Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ağrı'da bir hekim 'kadın sünneti' reklamı yaptı: TTB disiplin soruşturması başlattı

Ağrı'da bir hekimin "kadın sünneti" reklamı yaptığı ortaya çıktı. Türk Tabipleri Birliği hekim hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını duyurdu. Konu Meclis'e taşındı. DEM Partili vekil Bakan Memişoğlu'na konuyla ilgili idari soruşturma başlatılıp başlatılmadığını, daha önce bir şikayet alıp almadıklarını sordu.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 22.07.2026 , 14:50

Ağrı’da faaliyet gösteren özel kadın hastalıkları ve doğum kliniğinde görev yapan Operatör Doktor Ali Çakır sosyal medya hesabından "kadın sünneti" reklamı paylaştı.

T24'ün haberine göre, Çakır, sosyal medya hesabından yaptığı tepki çeken paylaşımında "Kadın sünnetini klinikte yapmaktayım" diye yazdı.

Tepkiler üzerine paylaşımını "Hud derisi alma işlemini klinikte yapmaktayım" diye değiştirdi.

b

'Bilimsel dayanağı bulunmayan ağır bir şiddet biçimi'

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu da, sosyal medya üzerinden açıklama yaparak, "kadın sünneti" reklamını yapan bir doktor hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını duyurdu.

TTB Kadın'ın X hesabından paylaşılan açıklamada, uygulamanın tıp etiği ve insan haklarıyla hiçbir şekilde bağdaşmadığı belirtildi. Paylaşımda şöyle denildi:

Kadın sünneti (genital mutilasyon); kadınların ve kız çocuklarının beden bütünlüğünü, sağlığını ve temel insan haklarını ihlal eden, hiçbir tıbbi gerekliliği ve bilimsel dayanağı bulunmayan ağır bir şiddet biçimidir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) başta olmak üzere uluslararası sağlık ve insan hakları kuruluşları tarafından kesin biçimde reddedilen bu uygulamanın hekimlik mesleğiyle bağdaşması mümkün değildir.

Konu Meclis'e de taşındı: 'Ağır insan hakkı ihlali'

Kadın hastalıkları ve doğum uzmanının sosyal medyada "kadın sünneti" reklamı yapması Meclis’e de taşındı.

DEM Parti Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, uygulamanın tıp etiğine, insan haklarına ve hukuka aykırı olduğunu belirterek yetkilileri göreve çağırdı.

Bozdağ, tıbbi zorunluluk taşımayan ve kadın bedenine kalıcı zararlar veren bu müdahalenin "sağlık hizmeti" kisvesi altında sunulmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Önergesinde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine ve uluslararası sözleşmelere atıfta bulunan Heval Bozdağ, kadın sünnetinin hiçbir koruyucu veya tedavi edici değerinin bulunmadığını; aksine kanama, enfeksiyon, üreme sorunları, kronik ağrı ve ağır psikolojik travmalara yol açtığını hatırlattı.

Hekimliğin temel ilkesi olan "Primum non nocere" (Önce zarar verme) kuralını hatırlatan Bozdağ, Türkiye'nin CEDAW ve BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme gereğince kadınları ve çocukları bu tür zararlı uygulamalardan korumakla yükümlü olduğunu ifade etti.

k
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ağır bir insan hakları ihlali ve şiddet biçimi olarak kabul edilen bu uygulama, "geleneksel ve kültürel" nedenlerle çoğunlukla rıza yaşının altındaki kız çocuklarına uygulanıyor. Dünya genelinde 200 milyondan fazla kadının bu uygulamaya maruz kaldığı biliniyor. Uygulama ağırlıklı olarak bazı Afrika ülkelerinde (Sudan, Somali gibi) ve Ortadoğu ile Asya topluluklarında yaygın. Türkiye'de kanunlarımıza göre yasadışı ve suç.

Bakan Memişoğlu’na sorular: 'İdari soruşturma başlatıldı mı? Yapılan bir uygulama var mı? İhbar ya da şikayet aldınız mı?'

DEM Parti’li Bozdağ, olayın münferit bir vaka olarak görülmeyip kamusal sağlık politikaları, tıp etiği ve kadına yönelik şiddet çerçevesinde bütüncül ele alınması gerektiğini belirterek Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na şu soruları yöneltti:

  • Kamuoyuna yansıyan ve bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanının kendi kliniğinde "kadın sünneti" uyguladığına ve bunu sosyal medya üzerinden tanıtmasına ilişkin Bakanlığınız tarafından ilgili hekim ve klinik hakkında herhangi bir inceleme veya idari soruşturma başlatılmış mıdır? 
  • İlgili klinik ve hekim hakkında il sağlık müdürlüğü veya Bakanlığınız tarafından herhangi bir denetim gerçekleştirilmiş midir? Gerçekleştirilmiş ise tespit edilen bulgular nelerdir? İlgili klinikte bu şekilde gerçekleştirilen operasyon/işlem sayısı tespit edilmiş midir? İlgili işlemler sırasında görev alan sağlık çalışanları hakkında herhangi bir işlem başlatılmış mıdır?
  • Bakanlığınıza kadın sünneti uygulandığına veya bu uygulamanın sağlık kuruluşlarında gerçekleştirildiğine ilişkin kaç ihbar ya da şikâyet ulaşmıştır? Bunlardan kaçı hakkında idari soruşturma yürütülmüş, kaçı yaptırımla sonuçlanmıştır? İlgili hekim hakkında daha önce yapılan herhangi bir ihbar ya da şikâyet var mıdır?
  • Sosyal medya platformları, internet siteleri ve diğer dijital mecralarda kadın sünneti ya da bilimsel dayanağı bulunmayan benzeri uygulamaların sağlık hizmeti olarak tanıtılmasının önlenmesine yönelik Bakanlığınızın yürüttüğü düzenli bir izleme ve denetim mekanizması bulunmakta mıdır? Varsa neden işletilmemektedir?
  • Kadın sünneti riski altında bulunan kadınlar ve kız çocuklarının erken tespiti, korunması, danışmanlık hizmetlerine erişimi ve uygun sağlık hizmetlerine yönlendirilmesine ilişkin Bakanlığınız bünyesinde yürütülen özel bir program veya izlem mekanizması bulunmakta mıdır?
  • Bakanlığınız, kadın sünnetinin hiçbir koşulda tıbbi bir uygulama olarak değerlendirilemeyeceğine ilişkin kamuoyuna yönelik açık ve bağlayıcı bir bilgilendirme veya genelge yayımlamayı planlamakta mıdır?
  • Bakanlığınız, kadın sünnetine ilişkin açık ve özel bir yasal düzenleme veya idari düzenleme ihtiyacı bulunduğunu değerlendirmekte midir? Bu konuda Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumlarla ortak yürütülen herhangi bir mevzuat çalışması olacak mıdır?

 


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri ve özel haberlerimizi kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.