Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AKP'ye geçen Tugay vakit kaybetmiyor: Bayraklı'da anaokullarını Büyükşehir devraldı, çalışanlar 'işsiz kalmakla' tehdit edildi

İzmir'de daha önce kadın sığınma evini kapatan Bayraklı Belediyesi, şimdi de yoksul emekçi mahallelerindeki iki anaokulunu AKP’li Büyükşehir’e devretmek için harekete geçti. "Masraf" olarak görülen yuvalarda çalışan personelin zorla şirketi değiştirilirken, AKP ile çalışmak istemeyenler işten atılmakla tehdit edildi. Okulların AKP tarafından "yeni açılmış gibi" reklam malzemesi yapılıp yapılmayacağı da merak konusu.

Bayraklı Belediyesi'ne bağlı Pati İzi Anaokulu.

Aslı İnanmışık

Yayın Tarihi: 26.10.2026 , 14:40

İzmir'de AKP'nin Cemil Tugay adımıyla birlikte "butlan" kararı sonrası kaynama devam ediyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin (İzBB) AKP'ye teslim edilip seçmenlerin oylarının çalınmasının ardından Tugay hızla pek çok alanda adım atmaya başladı.

Tugay ve büyükşehir yönetimi, harekete geçirebildiği ilçe belediyelerinde AKP taktiklerini hızla devreye sokmaya başladı bile. 

İlk haber geçtiğimiz günlerde soruşturma geçiren ve eski belediye başkanı tutuklanan Bayraklı Belediyesi'nden geldi.

Belediyeye bağlı anaokullarının İzBB'ye devredileceği ortaya çıktı.

Yeni Parti'ye geçtiği duyurulan ve Cemil Tugay'la da arası iyi olduğu bilinen Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, belediye bünyesindeki iki anaokulunu AKP yönetimindeki İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne devretmek üzere düğmeye bastı.

Beş yıldır Bayraklı’nın yoksul emekçi mahallelerinde hizmet veren, okul öncesi eğitime erişimi olmayan ailelerin çocukları için paralı olsa da özel okullara göre daha uygun fiyatla faaliyet gösteren anaokullarının devri, yalnızca bürokratik bir el değiştirme değil.

Eğitimin piyasalaştırıldığı, ÇEDES ve benzeri protokollerle okulların tarikat ve cemaat kuşatmasına alındığı bir dönemde yaklaşık 100 çocuğun eğitim gördüğü bu yuvalar doğrudan AKP yönetimine teslim edilmiş olacak. 

Büyükşehir Belediyesi şimdilik anaokulu olarak kullanmaya devam edeceğini savunsa da, devirle birlikte anaokullarının kabeti belirsizliğini koruyor.

'Baştan beri niyet buydu, okullar masraf olarak görüldü'

soL'a konuşan bir belediye emekçisi niyetin en başından beri anaokullarından kurtulmak olduğunun gizlenmediğini söyledi:

Daha önce de gündeme gelmişti. Belediye Başkanı göreve geldiğinden beri anaokullarından kurtulmak istiyor. Bunu personel defalarca duydu. Masraf olarak görüldü bu okullar. Önce Meclisten Elif Bebek Anaokulu ve Pati İzi Anaokulu isimli iki okulun devir yetkisini aldı. Binaların kullanım hakkını devredebilmek için. Okullar BayBel şirketine bağlı. Şirket yönetim kurulu da ardından Büyükşehir'e devredilmesi kararı aldı. Bayraklı Belediyesi'nin kültür merkezlerinin giriş katlarında yaklaşık beş yıldır hizmet veriliyordu. Oraların kullanım hakkı geçiyor. Personel ve çocuklar da geçmiş oluyor.

Bu iki okul da daha yoksul mahallelere hizmet veriyor. 

Ücretsiz sanılmasın. 16 bin lira aylık ödemesi var ancak tam gün okul ve üç öğün yemek de dahil. Özel anaokullarında benzer koşullar bu fiyatın üç kat ve üzerinde. 

io
1985 yılında Diyarbakır'da doğan yeni Belediye Başkanı İrfan Önal, tekstil mühendisi. 2005 yılından bu yana CHP'li olan Önal, aynı zamanda tekstil patronu. Önal da, özellikle operasyondan sonra tutuklanmamasının ardından AKP'ye geçmesi muhtemel ilçe belediye başkanları arasında sayılıyor.

Emekçilere açık şantaj: ‘Ya AKP ya kapı önü’

Pazarlığın faturası yalnızca çocuklara ve velilere değil, bu kurumlarda alınteri döken emekçilere de çıkarılıyor. 

Kurumlarda görev yapan yaklaşık 30 personelin de Büyükşehir bünyesine geçirilmesi dayatıldı. Personel, değişiklikle birlikte İzBB'ye bağlı İzelman'a geçirilecek. Geçişi kabul eden personel evrakları teslim etti bile. Ancak geçişi yapılacak belediye çalışanları da AKP'ye bağlı çalışmak istemedi.

AKP’li belediyede çalışmak istemediğini belirten çalışanlarsa açıkça işten çıkarılmakla tehdit edildi.

Belediye çalışanının anlattığına göre, hak gasplarına ve zorla devire itiraz eden anaokulu personeline yönelik uygulanan bu baskı ve şantaj sonrası bazı çalışanlar yine de çalışmayı reddetti:

Personel AKP'li belediyeye geçmek istemediğini söyledi. Belediye Başkanı'na kadar bu durum iletildi ancak bir değişiklik olmadı. Çıkacaklara 'Tazminatını vereceğiz korkmayın' deniyor. İzelman'da işe başlatılacak olanlarsa işe yeni girmiş bir işçi statüsünde olacak. Ayrıca Cemil Tugay göreve geldiğinden beri, pek çok şirketten işten çıkarma yaptı. Devam edecekler 'bu durumdan bizi koruyacak bir şey olur mu' kaygısı içerisindeler. Bu sorulara cevap veren de yok. 

Kaç yıldır çalışanlar kıdemini kaybetmiş olacak. İşten çıkarılırsa ne olacak? Kaç yıllık hakkı yanacak işçiyi kim koruyacak? Bayraklı Belediyesi de geri işe alamam, orada ne olacağının garantisini de veremem diyor. Neredeyse 'size iş buldum gidin çalışın' deniliyor.

Belediye çalışanları bu okulların AKP tarafından reklam amaçlı kullanılabileceği uyarısını da yapıyor: "Daha şimdiden duyuyoruz, bu okulları yeni açmış gibi yapacaklar muhtemelen."

Bayraklı Belediyesi'nde yaklaşık iki yıl önce de kadın sığınma evi "Birkaç kadın geliyor" denilerek kapatılmıştı. Anaokulları da yine aynı dönem işten çıkarmalar ve hizmet fiyatlarına yapılan zamla gündeme gelmişti.

'Çocukların eğitim hakkını korumakla eğitim emekçilerinin haklarını savunmak birbirinden ayrı düşünülemez'

Bayraklı'daki gelişmeleri değerlendiren THTM İzmir Öğretmen İnisiyatifi de, okul öncesi eğitimin çocukların gelişimi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

 İnisiyatifin açıklamasında şöyle denildi:

"Okul öncesi eğitim, ailelerin ekonomik koşullarına ya da belediye yönetimlerinin siyasi tercihlerine bırakılamayacak kadar temel bir kamusal haktır. Özellikle emekçi mahallelerinde çocukların nitelikli, laik, bilimsel ve parasız eğitime erişimini sağlayan kurumların geleceği siyasi ve idari pazarlıkların konusu olmamalıdır. 

Üstelik burada yalnızca çocukların eğitim hakkı değil, bu hizmeti yıllardır sürdüren eğitim emekçilerinin çalışma ve iş güvencesi de söz konusudur. 

Çocukların eğitim hakkını korumakla eğitim emekçilerinin haklarını savunmak birbirinden ayrı düşünülemez. 

Asıl ihtiyaç, mevcut kurumların el değiştirmesi üzerinden yürütülen tartışmalar değil, okul öncesi eğitimin bütün çocuklar için eşit, erişilebilir ve kamusal bir güvenceye kavuşturulmasıdır.”


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.