Sayfa yolu
Ahbap Dosyası: Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur sayesinde gerçek suçun üzeri örtülüyor
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 22.07.2026 , 10:33
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Türkiye'nin dört bir yanından milyonlarca yurttaş elinden gelen tüm desteği seferber etti.
O günlerde Ahbap Derneği, sanatçılar ve sosyal medya içerik üreticilerinin de desteğiyle kamuoyunun en görünür yardım organizasyonlarından biri hâline geldi.
İktidarın yapması gerekenler yapılmayınca devreye tarikat ve cemaatler dışında bir de böyle “popüler” isimler girmişti.
Sonuç olarak toplanan bağışlar, yürütülen yardım faaliyetleri ve sosyal medya üzerinden yapılan çağrılar uzun süre kamuoyunun gündeminde yer aldı.
Aradan geçen yaklaşık üç yılın ardından Ahbap Derneği, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir mali soruşturmanın konusu haline geldi. Dernek hakkındaki soruşturmada "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" ve "Dernekler Kanunu'na muhalefet" iddiaları kapsamında çok sayıda kişi hakkında işlem başlatıldı.
Şu ana kadar birçok ismin tutuklandığı, tutuklanan isimler dışında yine birçok ismin de adının geçtiği sürecinin gündeme gelen ayrıntılarını bir kez daha hatırlatıyoruz.
soL Haber, son dönemde iktidarın yoğun saldırısı altında. Soruşturma tehditleri ve sansürler birbirini izliyor. soL, tüm bu baskılara karşı tereddütsüz şekilde gerçeğin kavgasını vermeye devam edecek. Bu kavgayı güçlendirmek tüm okurlarımıza çağrımız soL'a abone olmaları.
Dosyada kimler yer alıyor, neler söylüyor?
Soruşturma dosyasında Haluk Levent dışında dernek yöneticileri, Levent’le birlikte çalışan isimler, ticari ilişki içinde olduğu öne sürülen patronlar ve mali denetim süreçlerinde görev alan yetkililerin ifadeleri bulunuyor.
O isimlerin ifadelerinin ortak noktası, tüm suçun Levent’te olduğu yönünde.
Sırasıyla bakalım…
Uzun yıllardır Haluk Levent ile çalıştığını, müzisyen olduğunu, reklam organizasyonlarında görev aldığını ve aylık gelirinin yaklaşık 30 bin lira olduğunu belirten Alper Çelik, dosyadaki en dikkat çekici ifadelerden birini verdi. Çelik, kendi adına açılmış bahis hesaplarının fiilen Haluk Levent tarafından kullanıldığını iddia ederek şu ifadeyi kullandı:
"Bu paraları Levent borç aldığını söylemiştir. Parayı yatırmayı Levent'in talimatıyla yaptım, oynanan bahislerin hepsi Levent'e aittir."
Ahbap Derneği'nin kurucuları arasında yer alan ve bir dönem yönetim kurulu üyeliği yapan Emrah Gödeliner de soruşturma kapsamında tutuklanan isimlerden biri.
Gödeliner verdiği ifadesinde banka hesaplarında görülen para hareketlerinin Haluk Levent tarafından gerçekleştirildiğini öne sürerek şunları söyledi:
"Bu paraların ilişkilerinin oluşmasının sebebi Haluk Levent'ten kaynaklanmaktadır. Bu paralar Haluk Levent adına hesabıma girip çıkmıştır... Paraların kaynağını bilmiyorum... Bu paralar sürekli borç alacak transferleri olarak yapılmaktaydı."
Soruşturma dosyasının sonraki dalgasında gözaltına alınan isimlerden biri de Fatih Eke adlı patron oldu. Eke, kendisine ait olduğunu söylediği Nigella Chain isimli kripto varlık projesini Haluk Levent'e devrettiğini, bu nedenle aralarında milyonlarca dolarlık ticari ilişki bulunduğunu anlattı. İfadesinde satış bedeli, çekler ve Hatay Samandağ'da yapılması planlanan okul projesi hakkında ayrıntılı açıklamalarda bulundu:
“Toplam satışta anlaştığımız miktar 7 milyon dolardı. Bana 3 milyon dolar civarında çek verdi. Çeklerin görüntüleri telefonumda mevcuttur… Benim Ahbap Derneği için Hatay Samandağ’da bir okul yapmamı istemişti. Adı da ‘Nigella Sörf Merkezi’ idi. Projeyi satın alınca 1 buçuk milyon dolar da okul için bu satış hesabında kendisi düşüş yaptı... Bahsi geçen paraları ödeyeceğini söyledi ama ödemedi.”
Eke ayrıca Haluk Levent ile yaptığı çek yazışmalarının bu ticari ilişkinin parçası olduğunu, Yeliz Kaya üzerinden gerçekleşen para transferlerinin de aynı ticari ilişki kapsamında yapıldığını öne sürdü:
"Haluk Levent ile bahsetmiş olduğum Nigella Chain markasının satışı ile ilgili ticari ilişkimiz oldu. Bu ticari ilişkiden kaynaklı Yeliz Kaya üzerinden hesaplarıma miktarını hatırlamadığım paralar gelmişti. Benim hesabımdan giden paralar ise Haluk Levent’in fırmamın reklam yüzü olmasından dolayı göndermiş olduğum paralardır. Haluk Levent bu paraları Yeliz Kaya’ya göndermemi istemişti"
Haluk Levent'in asistanı olarak görev yapan Yeliz Kaya ise soruşturma kapsamında verdiği ifadede banka hesaplarının kullanımı, çekler ve taşınmaz devirlerine ilişkin iddialarda bulundu. Kaya, Ahbap Derneği'ne ilişkin bazı para transferlerinin kendi hesabı üzerinden gerçekleştirildiğini, adına düzenlenen bazı çeklerdeki imzaların kendisine ait olmadığını, çeşitli taşınmazları Haluk Levent'in yönlendirmesiyle devrettiğini öne sürerek, bu süreçte kendi adına ciddi mali yük oluştuğunu iddia etti:
“Adıma düzenlenen çeklerin arkasındaki imzaları, Haluk Levent benim imzam olarak kendisi atmış, hatta attığı imza benim imzam bile değil. Zaten bu yüzden çekleri piyasadan topladılar… Bu taşınmazları müteahhitlere borçlanarak alacağını bunları da vadeli senetlerle ödeyerek düze çıkacağını söylüyordu. Kendi üzerine alamadığı için benim üzerime aldı. Beni kullanmış oldu… Haluk Levent beni kendi borçlarından dolayı yakmıştır.”
Denetçiler ne söyledi?
Dosyada yalnızca para hareketleri değil, denetim süreçleri de tartışılıyor.
Bağımsız denetçi Emir Taşar, yürüttüğü çalışmanın tam kapsamlı bağımsız mali denetim niteliğinde olmadığını, yalnızca banka hesaplarının giriş ve çıkış hareketlerini incelediğini söyledi.
Mali müşavir Ersin Gökgün de hazırladığı raporların muhasebe kayıtları ve hesap hareketleriyle sınırlı olduğunu, bağışların hangi amaçlarla kullanıldığını veya harcamaların uygunluğunu araştırmadığını ifade etti.
İfadelerde ortaklaşan anlatı
Dosyada yer alan ifadeler farklı kişiler tarafından verilmiş olsa da bazı ortak noktalar dikkat çekiyor.
İfadelerde kişisel banka hesaplarının kullanıldığı, para transferlerinin Haluk Levent'in talimatıyla gerçekleştirildiği, çeklerin üçüncü kişiler adına düzenlendiği, taşınmaz devirlerinin yönlendirildiği ve bazı finansal işlemlerin gerçek sahibi konusunda benzer iddialar dile getiriliyor.
İfadelerin tamamının ortak noktası, tüm suçun yalnızca Haluk Levent’te olduğu yönünde.
Oğuzhan Uğur dosyaya nasıl dahil oldu?
Dijital yayın platformu BaBaLa TV'nin kurucusu ve içerik üreticisi Oğuzhan Uğur da Ahbap operasyonu kapsamında tutuklananlar arasında.
Levent ile ilk kez 2018 yılında "PİNÇ" programı aracılığıyla tanıştığını, ikinci kez ise 2021 yılında sosyal medya yasasıyla ilgili bir yayın nedeniyle görüştüğünü anlattı.
Savcılık ifadesine göre Uğur ile Haluk Levent'in üçüncü buluşması 6 Şubat depremlerinin ardından gerçekleşti. Uğur, Haluk Levent'in yönlendirmesiyle Hatay'a gittiklerini, bölgede AFAD ve Ahbap gönüllülerinin yürüttüğü yardım çalışmalarını görüntülediklerini, daha sonra İstanbul'a dönerek Babala TV üzerinden deprem yayınları yaptıklarını belirtti. Bu yayınlarda hem Ahbap'ın hem de AFAD'ın bağış hesaplarını paylaştığını ifade etti.
Savcılık, Uğur'u diğer bazı şüphelilerle birlikte "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla sulh ceza hâkimliğine sevk etti. Sulh ceza hâkimliği, Uğur'un da aralarında bulunduğu dokuz isim hakkında tutuklama kararı verdi.
Dosyanın merkezindeki rakamlar ne anlatıyor?
Soruşturma kapsamında bugüne kadar kamuoyuna yansıyan belgeler, dosyanın yalnızca bir "bahis haberi" olmadığını gösteriyor.
Dosyaya göre, 2020-2026 yılları arasında Elektronik Şans Oyunları ve Yayıncılık AŞ tarafından Alper Çelik'in hesabına 1.894 işlemde yaklaşık 89 milyon lira ödeme yapıldı.
Aynı dönemde aynı hesaptan 6.126 işlemde yaklaşık 279 milyon liralık para transferi gerçekleştirildiği, yaklaşık 190 milyon liralık bahis kuponunun kaybedildiği tespitine yer verildi.
Bunun yanında, Haluk Levent tarafından kullanıldığı iddia edilen hesaplar üzerinden aynı dönemde yaklaşık 990 milyon liralık yasal bahis hacmi oluştuğu ve yaklaşık 390 milyon liralık zarar edildiği yönünde tespitlerin bulunduğu da dosyada yer alıyor.
Bu veriler, soruşturmanın odağının yalnızca bahis oynanıp oynanmadığı değil; yüz milyonlarca liralık para hareketlerinin nasıl gerçekleştiği sorusu etrafında şekillendiğini gösteriyor.
MASAK incelemelerine dayandırılan tespitlerde mali profillerle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinden, kişisel hesaplar arasındaki yoğun transferlerden, şans oyunları hesaplarına aktarılan meblağlardan ve kısa süre içerisinde gerçekleştirilen taşınmaz devirlerinden söz ediliyor. Aynı belgelerde Ahbap Derneği'ne yapılan bazı bağışların kişisel hesaplara aktarıldığı ve bu hesaplardan bağlantılı kişi ve şirketlere transfer edildiği iddiaları da yer alıyor.
Bir soruşturmadan fazlası
soL’da daha önce işaret etmiştik, düzenin kendisi öyle büyük bir krizin kaynağı ki, deprem, sel ve yangın gibi kriz anlarında dahi en temel işleri yapamıyor, yapmıyor.
Halkın duyduğu ihtiyacı karşılamak için de tek seçenek olarak tarikat ve cemaatler öne çıkarılıyor, veya Levent gibi “ünlüler” aradan sıyrılıyor. Bu “ünlüler” de yol almak adına önce iktidara yanaşıyor, her tür işini bu şekilde yürütüyor, sonrasında “pasta” kontrolden çıkınca ise tepelerine biniliyor.
Levent’in iş sona erip artık çürümeyi itiraf edince dile getirdiği isimlerin Süleyman Soylu ve Akın Gürlek olması da tabloyu tamamlıyor aslında.
Peki, tüm bu toz dumandan geriye ne kalıyor?
İktidar kamusal alandan elini olabildiğince çekip yerini dolduracak dernek, vakıf, gerici oluşumlara bıraktığında, toplumun güveni bu isimlerde somutlaştığında; kişiler yalnızca yardım organizasyonlarının temsilcisi değil, aynı zamanda "doğrunun” ve güvenin öznesi hâline geliyor. Ancak konjonktür değiştiğinde, çıkarlar farklılaştığında ve soruşturmalar gündeme geldiğinde, aynı güven ilişkisi bu kez tersinden işlemeye başlıyor. Deprem sırasında tam anlamıyla gösterilemeyen örgütlülüğün yerini alan popüler kimlik, bugün aynı örgütsüzlüğün ürettiği bütün tartışmaların da taşıyıcısı hâline geliyor. Böylece dosyada yer alan çok sayıda aktör ve çok katmanlı ilişki ağı, giderek tek bir kişinin üzerinden okunuyor, düzenin kiri pası da görünmez hale geliyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri ve özel haberlerimizi kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.