Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Akil insan' mı, AKP karşıtı mı, arabulucu mu: Hüseyin Çelik'in suçlarını yeniden hatırlatıyoruz

Bugünlerde yine kendini ortaya atan ve "akil insan" olarak lanse edilmeye çalışılan AKP'nin kurucuların, eski bakan Hüseyin Çelik zamanında sözcülüğünü bile yaptığı partisiyle kendisinin suçlarını unutmuş gibi. Biz hatırlatalım.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 07.06.2025 , 10:15 Güncelleme Tarihi: 08.06.2025 , 02:38

Geçtiğimiz günlerde aralarında eski bakanlar, milletvekilleri, akademisyenler ve hukukçuların da yer aldığı 19 isim, kamuoyuna bir Demokrasi Platformu imzalı bir "Adalet Çağrısı" metni yayımladı.

Metinde "hukukun üstünlüğü, adalet, kuvvetler ayrılığı" vurgusu yapıldı. "Kayyım atamalarına ve KHK uygulamalarına son verilmesi, anayasal toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanan vatandaşlara yönelik orantısız müdahalelerden kaçınılması" gerektiği ifade edildi.

'Akil insanlar devreye girmeli'

Aralarında eski AYM Başkanı Haşim Kılıç, eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay gibi isimlerin de olduğu metinle ilgili günlerdir açıklamalar yapan AKP’nin kurucularından ve eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, "Türkiye'ye zarar veren bu tansiyonu düşürmek için bazı akil insanların devreye girmesi lazım" dedi.

ANKA Haber Ajansı’nın sorularını yanıtlayan Çelik, imza attığı bildiriye ilişkin "Kimse durup dururken can sıkıntısından bildiri yayınlamaz. Üstelik bu bildirinin birçok kişi tarafından da hoş karşılanmayacağını veya tepkilere yol açacağını bildiğiniz halde böyle bir bildiri yayınlıyorsanız bunun mutlaka çok önemli bir gerekçesi olması lazım” diye konuştu. 

'Cumhuriyetiniz demokratik cumhuriyet değilse beş para etmez'

Çelik'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"İslam toplumlarının temel birkaç özelliği var. Bu petrol zengini olan Körfez’deki, sonradan görme ülkelerin dışındaki İslam alemi maalesef aç ve sefildir. Cehalet diz boyudur. Bu ülkelerin büyük bir çoğunluğunda ülkeleri diktatörler idare ediyor ve genel hayata ahlaksızlık hakimdir.

Eğer cumhuriyetiniz demokratik cumhuriyet değilse beş para etmez o cumhuriyet. Demokratik olmadıktan sonra cumhuriyet olmuş, monarşi olmuş o da fark etmez. Bugünkü sistem Türkiye'yi ileriye götürebilecek bir sistem değil. Bu Türk tipi başkanlık sistemi veya Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye'ye yaramamıştır. Bütün yetkilerin bir elde toplandığı bir yapı demokratik bir yapı değildir ve Türkiye'nin mutlaka arızaları giderilmiş parlamenter sisteme dönmesi gerekiyor."

"Kutuplaşmanın, gerginliğin sona ermesi gerektiğini" savunan Çelik ayrıca "Bizim dünyadaki itibarımız ve içerdeki demokratik işleyişimiz Gezi olaylarıyla birlikte bozuldu. Çünkü Gezi olaylarıyla birlikte biz özgürlükleri güvenlik kaygılarına feda etmeye başladık" dedi.

Hüseyin Çelik'i yakından tanıyoruz

18 Nisan 1999 Milletvekili Genel Seçimleri'nde DYP’den Van Milletvekili seçilen Hüseyin Çelik, 3 Temmuz 2001’de DYP’den istifa ederek AKP'nin kurucuları arasına katıldı. Hüseyin Çelik, Grup Başkanvekili, Kültür Bakanı, Milli Eğitim Bakanı ve AKP Sözcüsü olarak görev yaptı. 

AKP'ye karşı yayımladıkları bildiriyi savunurken bile AKP'li kavramlar kullanan, şimdilerde Ankara’da "Hece Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Vakfı" Başkanlığı yapan Hüseyin Çelik'i yakından tanıyoruz.

Çelik, bugün kamuoyunda, sanki yıllarca partide yöneticilik yapmamış, gerici ve piyasacı uygulamanın yürütücüsü olmamış gibi "akil insan" ilan edilmeye, "demokrasi" savunucusu yapılmaya çalışılıyor.

Zaman zaman ortaya çıkıp AKP'ye "ayar veriyor" gibi gözüken ancak kendisini ve yaptıklarını aklayan Hüseyin Çelik aslında her fırsatta AKP'nin ilk yıllarında yapılanları meşrulaştırmaktan geri durmadı: "Sizi bilmem ama ben şahsen, nazar değmeden önceki Türkiye‘yi özlüyorum."

Gerici eğitim müfredatının imzacılarından biriydi

59 ve 60. AKP hükümetlerinde Milli Eğitim Bakanı olarak görev alan Çelik, gerici eğitim müfredatının hayata geçirilmesinde, yandaş ve imam hatip çıkışlı isimlerin okul yönetimlerine getirilmesinde başrol oynadı.

Zorunlu din dersi dayatmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanı olduğu dönemde yaptığı açıklamalarla da hatırlanan Çelik, “Anayasa orada durduğu sürece, hiç kimse Din Kültürü dersini zorunlu olmaktan çıkaramaz. Hindistan veya Japonya’da olsaydınız, ders Budizm, Şintoizm ağırlıklı olurdu. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, nüfusunun yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede öğretilen bir şeydir” diyerek tepkilere "yanıt" vermişti.

Üniversitelerde ve kamu kurumlarında türban tartışmalarının olduğu dönemde yasaları uygulayan rektörleri tehdit eden Çelik, rektörlerin "haddini bilmesi" gerektiğini, ve türbanın artık "serbest olduğunu" dile getirmişti.

Çelik, bakanlığı döneminden 60 din kültürü öğretmenini milli eğitim müdürü yaptığını da bir soru önergesine verdiği yanıtta açıklamıştı.

hu

Dindar ve kindar nesil projesinin temelini attı

AKP'nin kindar ve dindar nesil projesinin alt yapısını bakanlık yaptığı iki dönem boyunca oluşturan Çelik, ODTÜ'de öğrencilerin Erdoğan'a karşı ayağa kalkmasına ilişkin ise "Dün bütün Türkiye muhteşem bir olaya tanıklık etti. Kendi yapımımız olan Göktürk 2 uydusu fırlatıldı. Bunda emeği olan, başta Sayın Başbakanımız olmak üzere herkesi tebrik ediyorum. ODTÜ’deki iflah olmaz ulusalcıların protestosuna ne dersiniz?” ifadelerini kullanmıştı.

Çelik sadece eğitim alanında değil tüm alanlarda AKP'nin saldırgan politikalarının sözcülüğünü de yaptı. Gazeteciler tutuklandığı dönemde "En iyi darbeci gazetecilerden olur" diyen de, YGS'de şifre skandalı ortaya çıktığında "Bu YGS sınavında en ufak güvenliği ihlal eden herhangi bir olay yaşanmamıştır" diyen de Çelik'ti.

Dekolte 'alerji'si sunucuyu işten attırmıştı

Çelik, 2013 yılında katıldığı bir televizyon programında "Bir kanaldaki, yarışma programında sunucu öyle bir kıyafet gitmiş ki olmaz bu yani. Kimseye karıştığımız yok ama çok aşırı. Dünyada da kabul edilemez” demiş, bu sözler sonrasında sunucu Gözde Kansu işten çıkarılmıştı. Çelik gelen tepkiler sonrasında yaptığı açıklamada ise AKP'lilerin en tipik özelliklerini sergileyerek şöyle demişti:

"Sonrasında isimlendirmeler, yakıştırmalar medya tarafından yapıldı. Bir kez daha söylüyorum. Duyarlılığımız toplumun genel duyarlılığıdır. Bir birey, bir TV izleyicisi veya bir politikacı olarak bir konuda görüşümü dile getirmek de benim en tabii hakkım ve ifade özgürlüğümdür. TV programındaki sözlerimden yola çıkarak 'hayat tarzına müdahale ediliyor' gibi bir istismar konusu çıkarmak kötü niyetli bir çabadır."

'Medusa'nın Salı' belgeselinin müzikleri albüm olarak yayında
ms

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.