Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ahmet Hakan’ın ‘One Minute’ manşeti ve gerçekler: 8 maddeyle açıkladık, yandaşlara yetmedi…

Dün yaşananlar gerçekten tarihiydi. Hem İsrail hem de ülkemizde AKP iktidarı destekçisi olan yandaşlar aynı anda çok mutluydu. İkisinin de mutluluk kaynağı aynı kişi, Trump oldu. Bu ortak kaynak yandaşların canını sıkınca, Netanyahu onlardan daha mutlu görününce yandaşlar bayat bir ‘one minute’ şovu yapmaya çalıştı ama tutması oldukça zor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 14.10.2025 , 11:53 Güncelleme Tarihi: 14.10.2025 , 17:57

İnsanlık tarihinin gördüğü en barbar katliamlara tanık olduk Filistin’de.

İsrail adlı soykırım makinesi dün Trump’ın da bizzat İsrail meclisinde teyit ettiği üzere ABD’nin ölümcül silahlarıyla Gazze halkına ölüm yağdırdı.

Yine Trump’ın İsrail meclisinde söylediği üzere bu silahların da desteğiyle bir “zafer” kazandı.

İsrail meclisinde tanık olduğumuz bu utanç verici karşılıklı övgü sahnesinde tek bir onurlu an vardı. Meclis’teki iki komünist vekil, hem Trump hem de Netanyahu’nun karşısına dikildi ve gerçekleri haykırdı.

Bir yanda, İsrail meclisinde bunlar yaşanırken, diğer yanda günlerdir Trump övmekten baygın düşen AKP’li yazarların ne yapacaklarını şaşırdığını gördük.

"Nobel Barış Ödülü'nü almalı" dedikleri isim İsrail meclisinde soykırım makinesine övgüler yağdırıyordu.

En azından görüntüyü kurtarmaları gerektiğini düşündüler ve devreye yine içi boş bir “one minute” şovunu sokmaya kalktılar.

Burada önce Anadolu Ajansı’nın haberine tutundular.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın taşıyan uçak, Şarm El Şeyh Uluslararası Havalimanı'nda pisti pas geçti. Bir süre Kızıldeniz üzerinde bekleyen uçak daha sonra havalimanına iniş yaptı” haberi üzerinden tüm AKP’li troller “ikinci one minute”, “tarihi ayar” paylaşımları yapmaya başladı.

Öyle ki, talimatla atılan bu mesajlar kelimesi kelimesine aynıydı.

Dün soL’da bu nafile denemenin ayrıntılarına tam 8 maddeyle yanıtlar verdik.

Ancak bugün yandaş basın dünkü rezaleti yine benzer bir eksenle savuşturma gayreti içine girmiş durumda.

Sabah, Yeni Şafak, Türkiye, Star ne varsa…

Ve tabii Ahmet Hakan’ın Hürriyet’i.

Hürriyet bugün “Emrivakiye One Minute” manşetiyle çıktı.

Ancak eldeki tek tutundukları kozu boşa düşürerek yaptı bunu. Uçakta Erdoğan’ın ziyaretini takip etmekle görevli iki yazarları vardı ve uçağın geri dönme restiyle değil, teknik nedenlerle iniş yapamadığı bilgisini aktardılar.

Abdulkadir Selvi şunları yazıyordu örneğin:

"Netanyahu’nun zirveye katılacağı haberi ile uçağın pisti pas geçmesi aynı zamana denk gelince, “İkinci one minute” olayı mı yaşandı havası oluştu. Ama uçağın pas geçmesi olayının teknik bir olay olduğu ortaya çıktı. Pistte uçak olduğu için pas geçilmiş."

Sanıyoruz her gün Hürriyet'in sitesinin manşet serisinde olan bu yazar, bu açık ifadeleri nedeniyle kendisini bugün sadee yazarlar sekmesine hapsetti.

Yerini "Netanyahu'yu Erdoğan engelledi" diyen Hande Fırat kaptı.

Buna rağmen yine de Mısır ile diplomasi yürütülmüş, bu ziyaretin olmaması gerektiği paylaşılmış, bunun için başka ülke liderleri aranmış bilgileri ortaya çıktı.

Aslında Selvi de bunu yazdı.

Bunlar gayet doğal değil mi? Başka ne olması bekleniyordu ki...

Dünkü 8 maddelik haberimizde bir kısmını işlemiştik ancak belli ki yandaşların okumak gibi bir işi yok, biz gerçekleri anlatmaya devam edelim.

Axios’a gidelim örneğin. Burada yer alan haberde dün soL’da yer verdiğimiz haberi doğrulayan bir bilgi yer alıyor.

Netanyahu’ya Mısır’a gelmesi teklifi Sisi’den değil, Trump’tan gidiyor. Sonrasında Sisi, Trump’ın talimatıyla Netanyahu’yu arayıp Mısır’daki zirveye davet ediyor.

Netanyahu ise “Yahudi bayramını” gerekçe göstererek daveti reddediyor.

Reuters da benzer bir haberi yayımlayan kaynaklardan biri oldu. Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamaya yer veren ajans, ABD Başkanı Donald Trump tarafından Şarm El-Şeyh'te düzenlenecek toplantıya davet edilen Netanyahu'nun "zamanlamanın (Yahudi) bayramının başlangıcına yakın olması" nedeniyle bu daveti reddettiğine yer verdi.

Ajans bu bilgiye ek olarak bu durumun, bazı teyitli konuklar için sıkıntılı olabileceğini de aktardı. Ek olarak bir Türk yetkili Reuters'a, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, isimleri belirtilmeyen bazı liderlerin de desteğiyle, Netanyahu'nun zirveye katılma fikrine diplomatik olarak karşı çıktığını söylerken, bu bilgi de haberde yer aldı.

Ancak hiçbir kaynak, ziyaretin bu nedenle gerçekleşmediği bilgisini teyit etmiş değil. Öte yandan "Erdoğan rest çekti, katılmayacaktı", "uçağı piste bu nedenle inmedi" haberlerini de doğrulayan tek bir kaynak yok.

Üstelik bu reddin arkasında İsrail’de Netanyahu’nun muhaliflerinin baskısı olduğu haberleri de basına yansıyan bir diğer haber oldu. Netanyahu'nun o fotoğrafa girmesini istemeyen ve daha fazla sertlik yanlısı olan isimlerin baskısının bu kararda etkisi olduğu ifade edildi.

Ancak dün soL’daki haberdeki maddelerde altını çizdiğimiz gibi bir saatten sonra bu tartışmanın hiçbir anlamı yok. Netanyahu zaten istediğini fazlasıyla almış durumda ve fotoğraf karesine girmek soykırımcı isme en fazla bir ek iş sıkıntısı verebilirdi.

Dün dediğimiz üzere; “Velev ki Netanyahu hakikaten gidecekti de vazgeçti, AKP cephesinde Netanyahu Mısır’a gitmediğinde düzelecek tek şey, bir fotoğraf karesinden kaçınmış olmak. Ama gerçek ortada duruyor. Trump'ın konuşması sırasında Netanyahu'ya savaşı kazanması için öldürücü silahlar verdiğini büyük bir keyifle, göğsünü gere gere anlatmasının hiçbir anlamı yok mu gerçekten?

Trump aslında asıl şov ziyaretini Mısır'a değil, İsrail'e yapmış oldu. Ortaya çıkan tabloya yanıt vermek konusunda ciddi bir tıkanıklık yaşayan yandaşların kaçış rampası olarak bu öyküye tutunmasında da şaşılacak bir yön yok. Bu skandal görüntünün ağırlığı altında ezilen, günlerdir Trump övmekten bitap düşmüş yandaşlar bu cendereden çıkacak bir öykü arayışında.”

Ancak bu tablodan bayat bir “one minute” çıkışıyla kurtulmak pek olası değil.

Trump, Netanyahu ve AKP kazandı, Filistinli yoksullar kaybetti

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, dün soL TV’deki Komünist Bakış programında ortaya çıkan sonuca dair önemli değerlendirmeler yaptı. “İsrail'le yakınlaşarak, İngiltere ve ABD'yle beraber bir hamle yapıyorlar. Olumlu bir şey söylemiyoruz ama Erdoğan, ABD ve Yeni Osmanlıcılık kazandı" diyen Okuyan, "Şimdilik İran'ın bölge gücü kırıldı. 3 önemli gücün coğrafyada etkisi arttı: İsrail, Türkiye ve Mısır'ın. Mısır da hamleler yapıyor. Dolayısıyla yeni rekabetler ortaya çıkacak ve bunlar çatışma üretebilir. Kesin olan şu, Erdoğan istediğini aldı ve Yeni Osmanlıcılık bir mevzi elde etti. İran; Filistin, Lübnan ve Suriye'de tasfiye edildi” ifadesini kullandı.

Yandaş basın ve AKP ortaya çıkan tablodan oldukça mutlu gerçekten.

AKP iktidarı geçtiğimiz günlerde Ertuğrul Özkök'ün de açık açık yazdığı gibi İsrail ile arayı düzeltme hamlelerine şimdi açık açık devam edecek.

Sadece kendileri açısından can sıkıcı görüntüyü hafifletmek, Amerikancı pozisyonu ve teslimiyeti bu kadar açık etmek istemiyorlar. Sonuç olarak dünkü anlaşmanın kaybedeni silahsızlandırılan ve Trump’ın açık açık söylediği üzere bir daha İsrail saldırganlığını tehdit edemeyecek olan Filistin direnişi oldu.

Anlaşmanın halklar yararına değilse de kendi çıkarları için "kazanını" İsrail, İngiltere, ABD, Mısır ve Türkiye oldu.

AKP iktidarı artık uzun süredir el altından süren gemi ticaretini daha açık yapacak, İsrail’e dikenli telleri daha cesurca iletebilecek.

Yandaşlar bu haberler altında ezilmeyi bırakacak, dün Alman basınında yer aldığı üzere Filistin direnişinin silahsızlandırılması için başrol oynamaya devam edecekler.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.