ocak işletmeciliğinde yapılacak açık ocak, basamaklı ve patlatmalı uygulamaların karstik dengeyi bozacağı gerek sondaj kuyusunun gerekse kaynağın olumsuz etkilenmesi söz konusudur. Bölgesel yeraltı suyu hareketleri yönüyle incelendiğinde proje ocak sahası, Değirmenlik kaynağı ve Akseki ilçesi ile merkez köylerine içme-kullanma suyu sağlayan sondaj kuyuları olduğu saha aynı yeraltı suyu sistemi içinde yer almakta ve bu açıdan bir bütünlük sağlamaktadır.
‘Manavgat ırmağı etkilenebilir’
Boksit ocak işletmeciliği açık ocak ve patlatmalı olacaktır. "Böyle bir işletmecilik yönteminin bu dengeyi (yeraltı karst kanallarının yer değiştirmesi ve suyun akış yollarının değişmesi suretiyle) kesinlikle bozma olasılığı yüksektir. Bu durum kaynağın suyunun daha büyük yapıda başka bir karstik yola yönelmesine dolayısıyla kurumasına, aynı şekilde sondaj kuyusunun da verimsiz hale gelmesine neden olacaktır. Ocak sahasında yapılacak patlatmalı işletmecilik kaynağın kurumasına neden olmanın yanında bu yeraltı suyu yolunun değişmesine de neden olabilmesi olasıdır. Dolaysıyla bu durum Manavgat ırmağının debisinde olumsuzluklara neden olacaktır.”

Projedeki mevzuata aykırılıklar
Maden projesi için yapılması planlanan kazı ve patlatma faaliyetlerinin, yeraltı su yollarının bozulmasına, akarsu ve kaynak debilerinin azalmasına, tarımsal sulama imkanlarının daralmasına, içme suyu rezervlerinin zarar görmesine ve kuraklık ile çölleşmenin hızlanmasına neden olacağı çekincelerine yer verildi. Açıklamada şu sözler yer aldı:
“Bu hususlar; 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 9. ve 10. maddelerine, 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun’a, 6200 sayılı DSİ Kanunu’na, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na aykırı sonuçlar doğurabilecektir.”
Anayasal güvence hatırlatması
Anayasanın 56. maddesinin, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir” ifadelerinin hatırlatıldığı basın açıklamasında, “Aynı şekilde 169. madde ormanların korunmasını, 44. ve 45. maddeler ise toprak ve tarım alanlarının korunmasını güvence altına almaktadır” denildi.

Ekonomik ve sosyal yıkım riski
Projenin bölgedeki tarımsal üretim, turizm ve yerel ekonomiye yönelik olası etkilerini de yer verilen açıklamada, “Türkiye’nin en önemli tarım ve turizm merkezlerinden biridir. Projenin uygulanması bölgedeki su kaynaklarının zarar görmesi sonucunda: Tarımsal üretimin azalmasına, Hayvancılığın olumsuz etkilenmesine, İçme ve kullanma suyu temininde sorunlara, Doğa turizmi ve kırsal turizmin zarar görmesine, Bölge halkının yaşam kalitesinin düşmesine neden olacaktır.
Bu etkiler yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir yıkım riski taşımaktadır” denildi.
‘ÇED raporunu kabul etmiyoruz’
Bölgedeki madencilik faaliyetlerinin geri dönüşü olmayan olası sonuçlarına işaret edilen açıklamada, yöre halkının konuyla ilgili talepleri de sıralanarak şu ifadelere yer verildi:
“Boksit madeni dünyanın birçok bölgesinde bulunabilen bir hammaddedir. Ancak: Temiz su kaynaklarının, Verimli tarım topraklarının, Ormanların, Endemik türlerin, Doğal peyzajın yerine konulması mümkün değildir. Akseki İlçesi Değirmenlik Mahallesi ve çevresi, yalnızca yerel halkın değil, Antalya’nın ve gelecek nesillerin ortak doğal mirasıdır. Su yaşamdır. Suya, toprağa, ormana ve geleceğimize sahip çıkıyoruz. Su kaynaklarını, ormanları, biyolojik çeşitliliği, tarımı ve turizmi tehdit eden bu proje; kamu yararı, çevre hakkı ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Bu nedenle: Hazırlanan ÇED raporunu kabul etmiyoruz. Rapora resmî olarak itiraz ediyoruz. Projeye ilişkin ÇED sürecinin durdurulmasını talep ediyoruz.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.