Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AKP neye hazırlanıyor: Özgür Özel ve CHP’li vekillerin dokunulmazlıkları kaldırılabilir mi?

AKP’nin CHP’ye yönelik saldırısı artarken gündemde dokunulmazlıkların kaldırılacağı yönünde iddialar var. Peki, süreç hukuki olarak nasıl işliyor ve AKP’nin bunu yapacak gücü var mı?

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 05.06.2026 , 11:41

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.


Yandaş medya bir süredir Özgür Özel’in ve Özel’e yakın isimlerin dokunulmazlıklarının kaldırılacağına yönelik çok sayıda haber yapıyor.

Bu haberleri, Özel ve Özel’e yakın vekillere yönelik son bir hafta için gelen üç ayrı fezleke talebi de doğrular nitelikte.

Yani belli ki AKP, Özel liderliğindeki CHP’ye yönelik yeni bir operasyon hazırlığında.

Peki, dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin süreç nasıl işliyor ve daha önemlisi, AKP’nin bunu yapacak gücü var mı?

Süreç kısa değil ama Meclis aritmetiği AKP’den yana

AKP iktidarı, dokunulmazlıkları kaldırmak istediği durumda sürecin aslında pek de kısa olmayan bir yol haritası var.

TBMM Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon toplanıyor, hangi fezlekelerin gündeme alınacağına karar veriliyor.

Bu tabloda özellikle son süreçte CHP’li isimlere dair üst üste gönderilen fezlekelerin gündeme alınacağı kesin gibi.

Bu adım sonrası önce Hazırlık Komisyonu süreci başlıyor, buradan çıkacak yasama dokunulmazlığının kaldırılması yönündeki karar Karma Komisyon’a geliyor, komisyon aynı yönde karar alırsa, dosyalar Meclis Genel Kurulu’na havale ediliyor.

Genel Kurul'da dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada, karar yeter sayısı (151) yeterli oluyor. Yani AKP ve MHP’nin vekil sayısı dokunulmazlıkların kaldırılmasına yetiyor.

Ancak aktardığımız üzere, bu süreç “kısa” bir süreç değil.

Hatırlanacağı üzere AKP, daha önce Kılıçdaroğlu'nun da desteğini alarak bu süreci hızlandırmış ve dokunulmazlıklar jet hızıyla kaldırılıp vekil tutuklamaların önü açılmıştı.

‘Hizaya getirme adımı’

Anayasa Mahkemesi eski raportörü ve yazarımız Ali Rıza Aydın, sürecin “hukuki” yol haritasına ilişkin soL’a değerlendirmelerde bulundu.

Öncelikle söz konusu dokunulmazlık başlığının kapsamına işaret eden Aydın, şöyle konuştu:

Yasama sorumsuzluğu ve dokunulmazlığı Anayasanın uzunca maddelerinden biri. Birincisi TBMM üyelerinin, 'Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Meclis'te ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisçe başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu' tutulamaması. İkincisi 'seçimlerden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen' bir milletvekilinin, 'Meclis'in kararı olmadıkça' tutulamaması, sorguya çekilememesi, tutuklanamaması ve yargılanamaması. Eğer seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmü varsa, bu hükmün yerine getirilmesi üyelik sıfatının sona ermesine bırakılıyor. Ancak Meclis kararıyla dokunulmazlık kaldırılırsa bu hüküm boşa düşüyor.

Seçme ve seçilme hakkının sonucu olarak hukuksal güvence, baskı ve tehdit altında olmadan temsil görevini yasama sorumsuzluğu ve dokunulmazlığıyla yerine getirme amacıyla getirilen bu kurumun siyasi faaliyet hakkının çürümesine koşut olarak baskı ve tehdit aracına, özellikle siyasal iktidarlar tarafından kasıtlı olarak ve keyfice kullanmaya dönüşme yolunda olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu durum milletvekilleri yararına, özdeş olarak kamu yararına getirildiği savlanan, siyasal iktidarın baskı ve tehditlerinden korunmayı amaçlayan bir düzenlemenin 'karşı uygulama'ya, 'hizaya getirme'ye dönüşmesi olarak da anlatılabilir. Uygulamada fezleke tehdidi, fezleke öncesine kadar uzanabilmekte, kişisel pazarlıklardan siyasi partiye tehdide dönüşebilmektedir.  

‘Bir kereye mahsusu olmak üzere Anayasaya el atma konusu oldu’

“Farklı zaman dilimlerinde farklılaşmakla birlikte Meclis'teki fezleke sayısının, kimi milletvekillerinde birden fazla olarak, milletvekili toplam sayısının iki katına çıktığı görülmekte” diyen Aydın, “Dokunulmazlığın kaldırılması düzen içi siyaset sahnesinde bir kereye mahsus olmak üzere Anayasaya el atma konusu oldu. 2016’da bir geçici madde (geçici 20) eklenmesinde AKP’nin attığı adıma muhalefet de katıldı. Dosyaların doğrudan işleme konulması ve dokunulmazlığın kaldırılması yetkisinin Meclis'in elinden alınması biçimindeki düzenlemeyi o dönemde düzen siyasetinin kısır döngüsü ve anayasayı sıradanlaştırma olarak nitelendirdik” şeklinde konuştu.

“Temsili demokrasinin koruyucusu olarak getirildiği savlanan dokunulmazlık, siyaset ve siyasetçiler üzerinde baskı ve gözdağı aracına dönüştürülmekte ki, güncel olarak kimi CHP milletvekillerine getirilmek istenen dokunulmazlığın kaldırılması girişimleri bu dönüştürmenin tipik örneği” değerlendirmesinde bulunan Aydın, “AKP hem Meclis'teki parmak sayısına hem muhalefet milletvekillerinin fezleke sayısına hem de dönüştürdüğü yargıya sarılıyor. Hukuksal tanımlamayla AKP tarafından infaz edilerek AKP ve sömürücü düzen koruyucusu yapılan yargı, muhalefet için kolları sıvayacak kadar kaotik ortamın içine itilmiş durumda. 2016’da terör ve teröristlerle ilişki, şiddete çağrı gibi gerekçelere dayandırılan geçici madde güncel 'arınma' tartışmalarına bağlı olarak yeni bir geçici maddeye dönüşür mü, Meclis içi niceliksel durumla dokunulmazlığın kaldırılması gerçekleşir mi bekleyip göreceğiz” ifadesini kullandı.

‘Meclis’ten bir umut ışığı beklemek de olanaksız gözüküyor’

CHP üzerindeki güncel operasyonun, bu operasyonla ortaya çıkan CHP’li milletvekilleri arasındaki bölünme ve Meclis içinde yaygınlaşan milletvekili transferlerinin fezlekeye dayandırılan gözdağının başka evrelere taşınabileceğinin emarelerini de verdiğini aktaran Aydın şöyle devam etti: 

"Yargılanıp hüküm giymesi sağlanacak üyelerin milletvekilliklerinin düşmesi ile milletvekili transferi arasındaki ağa takılanların nasıl bir tavır göstereceği gibi bir ikilemin yaşanması zaten ilkesiz siyasetin ve çürümenin dışa vurumundan başka bir şey değil. Bu çürümüşlük içinde dokunulmazlığın istismarının nerelere evrileceği, kaç milletvekilinin Meclis dışına çıkarılacağı, sandalye dağılımının nasıl olacağı konuları anlamsız kalıyor. Konunun kağıt üzerinde sahibi olarak gözüken Meclis'in birçok konudaki suskunluğu dikkate alındığında, oradan bir umut ışığı beklemek de olanaksız gözüküyor. Seçme ve seçilme hakkı, siyasal faaliyet hakkı elinden alınan halkı oyalayacak çok oyun var sahnede. Sömürü düzeninin siyasi temsilcileri iç çelişkilerle, polemiklerle uğraşır gözükürken halkın payına düşen yoksulluk, sömürü ve karanlık. Emekçiler oyunlarla oyalanmayı da sömürü ve karanlığı da istemiyor."

AKP’nin böylesi bir gücü var mı?

AKP iktidarı MHP’nin de desteğiyle birlikte sahip olduğu Meclis çoğunluğuyla bu yönde bir adım atma gücüne sahip.

Ancak siyaseten böyle bir güce sahip olup olmadığı son derece tartışmalı.

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, mutlak butlan kararı sonrası soL’a yaptığı değerlendirmede, “CHP’yi krize sokmanın iktidarı etkilemeyeceğini düşünmek saçmadır. Kuşkusuz bir baskın seçim filan teknik olarak AKP’ye yarayabilir. Bununla birlikte AKP’nin aldığı riski yönetip yönetemeyeceği birçok faktöre bağlı” demişti.

AKP’nin büyük bir güç ve meşruiyetle, büyük bir rahatlıkla hareket ettiğine dönük görüşlerin aksine, AKP’nin yaşadığı krize de işaret eden bu değerlendirme son derece önemli.

AKP’nin düzeni daha fazla krize sokabilecek adımlar atıp atamayacağı, bunun sınırları ve yaratacağı toplumsal tepkiden duyulan endişe, Meclis’te sahip olunan güçten daha belirleyici olacak gibi.

Dün soL’da yer verdiğimiz haberde, AKP’nin bir liste dahilinde bazı vekiller hakkında dokunulmazlıkları kaldırmaya hazırlandığını yazmıştık, bu adımın atılıp atılamayacağı da bu zorlu denklemin çözülüp çözülemeyeceğiyle yakından ilişkili.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.