Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ahmet Büke Gebze’de okurlarıyla buluştu: Okuyucudan beklentim teşkilatlanması

Kısa sürede çok sayıda okura ulaşan Kırmızı Buğday’ın yazarı Ahmet Büke, Makine Mühendisleri Odası Gebze Temsilciliği’nin düzenlediği söyleşide okurlarıyla buluştu.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 28.06.2025 , 01:46 Güncelleme Tarihi: 28.06.2025 , 01:47

Yayımladığı öykü kitaplarıyla birçok kez prestijli ödüllere layık görülen yazar Ahmet Büke’nin, ilk romanı Deli İbram Divanı’nın ardından ikinci romanı Kırmızı Buğday da okuyucularıyla buluştu. 

Dört yıllık uzun bir çalışmanın sonucu olan Kırmızı Buğday, kısa sürede çok sayıda okura ulaşırken, yazar Ahmet Büke de çeşitli kentlerde okurlarıyla buluşmayı sürdürüyor.

İzmir ve Ankara'nın ardından Gebze'de

Büke, İzmir ve Ankara’da okurlarıyla gerçekleştirdiği buluşmalarına Kocaeli’nin Gebze ilçesinde devam etti.

TMMOB Makine Mühendisleri Odası Gebze Temsilciliği ve Bilimsel Kültürel Araştırmalar Yayıncılık ve Üretim Kolektifi’nin (BİLKAR) ortak düzenlediği etkinlikte Büke, okurlarıyla buluştu.

Halil Yeni'nin moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlik, MMO Gebze Temsilciliği Başkanı Tanfer Yeşiltepe'nin konuşmasıyla başladı.

Deli İbram Divanı'nın ortaya çıkışı

Ahmet Büke Gebze söyleşi

Söyleşinin ilk bölümünde moderatörün sorularına yanıt veren Büke, ses getiren ilk romanı Deli İbram Divanı'nın yazılış serüvenini şöyle anlattı:

"Üniversitede öğrenciyken saha araştırmasına çıkmıştım, araştırmacı olarak. Büyük Menderes havzasını araştıran bir çalışmaydı. Bana da şans eseri düşen aile hikayeleri toplamaktı. Bana Söke Ovası düştü. Büyük toprak sahiplerinin olduğu bir yer. 

Orada 90 yaşında toprak sahibi bir amca ile tanıştım. '1950'ye kadar toprak sahibiydik ama büyük bir zenginlik içerisinde değildik. Ancak 50'li yıllarda hayat değişti burada' dedi. 'Ne oldu?' dedim, 'Demokrat Parti iktidara geldi, Devlet Su İşleri girdi buraya' dedi. 'Toprak sahibi olmak neymiş, o zaman öğrendik' dedi. Kitapta öğrendiğimizi sahada insan hikayeleriyle gördüm. Yıllar sonra bunu odağa alan bir hikaye yazdım, Deli İbram, o yılları anlatıyor."

'O dönemi baldırı çıplakların gözünden anlatmak istedim'

Kırmızı Buğday romanında Kurtuluş Savaşı'nda asıl mücadele edenleri anlatmayı hedeflediğini belirten Büke, şöyle konuştu: 

"Yüz yıl öncesini anlatıyor ama yüz yıl öncesinin bugünü nasıl mayaladığını anlatıyor. Hatta karakterlerin söylediği bazı şeylere baktığınızda bugünkü meselelerin nereden kaynaklandığını görebiliyoruz. İstiklal Harbi, işgale karşı verilen bir reaksiyon ama aynı zamanda bir iç savaş. Osmanlı Devleti'ne isyan etmiş bir grup var. İsyan eden Kuvayi Milliyeci grubun içinde de süren politik bir mücadele var. Bütün bunların bugüne yansımalarını görebiliyoruz. Celal Bayar bizim bölgeyi örgütleyen isimlerden biri. Romandaki Hacı Bey, onun sağ kolu. İşgal başlayınca 'git, kendi bölgeni örgütle' diyor. Yani Kuvayi Milliye'yi örgütleyen daha sonra Demokrat Parti'yi kuruyor, Adalet Partisi'ni kuruyor. Hatta AKP'yi bile buna dahil edebilirsiniz. Onlar havadan düşmüş değil, o günkü tartışmalardan bugüne geliyor.

Bu romanı niye yazdın diye çok soruyorlar. Bir sürü o dönemi anlatan roman var. Var evet, çok da güzel romanlar var. Ama olanların hepsi münevverlerin, aydınların, zabitlerin, devlet görevlilerin gözünden anlatıyor. Ben baldırı çıplakların gözünden, reayanın gözünden, kendi geldiğim yerden anlatmak istiyorum. Bu anlatılmıyor çünkü. 100 yıl önce mücadele verenlerin büyük bir kısmı emekçiler aslında. Evet onları teşkilatlayanlar var ama bunun esas insan kaynağı biziz, onların torunlarıyız ve bizim hikayemiz hiç anlatılmıyor. Bir meseleyi yok etmek istiyorsanız hikayesini yok edersiniz. Fiilen onu yok etmek gerekmiyor. Bir de benim hikayem aslında bu."

'Yurtseverliğin üstünü kazıdığınızda da bir ekonomi-politik çıkıyor'

Büke Gebze

Romanın geçtiği döneme ilişkin sorulan sorulara yanıt veren Büke, "İstiklal Harbi'nde savaşan yoksul insanların savaşma nedeni altta ekonomi-politik nedenleri var ama üstünde motivasyonlar manzumesi var. Yurtseverliğin üstünü kazıdığınızda da bir ekonomi-politik çıkıyor çünkü. O dönem şunu hissettiriyor işgalciler: 'Sizi bu kimliğinizle burada yaşatmayacağım.' İşgalcilerin şöyle bir politikası var: Batı Anadolu çok kritik onlar için. Çünkü çok büyük bir tekstil sektörü var. ABD iç harbinde pamuk ticaret yolları neredeyse yok olmuş. Dolayısıyla emperyalistler ders çıkarmışlar. 'Bütün yumurtaları aynı sepete koymayalım biz' diyorlar. ABD'de pamuk üretelim, Hindistan'da da Anadolu'da da üretelim. Ama bunun için Anadolu halkı çok efektif değil. Araştırıyorlar, Türkler beceriksiz ve tembel; Rumlar da beceriksiz ve tembel. Bunlarla olmaz, biz buraya plantasyon sahipleri getirelim, iş gücü getirelim, makine getirelim, bunları da kısmen işçi olarak kullanabiliriz. Ama büyük oranda tasfiye edelim diyorlar. Yurtseverliğin bir motivasyonu bu, bizi yaşatmayacaklar diyor insanlar" dedi.

Büke ayrıca "Sovyetler Birliği'ndeki anavatan savunmasının altında nasıl böyle bir ekonomi-politik varsa, burada da kısmen var. Büyük toprak sahipleri, Milli Mücadele'ye özellikle Sakarya Harbi'nden sonra katılıyor. Çünkü onlar da fark ediyor ki burada rahat bir işbirliği sistemi kuramayacaklar. Dışarıdan sermaye gelecek, tasfiye olacaklar. Ayrıca Sakarya Harbi kazanıldığı için Ankara Hükümeti'nin kazanma ihtimali yüksek. Kazanan yerde yer almalıyız diye taraf değiştiriyorlar" ifadelerini kullandı.

'Okuyucudan beklentim teşkilatlanması'

"Okuyucularından beklentiniz nedir?" sorusuna da yanıt veren Büke, "Beklentim teşkilatlanmanız. Size en yakın kimse, mücadele içinde neresi varsa gidin oradan teşkilatlanın. Kültür alanı çok önemlidir ama kurucu değildir, onun bir parçasıdır. Kurucu siyasi mücadele. Siyasi mücadele olmadan olmaz" sözlerini sarf etti.

Makine mühendislerinden anlamlı hediye

Ahmet Büke'ye hediye

Söyleşinin sona ermesinin ardından MMO Gebze Temsilciliği, mühendislerin tasarladığı, metal işçilerinin de yaşam verdiği hediyeyi Büke’ye takdim etti.

Ahmet Büke daha sonra hediyeyi sosyal medya hesabından şu ifadelere paylaştı: “Bu hediye emeğin harman olduğu yerden, Gebze’den. Makine mühendisleri tasarladı, metal işçileri yaptı. Kitabın aldığı en güzel 'teşekkür' bence. Bizimkilerin elinden çıktı.”

Etkinlik, Büke’nin okurlarının kitaplarını imzalamasıyla sona erdi.

Ahmet Büke'yle yeni romanı Kırmızı Buğday üzerine...
Kırmızı Buğday

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.