Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AKP'ye geçiş ve itirafçılık tartışmaları: Muhittin Böcek değil, CHP gerçekleri...

Son dönemde soL’da sıklıkla vurguladığımız AKP içi kriz CHP’yi gölgelese de orada da kaos devam ediyor. Muhittin Böcek bunun son sayfası oldu ama belli ki gerisi de gelecek. Peki, CHP cephesinde neler oluyor?

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 30.10.2025 , 13:42

“Her geçmek isteyen AKP’ye geçemiyor. Adnan Beker AKP’ye geçmek istedi. AKP kabul etmedi, CHP’ye geçti. Benim öğrendiğim Muhittin Böcek de geçmek istedi, kabul edilmedi.”

Bu sözler AKP’nin yandaş isimlerinden Rasim Ozan Kütahyalı’ya ait.

Çok ciddiye alınır biri mi diye tartışmanın bir yere kadar anlamı var.

Önemli olan ortaya çıkan zeminin kendisi. Sadece son dönemde CHP'den istifa edip AKP’ye geçen belediye başkanlarını hatırlayalım:

“Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, Aydın Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan, Aydın Yenipazar Belediye Başkanı Malik Ercan, Aydın Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, Gaziantep Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu, Yalova Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca, Ardahan Göle Belediye Başkanı Gökhan Budak."

Bu isimlere son olarak Burcu Köksal’ın ekleneceği iddiası gündeme gelmiş, Köksal bir günlük sessizliğin ardından iddiaları yalanlamıştı.

Köksal şimdilik parti içinde yönetime karşı savaş bayrağı açıp kalırken, CHP'den istifa eden Antalya Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım ise AKP ile temasta olduğunu ve oraya geçmek istediğini açıkladı.

Yıldırım, geçiş için Erdoğan'ın onayını bekleyenlerden biri. 

Yani CHP’den AKP’ye geçiş tartışmalarının gerçek anlamda güçlü bir arka planı var.

Son olarak Bayrampaşa krizini hatırlayalım.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, bir bölümünü bizzat kendisinin partiye kattığı ve belediyenin AKP’ye geçmesine neden olan eski CHP’lilere ilişkin şunu diyordu:

“CHP listelerinden seçilip sonra istifa eden 4 bağımsız meclis üyesi, onurunu satanlar, siz Bayrampaşa'da başınız önünüzde yürüyeceksiniz.”

CHP'den ayrılıp AKP'ye geçen isimlerin paylaştığı fotoğraf

"Bu kadar kolay çizgi değiştirip CHP’den AKP’ye geçen isimleri o koltuklara getirenlerin hiç mi suçu yok?" sorusunu CHP’nin iç meselesi deyip geçiyoruz. Biz konumuza dönüyoruz...

CHP'nin içi gerçekten çok karışık durumda.

Kurultay, Kılıçdaroğlu, Köksal, Böcek ve CHP

Son kurultay sürecinde Kılıçdaroğlu'nun sessiz ama kriz yaratan tutumu, AKP'nin Gürsel Tekin hamlesi ve onlarca ihraç tam da bu karışık zeminden güç alıyor.

Rasim Ozan Kütahyalı gibi yandaş isimlerin de bu karışık zemini fırsata çevirdiği ortada.

CHP'ye yakın isimlerin parti geçişleri ve operasyonlar konusunda "herkesin birbirine bağlı bir kiri var" değerlendirmesi, düzenin tüm unsurlarıyla nasıl bir çürüme yarattığının işareti aslında.

Yani "her şey AKP'nin köpürtmesi, bunların hiçbiri gerçek değil" savunmasının bir yerden sonra hiçbir anlamı bulunmuyor.

Tam da bu yüzden "hem Köksal'ın hem de Böcek'in AKP'ye geçmek istediği ama Erdoğan tarafından veto edildikleri için geçemedikleri" iddiası, yaptıkları aksi yöndeki açıklamalar kadar rağbet görüyor.

Gelelim Böcek meselesindeki son duruma.

Dün Halktv’den gazeteci İsmail Saymaz’ın paylaşımı büyük tartışma yarattı. Saymaz, “Yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in etkin pişmanlıktan yararlanmak için başsavcılığa başvurduğu ifade ediliyor. Antalya Başsavcılığı, başvuruyu değerlendiriyor. Konu, Başsavcı Yakup Ali Kahveci’nin masasında” demişti.

İsim var, ayrıntı var ve detaylar var.

Saymaz’ın bu mesajıyla benzer sıralarda TGRT ekranlarında da aynı içerikte bir tartışma yürüyordu.

TGRT Haber Ankara Temsilcisi  Fatih Atik, “Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in itirafçı olmak istediği bilgisi bana ulaştı. CHP içinden gelen bilgi böyle, sağlık problemleri var, içerde kalmak istemiyor” diyor, Böcek’in etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini aktarıyordu.

Bu tartışmalar sürerken Böcek konusunda AKP’ye geçmek istediği iddiasını gündeme getiren Rasim Ozan Kütahyalı da topa giriyor ve Saymaz’ın mesajını alıntılayarak şu iddiayı dile getiriyor:

“Muhittin Böcek, cezaevinde savcı ile görüşmüş İsmail. Böcek’in itiraf edeceğini savcıya ifade ettiği mevzu başlıkları korkunç. Bence polis-adliye muhabirliği kökenli bir gazeteci olarak o başlıkları öğren, şok yaşayacaksın.  Böcek’in avukatları da müvekkillerinin tüm gerçekleri açıkça ifade vermesi için görüş bildirmiş kendisine. Özellikle Antalya CHP ve CHP genel merkezinden birkaç isimle ilgili de çok detaylı ifade vereceğini belirtmiş Muhittin Böcek. Mesele artık Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci’de düğümleniyor… Önümüz kış ama Antalya’yı çok ama çok sıcak günler bekliyor…”

Şimdi biraz geriye gidelim, bir hafta kadar…

AKP’nin eski yöneticilerinden ve vekillerinden Şamil Tayyar, İmamoğlu’nu hedef alan Beşiktaş iddianamesinin merkezindeki isim Rıza Akpolat’a dair “eğer yalnız bırakılır ve sahiplenilmezsem Ekrem İmamoğlu aleyhine konuşurum” dediği iddiasında bulunuyordu. 

Yani yandaşların itirafçı olacak dediği kritik isimlerin arasına Akpolat da ekleniyordu.

Tüm bu tartışmalar CHP içinden yapılan karşı açıklamaları akıllara getiriyor.

Özgür Çelik'in Bayrampaşa’da "kendilerini satan" isimleri hedef aldığında olduğu gibi Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu da insanların baskı ve tehditle itirafçı yapıldığını söylüyordu bir süredir.

Bu açıklamalar doğrudur, AKP’nin bu isimlere baskı yapmadığını düşünmek için fazlasıyla saf olmak gerekiyor.

Ancak aynı şekilde bu tabloyu sadece baskıyla açıklamaya kalkmak da halkı saf yerine koymak oluyor.

CHP’nin siyaset yapma tarzı, aday belirleme yöntemleri ve tercihleri diğer düzen partileriyle aynı eksen üzerinden ilerliyor.

Parası olan patronlar, parti yöneticileri aday oluyor, sonrasında paraları ve koltukları riske girince de kendilerini kurtaracak olan yol neyse o mübah hale geliyor.

Kısacası AKP’nin saldırganlığı ne kadar doğruysa CHP içi çürüme haberleri de o kadar doğru.

Ortada çelişki değil, bir kez daha birbirini tamamlayan bir doğrultu var.

Bu nedenle de Böcek’in bu yönde bir başvuru yapmadım açıklaması, kimseyi tatmin etmiyor, inandırıcı da gelmiyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.