Breadcrumb
AKP'li Bozdağ'dan laikliği hedef alan hutbeleri aklama girişimi: 'Siyaset üstüdür'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 18.08.2025 , 18:15 Güncelleme Tarihi: 18.08.2025 , 23:44
Son dönemde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın cuma hutbeleri, laikliği hedef alan vurguları nedeniyle tartışmaların odağına oturdu.
15 Ağustos tarihli hutbede, kız çocuklarının mirastan mahrum bırakılmasının "kul hakkı" olduğu ve İslam hukukuna göre erkeklerin miras payının kadınların iki katı olabileceği savunuldu. Medeni Kanun'un kadınlara tanıdığı eşit miras hakkıyla çelişen hutbeye tepkiler büyüyünce AKP'li isimler savunmaya geldi.
Önce eski AKP milletvekili Bülent Arınç, Diyanet’in miras hakkı hutbesini “yersiz” bulmadığını ve laiklik ihlali olmadığını öne sürdü. Arınç’a göre hutbede İslam’daki miras ölçüsü anlatılmış, ancak bu herhangi bir zorlayıcı uygulamaya dönüştürülmemişti.
Diyanet'i takdir ve tebrik ettiğini belirten Arınç, kadının daha az miras almasını savunan hutbenin bir "görev" olduğunu söyledi:
"Eğer bu vaiz, hutbesinin sonunda 'Anlattığım miras sistemi bugünkü Medeni Kanun’da yer alan miras sisteminden çok daha iyidir. Bu sistem terk edilmeli ve anlattığım sistemin herkes için uygulanması mecburi olmalıdır' demiş olsaydı bu durum laikliğe aykırı bir eylem olurdu. Bugün de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hutbede İslam’daki miras hukukunu anlatması onun görevidir. Laikliğe aykırı bir eylem söz konusu değildir."
Vaizler devlet memuru, anlattıkları anayasaya karşı ama hutbeler 'siyaset üstü'ymüş!
Arınç'ın ardından TBMM Başkanvekili ve eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ devreye girdi. Bozdağ hutbelerin “siyaset üstü” olduğunu savundu ve “Hutbeler, kimsenin iradesini ve hürriyetini yok etmez, tercih hakkını ortadan kaldırmaz” ifadelerini kullandı.
AKP'li Bozdağ, türbansız dolaşmayı yasaklayan ve miras hakkını hedef alan hutbelerin "yaşam tarzına müdahale etmediğini" savundu:
"Hutbeler, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında ve üstünde kalınarak Kur’an ve sünnete göre hazırlanır.
Hutbelerde bazı İslâm hükümleri hakkında; bilgilerin aktarılması, hatırlatmaların yapılması ve öğütlerin verilmesi ve Müslümanların da bunlara uygun davranmaya davet edilmesi, kimsenin; dünyevi veya siyasi görüşlerine, tercihlerine veya yaşam tarzına bir dayatma ya da müdahale değildir. Çünkü hutbeler, kimsenin, iradesini ve hürriyetini yok etmez ve tercih hakkını ortadan kaldırmaz."
Ancak Bekir Bozdağ şu soruların yanıtını vermedi: Eğer hutbeler siyasetin dışında ve siyaset üstüyse, neredeyse her hafta kanunların düzenlediği ve siyasetin konusu olan haklar nasıl hedef alınabiliyor? Memur statüsündeki vaizler hazırladıkları hutbelerle kendilerine varlık imkanı tanıyan yasal zemine niçin saldırıyor?
Diyanet’in vaazları, dinin gereklerini anlatıyor gibi görünse de, anayasa ve yasalara aykırı bir biçimde toplumsal kuralları yeniden düzenlemeye çalışıyor. Bu durum sadece o hafta hedef alınan hakları değil, laikliği de tehdit ediyor.
Veriler ortaya koydu: En çok kadın ve aile konuşuldu
16 Ağustos 2024–15 Ağustos 2025 dönemindeki Diyanet hutbelerini inceleyen "Veriler Ne Diyor" adlı site, hutbelerin yalnızca dini öğüt vermekle kalmadığını; düzenli olarak kadın, erkek ve aile ilişkileri, kadınların giyim tarzı, ahlak, cinsellik ve içki gibi konuları işlediğini ortaya koydu.
En çok ele alınan temalar arasında yüzde 40 ile ahlaki ilkeler, kul hakkı ve israf yer alırken; aile, evlilik ve çocuk konuları yüzde 30 oranında işlenmiş. Hutbelerde aile “toplumsal düzenin temeli” olarak tanımlanıyor; evlilik, nikâh ve düğün adabı ile anne-babaya hürmet, gençlerin zinadan uzak tutulması gibi başlıklar, toplumsal kontrol mekanizması işlevi görüyor.
| Kadınlardan Diyanet'e cuma hutbesi yanıtı: 'Çenenizi kapatmayı öğreneceksiniz' |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.