Breadcrumb
AKP'de Rezan Epözdemir krizi: 'Akın Gürlek’i kuşatma altına aldılar'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 12.08.2025 , 08:42 Güncelleme Tarihi: 12.08.2025 , 08:47
Avukat Rezan Epözdemir, İstanbul’da "rüşvet", "siyasi-askeri casusluk" ve "FETÖ’ye yardım" iddiasıyla gözaltına alınmış, Epözdemir'in evinde ve işyerinde arama yapılarak dijital materyallere el konulmuştu. Ayrıca Epözdemir'in pasaportuna da dört ayrı suçtan tahdit konuldu.
Epözdemir'in gözaltı süresi uzatılırken, avukatın gözaltına alınması AKP'de yeni bir krize yol açtı.
Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar dün sosyal medya hesabından Rezan Epözdemir ile ilgili iddialarda bulundu.
Tayyar, "Rezan Epözdemir sorgusu ciddi bir krize dönüşmek üzere. Şüpheli, ısrarla cep telefonunun şifresini vermek istemiyor. Şifre krizi aşılamadığı için sorgu süresi uzatıldı" ifadelerini kullandı.
'Şüphelinin cep telefonunun açılma ihtimali, Uçum başta olmak üzere kimleri neden rahatsız etti?'
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum için Tayyar, "Uçum başta olmak üzere ‘hatırlı’ çok sayıda isim devrede, Başsavcı Akın Gürlek’i kuşatma altına aldılar" dedi. AKP'li Tayyar şöyle devam etti:
"Gürlek, İmamoğlu dosyasında bile görmediği yoğun baskı karşısında bunalmış vaziyette, şahsına yönelik iftira kampanyası başlatılmasından endişe duyuyor. Devrede olanlar cep telefonu şifresinin verilmesine karşı çıkarak soruşturmanın mevcut delillerle tamamlanmasını, serbest bırakılmasını istiyorlar.
Peki neden? Şüphelinin cep telefonunun açılma ihtimali, Uçum başta olmak üzere kimleri neden rahatsız etti?
Bu noktada Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a çağrım var: Başsavcıyı yalnız bırakmayın."
Benzer bir paylaşım da Külünk'ten: 'Ankara’daki bazı çevrelerde neden bu telaş?'
Tayyar'ın ardından benzer bir paylaşım da Metin Külünk'ten geldi. Külünk, Epözdemir'in gözaltına alınması için "Neden bu panik, Ankara’daki bazı çevrelerde neden bu telaş? İster iktidara yakın, hatta iktidarın merkezinde yer alan hatlarda olsun; isterse muhalefetin hatlarında… Bu panik neden?" diye sordu.
Külünk de Akın Gürlek üzerinde baskı kurulduğunu belirterek "Cesaretiniz varsa, soruşturmanın adil yargı sistemi içerisinde sürmesini engelleyecek hiçbir adım atmayın" dedi. AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da seslenerek, "Sayın Akın Gürlek’i, yürütülen soruşturma üzerinden baskılamaya çalışanlar, sizi yalnızlaştırmaya çalışanların ta kendileridir" dedi.
'Kimse İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını baskı altına alamaz'
Eski AKP MKYK Üyesi Mücahit Birinci'yse "Hiç kimse İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını baskı altına alamaz. Tüm olan biten gözümüzün önünde oluyor. Bu pervasızlığa müsaade etmek mümkün değil. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız, büyük bir cesaret ve özenle, hukuken kangren haline gelmiş meselelerin üzerine gidiyor ve 'bunlara asla dokunulamaz' denen şahıslara bal gibi dokunuyor. Azınlık elitlerine arka çıkanlarla kavgayı aleni yapmaktan da çekinmeyeceğimizi açık bir şekilde ifade ediyorum" ifadelerini kullandı.
Uçum'un avukatı: Müvekkilin herhangi bir soruşturma sürecine hiçbir müdahalesi söz konusu değil
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum ise avukatı aracılığıyla iddialara sosyal medyadan yanıt verdi. Açıklamada, "Müvekkilin isminin kim tarafından ve hangi amaçla olursa olsun hukuka aykırı kullanılması halinde tüm sorumlulara ilişkin her türlü yasal girişimde bulunulacağını kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız" denildi. Açıklama şöyle:
"10 Ağustos 2025 tarihinde başlatılan bir savcılık soruşturması kapsamında yapılan adli işlemler üzerine çıkan haberlerden sonra konuyla hiçbir ilgisi olmayan Müvekkilim Mehmet Uçum hakkında asılsız isnat ve iddialar ileri sürülerek paylaşımlar yapıldığı tespit edilmiştir.
Müvekkilin kamu görevine zarar verme kastıyla yapılan, hukuken ve vicdanen izah edilebilecek hiçbir yönü olmayan, haksız ve gerçeğe aykırı paylaşım ve haberlerle Müvekkile saldırıda bulunulması asla kabul edilemez.
Müvekkilin kişilik haklarını hedef alan, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs niteliğindeki paylaşımların tamamı asılsızdır. Müvekkilin herhangi bir soruşturma sürecine hiçbir müdahalesi söz konusu değildir.
Müvekkilin isminin kim tarafından ve hangi amaçla olursa olsun hukuka aykırı kullanılması halinde tüm sorumlulara ilişkin her türlü yasal girişimde bulunulacağını kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız."
'Olup bitenleri Erdoğan‘ın bilmesini istedim, mesajım adresine ulaştı'
Bu açıklamanın ardından paylaşım yapan Şamil Tayyar'sa polemik niyetinde olmadığını savundu.
"Mesajım açıktı, olup bitenleri Cumhurbaşkanımız Erdoğan‘ın bilmesini istedim. Mesajım adresine ulaştı, Cumhurbaşkanımızın ferasetinden asla endişe duymadım" dedi.
"Bu arada dava açan olursa yargıda hesaplaşırız" ifadelerini kullandı.
| Avukat Rezan Epözdemir’in gözaltı süresi uzatıldı |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.