Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Akın Gürlek-Özgür Özel soruları ve sızıntının kökleri: Gerçekten neler oluyor?

Özgür Özel'in Akın Gürlek'le anlaştığı, bu nedenle CHP'ye ulaşan belgeleri kamuoyuna duyurmadığı öne sürülmüştü. Özel dün bu iddialara yanıt verdi, yanıtın merkezineyse AKP içi krizi ve taht savaşını koydu. Özel'in bu çıkışıyla birlikte tablo çok daha karmaşık bir hâl alırken, belgelerin doğruluğu ya da yanlışlığı da bu çıkışla birlikte önemini yitirdi. Artık akıllarda çok daha başka sorular var.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 24.12.2025 , 13:24

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 8 Aralık’taki Meclis konuşmasıyla başladı her şey.

Özel, AKP’li vekillere seslendiği konuşmasında alışılmışın dışında ifadeler kullandı.

“Yok başsavcıya ait MASAK raporu, yok mal varlığı, yok villa tapusu, yok yüz milyonluk villa almaya niyet, yok Lüksemburg’daki çift maaş, yok efendim senfoniler ıvırlar zıvırlar…”

Bu sözleri Akın Gürlek hakkında kendisine belge yollayan AKP’lilere, daha doğrusu AKP’li vekillere dönerek dile getiriyordu Özel.

Ancak cümlenin sonuyla başı arasında gerçekten derin bir uçurum vardı.

Sözleri “ıvır zıvır” değil, çok önemli iddiaları içeriyordu ama sonuç olarak üstü kapalıydı bu mesajın.

Şimdi biraz geriye gidelim…

Yer yine Meclis, bu kez tarih 4 Kasım 2025.

“Başsavcılık görevinin ve maaşının yanında başka bir gelir elde ettiniz mi resmi yoldan? Yarın akşama kadar bu sözlü soruma cevap bekliyorum. Cevap gelmediği takdirde yarın akşamki mitingimizde bu sözlü sorumun cevabını verdikten sonra tüm basın yayın organlarına ilgili belgeleri yolluyorum. Sözlü sorumun süresi yarın akşam bitiyor.”

Özel, Akın Gürlek’e verdiği mühletin sonunda Gürlek’in Eti Maden’in Lüksemburg’daki işletmesi üzerinden maaş aldığını açıklıyor, görevinden derhal istifa etmesi gerektiğini söylüyordu.

Gerçekten önemli bir iddiaydı bu.

Ancak bu açıklamanın ardından tartışmanın ekseni bilinçli olarak kaydırıldı.

“Akın Gürlek Eti Maden'in yurt dışı işletmesinin yönetimine ne zaman atandı, ne zaman istifa etti?”

Tartışmaların merkezine bir anda bu sorular yerleşti.

Oysa o sırada ister bakan yardımcısı olsun ister olmasın, tarihlerin de bu bilginin de hiçbir önemi olmadığını soL’da yazmış, Gürlek’in çift maaşının her durumda suç olduğunu vurgulamıştık.

Bu gelişmenin üzerinden bir aydan uzun süre geçti ancak hiçbir somut adım atılmadı, CHP de bu işin peşini bıraktı.

Özel, Gürlek'e ilişkin Lüksemburg belgelerini kendi duyurmuş, tüm gazetelere de servis etmişti.

CHP'nin değişen tavrının arkasında neler var?

Şimdi gelelim yeniden bugüne.

Gürlek’in "huzur hakkı" adı altında ayda 26 bin lira almasını haklı olarak büyük gündem yapan, Başsavcı hakkında sürekli olarak “seyyar giyotin” diyen Özel, aradan geçen bir ayın sonunda Gürlek'le ilgili kendisine iletilen belgelere ilişkin neden “Yok başsavcıya ait MASAK raporu, yok mal varlığı, yok villa tapusu, yok yüz milyonluk villa almaya niyet, yok Lüksemburg’daki çift maaş, yok efendim senfoniler ıvırlar zıvırlar…” diyordu?

Açık açık "bana belge göndermeyin" seslenişin anlamı neydi?

Üstelik ortada "ıvır zıvır" denilebilecek bir şey de yoktu.

Önceki gün birçok basın kurumuna iletilen bir e-mail büyük gündem oldu.

Maili atan kişi CHP’li olduğunu söylüyor, Özel’in Gürlek'le ilgili çok önemli belgeleri ısrarla gündeme getirmediğini iddia ediyor ve bir anlaşma yapıldığını söylüyordu.

İddialar ağırdı.

İletilen mailin eklerinde Gürlek’in iki ayrı tapu işlemi ve noter belgeleri yer alıyordu.

Yine söz konusu mailde aynı zamanda CHP’nin 17 Aralık’ta yaptığı, Savcılığa teslim için hazırladığı bir suç duyurusu belgesi vardı.

İlgili mailden, bu başvurunun durumu kurtarmak için yapıldığı iddiası çıkıyordu. Tezi "Özel ile Gürlek anlaştı" olan bu mailde, söz konusu suç duyurusu belgesinin de tamamına bu bağlamda yer veriliyordu.

CHP tarafından Gürlek'e ilişkin hazırlanan suç duyurusu metni

Özel'in açıklaması ve akla gelen sorular

Aralık ayının en azından başından bu yana CHP’de bulunan belgeler, 17 Aralık’ta savcılığa teslim edilmiş. 

Bu belgelerin ortaya çıkışı ise 23 Aralık’ta gazetecilere iletilen “Özgür Özel-Akın Gürlek anlaştı” temalı mail.

Peki, gerçekten neden kamuoyuna duyurulmadı tüm bunlar?

Özgür Özel, ortaya atılan bu iddialara ve gelen eleştirilere ilişkin dün Meclis Grup toplantısında konuştu:

“Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gidin, bakın bakalım. CHP kendisine AK Partili kaynaklardan iletilen hangi istihbaratları yollamış. Bize gelen ve doğruluğundan emin olduğumuz hiçbir bilgiyi gizlemeyiz. Gereğini yapmıyorlar ayrı. Ama bunu AK Parti içinde birbirine operasyon çekenler, kendi planlarınca CHP’yi kullanarak bir taht savaşı yapıyorsa; ben önce onu bir Ankara Cumhuriyet Başsavcısı’na bir göndereyim bakalım. Devletin kayıtlarına geçsin. Bunlar önce birbirini yesin. Nasıl olsa o bilgiyi kimin oraya yolladığı, tarihiyle, sayısıyla belli. Şu kadarını söyleyeyim; fındık kadar aklınızla Türkiye’nin kurucu partisini kendi içinizdeki taht savaşlarına, evlatların, mahdumların, bakanların, bakan eskilerinin kendi içinizdeki kirli savaşına alet edemezsiniz. Düştüğünüz çukurda boğulun.”

Özel’in konuşmasından anlaşılan, belgelerin doğruluğuna dair şüphe olsa da asli konu bu değil.

Yeniden 8 Aralık’ta yaptığı ilk konuşmaya dönelim:

“Arkadaşlar ben mi atadım savcıyı? Bu bilgileri bana yollayıp benim söylememi söylüyorsunuz. Akın Gürlek’i atayana gidin konuşun. Yok Akın Gürlek Adalet Bakanı olacakmış, yok bunlar konuşulsun. Benim umrumda değil Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olması, sizin iç meseleleriniz benim umrumda değil. Akın Bey de ne zaman isterse bize ulaştırılan belgelerin hepsini ona verelim.”

Daha önce “seyyar giyotin” dediği Gürlek’e “bey” hitabı eleştirileri CHP içinden yükselirken, biz asıl konuyla devam edelim.

Özel’in iki konuşması yan yana gelince asıl konunun belgelerin doğruluğu, sahteliğinden çok, AKP içi kavga olduğu anlaşılıyor.

Yani Özel, AKP içi taht kavgasında basamak olarak CHP’nin kullanılmasına set çektiğini ima ediyor.

Bu sözler sonrası Özel’e belgelerin AKP içinden geldiği artık bir iddia değil, doğrudan Özel’in teyit ettiği bir bilgi halini almış durumda.

Hatırlanacağı üzere eski AKP’li vekil ve MKYK üyesi Metin Külünk, geçtiğimiz aylarda katıldığı bir televizyon programında AKP içinde İmamoğlucu bir ekip olduğunu söylemiş, buraya bilgi aktığını da ima etmişti. Yani AKP içinden CHP’ye bilgi akışı oluyor, hatta bir ekip Erdoğan’ı İmamoğlu’na ikna etmeye çalışıyordu, Külünk’ün iddiası buydu.

Bu iddianın bütünü için ve sızıntının kaynağının bu iddia edilen ekip olduğunu söylemek güç olsa da AKP içinden bilgi akışının teyitlenmesi önemli bir başlık.

Ancak burada önemli bir diğer başlık, Özel’in bu akışı durdurmaya yönelik çıkışı.

Özel’in hangi nedenle “Benim umrumda değil Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olması, sizin iç meseleleriniz benim umrumda değil. Akın Bey de ne zaman isterse bize ulaştırılan belgelerin hepsini ona verelim” sözlerini kullandığı bu tabloda tam olarak yerli yerine oturmuyor.

Akışın kaynağı zaten başından bu yana, Özel’in de söylediği üzere, AKP içindeki güç savaşıyla yakından ilişkili.

Gürlek’in Adalet Bakanı olmak istediği iddiası AKP içindeki kliklerin zaman zaman gündeme getirdiği bir fısıltı konusuyken şimdi açık açık Özel tarafından ilan edilmiş oldu.

Yani Özel bir yandan AKP içindeki bir kırılmayı ortaya koyarken, diğer yandan da bilgi akışı kanalına teker koymuş, en azından rekabet halindeki diğer isimlere önlem için bilerek ya da bilmeyerek zemin sunmuş oldu.

Özel’in bu çıkışı ve belgeleri kamuoyuna hiç duyurmadan savcılığa teslim etmesi, dediği gibi AKP’nin içine düştüğü çukurda boğulmasına mı, yoksa alacağı önlemleri artırmasına mı yol açacak bilinmez.

Ancak ortada olan en temel gerçeklerden biri, AKP içindeki kavganın her anlamıyla kontrolden çıktığı bir aralıkta, CHP cephesinden gelen bu çıkış olacak gibi görünüyor.

Bu, belgelerin açıklanıp açıklanmamasından çok daha kritik gibi görünüyor.

CHP içinde neler konuşuluyor?

CHP içinden görüştüğümüz kimi kaynaklar, Özel’in içerik olarak çok önemli olmakla birlikte dün ortaya çıkanlardan çok daha “küçük” görülebilecek Lüksemburg belgeleri için aldığı tutumla bu konuda aldığı tutumun farkını tam olarak kavramanın zor olduğunu dile getiriyor.

AKP içinden CHP'ye belge geldiğinin sır olmadığını da belirten kaynaklar, bunun durmasına yol açabilecek çıkışa anlam veremediklerini, burada Özel'in açıklamadığı bir planı olabileceğini dile getiriyor. Ancak bu planın ne olabileceğine dair henüz bilgilerinin olmadığını da ekliyor.

Öte yandan hizipli yapısı ve konuşulanların hızlıca dışarı çıkmasıyla ünlü CHP’de, en azından 8 Aralık’tan bu yana bu belgelerin hiçbir şekilde sızmaması da dikkat çekici bulunuyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.