Sayfa yolu
Akbelen'de yaşananları özetledi: Devlet özel bir şirketi koruyor, köylünün karşısına askeri dikiyor
Yayın Tarihi: 25.07.2023 , 12:37 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Muğla’nın Milas ilçesi Akbelen Ormanı’nda Yeniköy Kemerköy Termik Santrali için ağaç kesimine gelen yıkım ekipleri sabah 5.30'ta jandarma ve TOMA araçlarıyla birlikte baskın yapmıştı.
Dün ormanda ağaçların kesilmesine karşı çıkan köylülere jandarma biber gazıyla müdahale etmiş, 8 kişi gözaltına alınmış, 4 kişi yaralanmıştı.
Gözaltına alınanlar arasında avukat İsmail Hakkı Atal ve Muğla Çevre Platformu Eş Sözcüsü Fidan Eroğlu da vardı. Gözaltılar sırasında Atal'ın yere yatırılıp ters kelepçe takıldığı aktarıldı. Bölgede bulunan yurttaşların aktardığına göre, Atal'ın o esnada yaralanması sonucunda, polis ekipleri gözaltı işlemini de başlatmamaya çalıştı. Avukatın itirazı sonucu gözaltına alınanlar, işlem sonrası ifadeleri alınıp serbest bırakıldılar.
Polis ve jandarmanın, bugün Akbelen Ormanı girişinde 3 farklı noktada arama yapmaya devam ettiği aktarıldı. Alana giriş hâlâ yasaklanmış durumda.
Diğer yandan, İstanbul ve İzmir'den direnişe destek için ekiplerin gelmeye başladığı ve direniş alanının kalabalıklaştığı öğrenildi.
'Çok hazırlıklı, organize geldiler'
İkizköy direnişinden Esra Işık, dün yaşanılanları ve alandaki son durumu aktardı. Işık, şunları söyledi:
"Dün çok hazırlanmış, çok sert şekilde geldiler. İletişimi engellemek adına sinyal kesici kullanmaktan yüzlerce jandarma ve TOMA getirmelerine kadar çok organizeydiler. Elimiz kolumuz bağlandı. Evde telefonlarımızın bir nebze daha iyi çekmesi sonucu insanlara ulaşabildik ve alanda kalabalıklaşmaya başladık.
'Koah hastaları, yaşlılar vardı, umursamadılar'
Destek geldikten ve kendimiz toparlayabildikten sonra bariyerlere kadar geldik. Ormanlara giriş yasağı var, ama bu yasak yangınlardan dolayı. Kesim için gelen ekiplerin de girmesi yasak bu kapsamda, ama içeri alıyorlar, kesimi durdurmaya çalışan bizi almıyorlar. Yaptıkları hukuksuz eylemleri kendilerine anlatmaya çalıştık, ama onlar dinlemediler. Kesim için emir almışlar, gözümüzün içine dahi bakmıyorlardı, ama haklı olduğumuzu gayet iyi biliyorlardı.
İçeri girmeye çalıştık, ancak sert bir müdahaleye maruz kaldık. TOMA'lardan sular sıkıldı. Aramızda koah hastaları, yaşlı teyzeler vardı, anlatmaya çalıştık, ancak umursamadılar. Anneannem baygınlık geçirdi, hastaneye kaldırıldı.
Bizim için çok zor bir gündü. Cop da yedik, dayak da yedik. Barikatlarla birlikte bizi aşağı doğru sürdüler. Arkadan yüzümüze bakıp güldüler, psikolojik baskı da devam etti. Avukatımızla birlikte 7 arkadaşımız gözaltına alındı. Gecesinde serbest bırakıldılar.
'Devlet, özel bir şirketi koruyor'
Şimdi yine alandayız. Köylülerle, yaşam savunucuları dostlarımızla birlikte. Bu ormanı savunacağız. İki senedir devam ediyoruz buradaki nöbete, bir an bile yalnız bırakmadık burayı. Yine bırakmayacağız.
Bir yandan hukuki süreç devam ediyor, ama dinlemiyorlar. Karşıda korunan bir şirket var. Devlet, özel bir şirketi koruyor. Köylünün karşısına kolluk kuvvetini, askeri dikiyor. Neden biz hep aynı manzarayla karşı karşıya kalıyoruz. İki sene önce direnişi başlattığımızda da aynı şeyleri yaşamıştık. Orman korunmuyor, ormanda yapılan kesim korunuyor. Böyle bir saçmalığın, densizliğin içindeyiz.
'Giderek çoğalacağız'
Nöbet devam edecek. Giderek çoğalacağız. Destekler geliyor, gelmeye devam edecek. Kamuoyunda çok büyük bir baskı oluşmuş durumda. Bizim talebimiz, ilgili karar verici kurumların, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın, Orman Genel Müdürlüğü'nün bu projenin yürütmesini iptal etmesi. Devletin görevi ormanı korumaktır, şirketlere peşkeş çekmek değildir.
Bu dava henüz bitmedi. Muğla Milas İdari Mahkemesi'ndeki hakimlere sesleniyoruz. Bununla ilgili doğru kararı versinler. Acilen iptal ettikleri yürütme durdurma kararını da tekrar versinler, vermek zorundalar."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.