Sayfa yolu
AKP'nin eğitim politikalarından patronlar da memnun değil: 'Ucuz ama nitelikli işçi' istiyorlar
Yayın Tarihi: 29.08.2023 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
20 yılı aşkın süredir iktidarda olan AKP, birçok alanda dönüşüm gerçekleştirdi. AKP iktidarında dönüşüme uğrayan ve söz konusu dönüşümlerin en çok hissedildiği alanlardan biriyse eğitim oldu. Gerici ve piyasacı saldırıya maruz kalan eğitim alanının zamanla içi boşaltıldı.
Eğitimde dönüşüme uğratılan kurumların başında ise üniversiteler geliyor. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üniversitelerde yaşanan dönüşümün en önemli adımlarından biri olan projesini, AKP'ye yakınlığıyla bilinen İbrahim Tatlıses'in sözlerine atıfta bulunarak "Bir dostumun bir ifadesi var, 'Oxford'u getirdik de gitmedik mi?' demişti. Biz de işte bunu yaptık. Şu anda 81 vilayetimizin tamamında üniversitelerimiz var" ifadeleriyle özetlemişti.
Aynı programa yerleştiler, aralarında 2 milyon kişi var
AKP iktidara geldiğinde Türkiye'de 76 üniversite bulunurken, 2022 yılı itibariyle üniversite sayısı 208'e ulaştı. 2001 yılında toplam üniversite kontenjanı 318 bin 775 iken, bu sayı 2023 yılında 923 bin 411'e ulaştı. Üniversite ve kontenjanlardaki artışla birlikte eğitim kalitesinin düşüşü de gündemde. Peki, artık Urfa ve diğer illerde "Oxford" var ama giden var mı?
ÖSYM'nin Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) dair yayımladığı tercih ve yerleştirme sonuçlarına göre; bu yıl tam 81 üniversite programını kimse tercih etmedi. Aynı bölüme yerleşen öğrenciler arasındaysa puan uçurumu oluştu. Buna göre; aynı bölümü tercih eden en yüksek puana sahip öğrenciyle en düşük puana sahip öğrenci arasında 375 puan farkı bulunurken, aynı programa yerleşen ve önümüzdeki aylarda sıra arkadaşlığı yapacak olan öğrenciler arasındaki sıralama farkı ise 1 milyon 990 bin 551 oldu.
Patronlar da memnun değil: 'Ucuz ama nitelikli işçi' istiyorlar
Eğitim alanına yönelik tartışmalar devam ederken, patronlar da AKP’nin eğitim politikalarından memnun değil. Patronlar, eğitim politikalarının, üretimin işgücü ihtiyacını gözeten bir tasarıyla uygulanmasını talep ediyor.
Öyle ki Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın katıldığı toplantıda söz konusu talebi tekrar dile getirdi. 'Ucuz ama nitelikli işçi' istediklerini deklare eden Ardıç, Işıkhan’a üniversite yerine beceri eğitimleri, çıraklık eğitimleri ve iş hayatına yönelik stajları önerdi.
'Sanayicilerin en önemli sorunu 'işçisizlik'
Ankara Sanayi Odası'nın ağustos ayı Oda Meclisi ile 2. ve 3. OSB Müteşebbis Heyet Müşterek Toplantısı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan'ın katılımıyla yapıldı.
Toplantının açılışında konuşan ASO Başkanı Ardıç, eğitim politikalarının revize edilirken üretimin işgücü ihtiyacını gözeten bir tasarımın ortaya koyulması gerektiğini belirtti.
TÜİK verilerine göre işsizliğin yüzde 10’a yakın olduğunu aktaran Ardıç, sanayicilerin en önemli sorununun ise “işçisizlik” olduğunu söyledi.
“Özellikle son dönem yetişen mühendislerden verim alamıyoruz” diyen Ardıç, mesleki eğitimin güçlendirilmesi, işgücüne yeni beceriler kazandırılması gerektiğini ifade etti.
Ardıç sözlerine şöyle devam etti:
“Birçok mühendis sanayi görmeden teorik bilgilerle çalışma hayatına başlıyor. Nasıl ki bir doktor, eğitiminin önemli bir kısmını hastanede hastaları görerek, uygulamalı olarak alıyorsa, mühendislik eğitiminin de aynı şekilde yapılması gerekiyor.”
'Britanya'nın CEO'su'nu örnek gösterdi
“Britanya'nın CEO'su” olarak anılan İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın üniversitelere dair açıkladığı kararları savunan Ardıç, üniversiteden mezun olunduğunda iş garantisi olmayan bölümlere kontenjan sınırı getirilmesi, düşük puanlar alarak üniversiteye giren öğrencilerin sayısının azaltılması gerektiğini belirtti.
“Hayatta başarılı olmak için üniversiteye gitmek zorunda değiliz. Onun yerine, potansiyelinizi gerçekleştirmenize yardımcı olacak türden beceri eğitimleri, çıraklık eğitimi ve stajlar ile aslında kendiniz ve ülkeniz için daha faydalı olabilirsiniz” diyen Ardıç, üniversite yerine çıraklık ve stajları savunarak 'nitelikli ve ucuz işgücü' talebini yineledi.
Asgari ücreti de devletin sırtına yıkmak istiyorlar
Ardıç, konuşmasının devamında yaklaşık iki ay önce açıklanan ve şimdiden açlık sınırının altında kalan asgari ücrete yönelik zammı da hedef aldı.
İşçi maaşlarının bir kısmının devlet tarafından karşılanmasını talep eden Ardıç, “İşveren üzerinde oluşacak yükün bir kısmının devletimiz tarafından karşılanması önemli bir husustur” dedi.
Ardıç, konuya ilişkin sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı:
“Zira son dönemde enflasyon oranının üzerinde artırılan asgari ücret işletmelerimizi zorlamaktadır. 2016 yılında uygulanmaya başlandığında brüt asgari ücretin yüzde 6’sı oranında olan asgari ücret desteği, bu oran dikkate alınarak sürekli hale getirilmelidir.”
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
