Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AKP iktidarında sigara yasağı ve serbestisi: Sigara tüketiminde yeni rekor

Türkiye’de sigara tüketiminin tehlikeli seyri, amacından saptırılmış tütün kontrolü politikaları ile üretim ve ticareti teşvik eden politikaların vahim etkilerini göstermek bakımından uluslararası ölçekte en dikkat çekici örnek halini aldı.

Efza Evrengil

Yayın Tarihi: 06.03.2025 , 19:00 Güncelleme Tarihi: 11.05.2026 , 01:35

Sigara yasağının yaygın delinmesi hakkında şikayetler artıyor. Herkes bir deneyimini aktarıyor. Ben de öyle başlayayım. Geçenlerde arkadaş buluşması hatırına kırk yılın başı bir kafeye gittim. İçeri adım atmamla şaşırıp kaldım. İşletmenin tamamında sigara içiliyor. Kapalı alan leş gibi. Benim dünyadan haberim yok. İşletmeci, civardaki tüm işletmelerde aynı uygulama olduğunu söyledi. Zorunlu olarak aynı işletmenin açık alanında, dışarıda oturduk Şubat ayında. Sigara dumanından kaçalım derken tepedeki ısıtıcılardan beynimiz kavruldu. Tanıdık geldi mi?

Benzer gözlemler, şikayetler Saray’da da yankılanmış olmalı ki, aynı günlerde “Sağlık Bakanlığı tütünle mücadele politikasını güncelliyor” haberleri medyada boy göstermeye başladı. “Politika değişikliği”, “yeni yol haritası”, “çapraz denetim modeli”, “dizi yapımcılarıyla işbirliği” gibi fiyakalı sözlerle yeni bir hamle başlatıldığını duyduk bizzat Bakan ve Bakan Yardımcısı’ndan. Oysa aynı Bakanlık’ın 2024 Faaliyet Raporu’na göre, bütün bu kavramlar zaten uygulamada, zaten Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu (BMYK) işinin başında, zaten 2024-2028 Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı yürürlükte, zaten 81 ilde 7/24 harıl harıl denetim yapılıyor.

Rapora göre, 2018 yılından bu yana 5 bin 583 kişiye tütün denetçisi eğitimi verilmiş ve 2024’te yurt genelinde 888 bin 44 adet çapraz denetim gerçekleştirilmiş. Günde yaklaşık 2 bin 500 denetim ediyor. Muazzam bir performans. Kuş uçmuyor olması lazım. Kapalı kamusal aladan tütün ürünü tüketimini yasaklayan Kanun’a yüzde 100 uyum sağlanmış olması lazım. Ne var ki, yandaş medya yazarları bile ısrarla “Sigara yasağı kalktı mı?” diye hesap soruyor.

Hamle duyurusunun ardından, denetimlere ilişkin haberlerde belirgin bir artış oldu. Anlaşılan, denetim ekiplerinin yanına bir de muhabir ekleniyor günümüzde. İlginçtir, kapalı alan ihlallerinden daha çok, sokağa izmarit atılmasına ilişkin cezalar yansımış bu haberlerde. Birer tütün ürünü reklam mecrası haline gelen satış noktalarında ise denetim yapan ne bir Bakanlık, ne başka bir kurum, kimesne var.

Sigara yasağındaki sorun teknik veya bürokratik değil

Tütün tüketimini aşağı çekmede etkili olduğu bilimsel olarak gösterilmiş politikalar çok boyutlu ve birbirleriyle olduğu kadar tarihsel-toplumsal süreçlerle de yakından ilişkili. Kapalı kamusal alanda tütün ürünü tüketim yasağı bunlardan sadece birisi; diğerleriyle birlikte ele alınmalı, ancak ölçümü ve toplum tarafından algılanması kolay olduğundan tek başına da uygulamadaki durum hakkında iyi bir gösterge oluşturuyor. Yerli ve yabancı araştırmacıların yıllar içinde Türkiye’de yürüttükleri uyum araştırmalarında ihlal oranları, lokanta, kahvehane, kafe gibi ikram işletmelerinde olduğu kadar, hastaneler, okullar, kamu kurumlarında da oldukça yüksek.

İktidar cenahında bile açıkça dile getiriliyor: İhlaller istisna değil, norm haline geldi. Bu durum genellikle denetimin gevşemesi, kaynak eksikliği, kapasite yetersizliği, kanun delme eğilimi, ihmalcilik, ilgisizlik, kötü yönetim ile ilişkilendirilerek sunuluyor. Böyle çerçevelenince, çare teknik ve bürokratik iyileştirmelerde aranıyor. İhlallerin doğru toplumsal ve siyasal bağlam içinde ele alınmaması, Bakanlık’ın da işine geliyor; ekiplerin farklı il ve ilçelerde görevlendirilmesine dayalı çapraz denetim, uzaktan denetçi eğitimi, yeşil dedektör, tablet bilgisayar gibi parlak ama tamamen nafile çözümler ön plana çıkartılıyor. 2009’da başlayan ve daha ilk günden açılır kapanır panellerin Kanun’a aykırı şekilde icazet almasıyla şekillenen uygulamanın niteliği hiçbir zaman teknik ve bürokratik olmadı.

Sigara yasağı uygulaması ta başından beri bizzat Erdoğan tarafından, gaz-fren yöntemiyle, siyaseten gerektiği ve mümkün olduğu kadar, gelen tepkilere göre ustaca ayar verilerek yürütüldü. Kasten ilgili Yönetmelik çıkartılmadı; mevzuatla tanımlı, görev ve sorumlulukları belirli bir denetim mekanizması kurulmadı; geçici oluşturulan kapasiteler çok kısa sürede eridi, yok edildi. Özetle, sigara şirketlerinin ve ticari işletmelerin borusu öttü; çocukların, yaşlıların, hastaların, temiz hava solumak isteyenlerin sesi duyulmadı. Gittiğim kafedeki işletmeci kapalı alanda sigara içirme izni bulunduğunu açıkça ima ediyordu. O kadar pervasız, o kadar kendinden emin. Kapalı kamusal alanda tütün ürünü tüketmek kanunen yasak, ama siyaseten icazetli, serbest olmuş, öğrendik.

Perdelenen sigara serbestisi

Sözünü ettiğim icazet, sırf bugüne ait veya şu veya bu kafe işletmesine yönelik değil, ta Derviş’in serbest tütün piyasası vizyonunu yansıtan Tütün Kanunu’na kadar uzanıyor. İşte o vizyon, aşağıda değineceğimiz yılda 150 milyar adeti geçen sigara tüketimi ile semeresini şimdi tam veriyor.

Sigara yasağı ile tütünle mücadele kapsamında devreye sokulan diğer politikaların amacının halk sağlığı olduğunu sanan ve sıklıkla “AKP’nin tek doğru politikası sigara yasağıdır, altına imzamı atarım” tarzı sözler sarf eden muhalifler çok yanıldı. Yıllar içinde, bu politikaların ulusal ve uluslararası siyasi meşruiyet kazanma ve rejim inşası amacıyla, gerekli ve mümkün olduğu kadar, kullanılıp atıldığını, istenirse yeniden parlatılıp yeni hamle diye sunulduğunu gördük. AKP’ye ve liderine ahlaki üstünlük bahşeden bu politikaların bir hedefi meşruiyet ve rejim inşası idiyse, diğer hedefi Tütün Kanunu’nun “şartları yerine getirenler, ürettikleri tütün mamullerini serbestçe satabilir, fiyatlandırabilir ve dağıtabilirler” hükmü ile somutlanan sigara serbestisinin ve ulusötesi sigara şirketleri ile bu çerçevede yürütülen ilişkilerin gözlerden kaçırılmasıydı.

Türkiye’de tütün kontrolü sözde var, ama tütün ürünü üretimi ve satışının bir üst sınırı yok. 2002’de yürürlük kazanan Tütün Kanunu çerçevesinde, bandrollü sigara üretim kapasitesinin sınır gözetmeksizin teşviklerle büyütülmesiyle, sigara üretimi o günden bugüne istikrarlı biçimde her yıl ortalama 3,4 milyar adet artarak, günümüzde 200 milyar adet/yıl düzeyini aştı. İktidar, her ay ortalama 2 yeni sigara markasına piyasaya arz izni verdi. Son on yılda, her yıl yaklaşık 50 milyar adetlik sigara ihracatı gerçekleştirildi. TEKEL zamanı birkaç adet olan yurtiçinde satılan sigara markası çeşidi günümüzde 240’a ulaştı. Bugün piyasada, bu sigaraların yanı sıra, yüzlerce çeşit diğer tütün ürünü markası da iktidar tarafından ayrı ayrı piyasaya arz izni verilerek tüketime sürülüyor. Büyük oranda tavşana kaç tazıya tut yöntemiyle varlığına izin verilen bandrolsüz, yasadışı piyasada ise markalı/markasız yüzlerce ürün daha var. 

Tüketim patlaması

Bu yazının yazım tarihi itibariyle, Tarım Bakanlığı henüz 2024 sigara satışlarına dair resmi verileri yayınlamadı. Ancak Türkiye’de faaliyet gösteren ulusötesi sigara şirketlerinin 2024 yılına ait mali raporlarından Türkiye’de toplam sigara satışının 150,5 milyar adet olarak gerçekleştiğini öğrendik. 2023’te resmi sigara satışının 137,4 milyar adet olduğu dikkate alındığında, son bir yılda bandrollü sigara tüketiminin yüzde 9,5 oranında büyüdüğü anlaşılıyor. Diğer bir deyişle, bir önceki yıla göre 2024’te 13,1 milyar adet daha fazla sigara içilmiş Türkiye’de. Sigara tüketiminde yeni bir rekor. Daha üzücü olan, bu artışın, aşağıdaki grafikten izlenebileceği üzere, uzun süredir devam eden, son yıllarda aşırı ivmelenen, tehlikeli bir artış trendinin parçası olması. 

sigara

Kaynak: 2013-2023 için https://www.tarimorman.gov.tr/TADAB/Menu/22/Tutun-Ve-Tutun-Mamulleri-Da…, A.6 Tütün mamulleri istatistikleri. 2024 için https://philipmorrisinternational.gcs-web.com/static-files/53b2ac07-583…, Appendix 2. Erişim 6 Mart 2025.

Tarım Bakanlığı 2024 yılı tütün mamulü istatistiklerini yayınlamakta gecikti. Bakalım bunlar yayınlandığında, sigara tüketimi değeri ne olacak? Hep birlikte göreceğiz.

Sigara yasağı mı, sigara serbestisi mi etkili?

Bu tablodan, tütün kontrolüne ilişkin yürürlükteki mevzuat ve uygulamaların tüketimi aşağı çekmede etkili olmadığı sonucu açık bir netlikte ortaya çıkıyor. “Etkili olan nedir?” sorusunun yanıtı sigara serbestisinde gizli, ama bu zaten ulusötesi sigara şirketlerinin raporlarında alenen ortaya konmuş. Şirketler, 2024 yılı küresel satış hacmi, ciro ve kâr artışlarında Türkiye’deki sigara tüketiminin gitgide daha fazla önem kazandığını üstüne basa basa vurguluyor. Sigara devi Philip Morris International tüm dünyada sattığı sigaraların yüzde 12,7’sini Türkiye’de satıyor artık. Şirketin faaliyet gösterdiği büyük piyasalar arasında, 2024’te sigara piyasası hacmi olarak Türkiye’den daha büyük tek ülke Endonezya ve sigara piyasasının Türkiye’den daha hızlı büyüdüğü tek ülke Mısır. Dünya sigara piyasasının daralma trendinde olduğu bir dönemde, Türkiye piyasasından elde edilen yüksek kazancın korunmasının ve geliştirilmesinin kritik önemi üç büyük küresel şirketin raporlarında alenen yer alıyor.

Ne sigara yasağının bu kadar kolay ve hızlı kadük olması, ne de on yıldan daha uzun süredir dünya trendinin aksi yönde tütün tüketimi patlaması yaşanması şaşırtıcı olmamalı. Türkiye’de sigara tüketiminin tehlikeli seyri, amacından saptırılmış tütün kontrolü politikaları ile üretim ve ticareti teşvik eden politikaların vahim etkilerini göstermek bakımından uluslararası ölçekte en dikkat çekici örnek halini aldı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.