Sayfa yolu
AKP Sözcüsü Çelik: Osmanlı da bizim Türkiye Cumhuriyeti de bizimdir
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 12.09.2022 , 18:24 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
AKP Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından açıklamalarda bulunan AKP Sözcüsü Ömer Çelik, "Osmanlı da bizim Türkiye Cumhuriyeti de bizimdir" dedi.
CHP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in İzmir'in kurtuluşunun 100. Yıl dönümü hakkında yaptığı konuşmaya dair konuşan Çelik, "Türkiye Cumhuriyeti'ni köksüz gibi göstermeye çalışırsanız, Atatürk'ü geçmişteki devlet adamlarıyla kavga ettirecek gibi konuşursanız yanlış bir yaklaşımda bulunmuş olursunuz" dedi.
'Osmanlı da bizim Türkiye Cumhuriyeti de bizimdir'
Çelik'in konuya ilişkin sözleri şöyle:
"CHP'nin geçmiş yıllarda düşürüldüğü tuzaklara düşmeye devam etmesi, uyarılmasına rağmen bu konuda ısrar etmesi bir kapasitesizlikten mi kaynaklanıyor; yoksa kör bir inattan mı kaynaklanıyor, bunun adını koymak zor. Geçmişteki devlet adamları ile Atatürk arasında zıtlık kurmaya çalışmak bu ülkeye fayda getirmemiştir. Bizim çok köklü bir tarihimiz, geçmişimiz var. Osmanlı da bizim Türkiye Cumhuriyeti de bizimdir.
Sürekli olarak bununla kavga etmemizin kimlerin işine yaradığını geçmişte pek çok olayda gördük. Avrupa'da herhangi devletin tarihini açın iyi kötü Roma İmparatorluğu'na bağlamaya çalışır. Ama Türkiye'de niye tarihinden koparmak, tarihiyle kavga ettirmek bir siyasetçi faaliyeti, CHP örneğinde görüldüğü gibi parti kimliği haline gelmiştir. Atatürk'ü ve Türkiye Cumhuriyeti'ni sürekli olarak herkesi kapsayacak değil de, toplumun bir kesimini ya da belli bir anlayışı dışlayacak şekilde değerlendirmeye almalarını anlamak güç. Atatürk'ün herkesin ortak değeri olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin hepimizin ortak evi olduğu anlayışı üzerine niye cümle kuramıyorlar?
Doğal olarak şu gündeme gelmiştir; 9 Eylül'de İzmir'in kurtuluşunda o direnişin anılması gerekirken, oradaki Yunan işgaline karşı duruş ortaya koyulması gerekirken niçin mesele tarih kavgasına döndürülmeye çalışılıyor? Bazı siyasetçi arkadaşlarımız Nutuk'tan ya da Atatürk'ün başka cümlelerinden bağlamından koparılarak cevap vermeye çalışıyor. Milleti birleştirmek, bütünleştirmek için kullanmıyorsanız da niçin dar siyasi kavgalarınıza lojistik sağlama, mühimmat sağlamak için kullanıyorsunuz? Atatürk Kurtuluş Savaşı'nın başkomutanı olarak en önemli isimlerden biridir. Burada hepimiz açısından ölçü şudur; Atatürk'ü Türkiye Cumhuriyeti'ni toplumumuzun tamamını bütünleştirecek, kapsayacak şekilde konumlandıranlar doğru iş yapıyor. Atatürk'ün ismini kullanarak, cümlelerini bağlamından kopararak, Cumhuriyetçi olduğunu söyleyenler yanlış iş yapıyorlar. Bu bir bakış açısı, yerli yerine oturmak gerekiyor. Yanlış isimler bu değerlendirmelerin dışında."
'Yunanistan haydut devlet olmamalıdır'
Türkiye-Yunanistan gündemine dair de konuşan Çelik, konuya dair şu ifadeleri kullandı:
"Yunanistan'ın yükseltmeye çalıştığı tahriklerin farkındayız. Tacizlere, fiili durum yaratma arayışlarına son vermeleridir, burası çıkmaz sokaktır. Sorunların masada çözülmesi için Türk diplomasisi yeterli kapasiteye, yol haritasına sahiptir.
Yunanistan'ın masadan kaçmayı bırakıp, sahada bu tip haydutluklardan uzak durması gerekir. Bütün sorunların çözüm yeri masadır. Yunanistan meşruiyetten uzaklaşıp haydut devlet olmamalıdır. Gece gündüz kendi ülkelerinde başka devletlerin ne kadar çok üs açtığını anlatmakla meşgul yönetim. Hiçbir şekilde barış için çözüm üretmede bir performans ortaya koyamıyorlar."
'Altılı masada mutabakata varılamıyor'
Altılı masa hakkında da konuşan Çelik, altılı masada mutabakata varılamadığını söyleyerek şöyle konuştu:
"6'lı Masa'da ortak siyaset çıkarmak, yeterince toplantı yapıldı. Anlaşıldığı kadarıyla en temel konularda bile herhangi şekilde mutabakata varılamıyor. Özelleştirmeden yana olanlar var, ciddi olarak karşı olanlar var. Suriye politikasında Esat rejiminin yaptıklarının nasıl zalimlik olduğuna dönük olarak vurgularda bulunanlar var, bunun tam tersini söyleyenler var. HDP'ye bakanlık verilmesi meselesi böyle. Birisi konuşuyor arkasından açıklamalar geliyor.
6'lı Masa'nın her konuda 6'lı düşünmesi, ortada bir masa olduğu izlenimini vermiyor. Buluşuluyor, tartışılıyor tekrar ayrılıyor. Herhangi bir siyasi mutabakat çıkmıyor. Bu onların iç problemidir. İstedikleri kadar oturur, konuşurlar. Artık 6'lı Masa diye bir bütünlükten bahsetmenin mümkün olmadığı net şekilde görülmüştür."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
