Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Afrika Boynuzu'nda gerilim yükseliyor, Türkiye hamle yapıyor: Erdoğan neden Etiyopya'ya gitti?

Türkiye uzun süredir Afrika Boynuzu'nda yoğun bir mesai yürütürken, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan da bölgede yükselen gerilimin ardından Etiyopya'ya gitti. Ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi ve Türkiye'nin bölgedeki faaliyetlerini korumayı amaçladığı değerlendiriliyor.

Yalçın Cuğ

Yayın Tarihi: 17.02.2026 , 17:51

Afrika kıtasına yönelik adımlarını hızlandıran Türkiye, özellikle Somali, Etiyopya, Eritre ve Cibuti'nin bulunduğu Afrika Boynuzu'nda uzun süredir yoğun bir mesai yürütüyor.

Bölgedeki gerilimin arttığı, uluslararası aktörlerin yeni hamleler yaptığı bu dönemde AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyarette bulunmak üzere Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'ya gitti. Ziyaretin Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali'nin daveti üzerine gerçekleştirildiği bildirildi.

Addis Ababa'da Etiyopya Başbakanı Ali ile baş başa ve heyetler arası görüşme yapması beklenen Erdoğan'ın ardından anlaşmaların imza töreni ve ortak basın toplantısına katılması öngörülüyor.

İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, müzakereleri tamamlanan çeşitli anlaşma ve belgelerin imzalanacağı belirtilirken, başka herhangi bir detaya yer verilmedi.

Afrika Boynuzu'ndaki gerilim artarken, Erdoğan'ın yıllar sonra gerçekleştireceği Etiyopya ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi ve Türkiye'nin bölgedeki faaliyetlerini korumayı amaçladığı değerlendiriliyor.

Peki, Türkiye Etiyopya'da ne yapıyor, bölgedeki gerilim neden yükseliyor?

Cemaat'ten boşalan alanlar iktidar tarafından hızla dolduruldu

Türkiye her ne kadar Etiyopya'yla olan "dostane" ilişkilerini Osmanlı Devleti üzerinden yüzlerce yıl öncesine dayandırsa da Derg rejimi nedeniyle 1984 yılında kesilen ilişkiler, ancak 2006 yılında tekrar kurulabildi.

Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gerçekleştirdiği ziyaretle başlayan ilişkilerin ardından Türkiye, 15 Temmuz 2016 tarihli Gülenci darbe girişimine kadar Etiyopya'daki varlığını, büyük oranda sermaye sınıfı ve cemaat üzerinden sürdürdü. 

Darbe girişiminin ardından ülkedeki faaliyetleri büyük oranda sekteye uğrayan Türkiye'nin, bu dönemde Addis Ababa'dan iki temel talebi oldu: Gülen Cemaati'yle ilişkili şüphelilerin Türkiye'ye iade edilmesi ve cemaate ait okul, dernek, hastane gibi kurumların Türkiye'ye devredilmesi.

Etiyopya hükümeti darbe girişiminden birkaç ay sonra Cemaat'e ait tüm mal varlıklarının Türkiye'ye devredilmesi yönünde karar aldı. Alınan hızlı karara karşın, kimi hukuki süreçler devir işlemini geciktirdi. Süreç devam ederken Türkiye, Maarif Vakfı üzerinden 2019'da ülkeye giriş yaptı. 2021 yılında Cemaat'e ait okulların da Maarif Vakfı'na devredilmesiyle Etiyopya'da daha da güç kazanan Türkiye, 10'u aşkın okulda 5 binden fazla öğrenciye eğitim veriyor. 

Maarif Vakfı'nın yanı sıra devlet kurumları ve hükümet destekli oluşumlar da Etiyopya'da oldukça faal durumda. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) 2005 yılından bu yana Etiyopya'da 200'ün üzerinde proje ve faaliyet gerçekleştirdi. Türkiye Diyanet Vakfı da su kuyusu açma, gıda ve kıyafet yardımı gibi faaliyetler yürütüyor. Cemaat ve tarikat bağlantılı oluşumlar ise ülkenin çeşitli bölgelerinde varlık gösteriyor.

Patronların Etiyopya'ya akını

Devlet kurumları ve hükümet destekli oluşumların yanı sıra yayılmacı bir çizgi izleyen Türkiye kapitalizmi için de önemli sahalardan birisi Etiyopya. 2010’dan 2019'a kadar yılda ortalama yüzde 9,4 büyüme oranıyla Afrika'nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olan Etiyopya için sıkça yapılan vurgu ise "kazan kazan".

Erdoğan'ın 2015 yılındaki son ziyaretinden kısa bir süre sonra Türkiye sermayesi de ülkeye son sürat giriş yaptı. Öncü kuvvet, AKP'nin Afrika'daki imar bakanlığı rolünü üstlenen Yapı Merkezi Holding oldu. Holding'in Etiyopya hükümetinden aldığı 1,7 milyar dolarlık ihale, Türk şirketlerinin yurtdışında herhangi bir ortak olmadan üstlendiği en büyük meblağa sahip işlerden biri oldu.

Bu girişimin ardından Türkiye sermayesi, Etiyopya pazarına yönelik faaliyetlerini de yıllar içerisinde geliştirerek devam ettirdi. İnşaat, tekstil, sanayi, turizm ve hizmet alanı başta olmak üzere 200'den fazla şirketle Etiyopya'nın hemen hemen her bölgesinde yatırımları bulunan Türkiye, 2020 yılında Etiyopya’da en fazla yatırımı olan ikinci yabancı ülke konumuna geldi. O dönemde yaklaşık 2,5 milyar dolarlık yatırımla Türkiye'nin Afrika kıtasındaki yatırımlarının yarısı Etiyopya'da bulunuyordu. 

İki ülke arasında su, askeri ve finans gibi konularda imzalanan iş birliği anlaşmalarıyla bu büyüme trendi devam etti. Ancak 2024 yılından itibaren ekonomik verilerde Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin üst sıralarda yer almaya, Türkiye'yle olan ekonomik ilişkiler gerilemeye başladı. Her ne kadar verilerde gerileme yaşansa da başını TÜSİAD ve MÜSİAD'ın çektiği çeşitli patron örgütlenmeleri, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen organizasyonlarda Etiyopya pazarındaki konumlarını güçlendirmeye devam ediyor.

Ayrıca Türkiye özellikle 2020 yılının sonlarında başlayan ve neredeyse 2023 yılında sona eren iç savaşta da Etiyopya'ya en çok silah satan ülkelerden biri oldu. Türkiye her ne kadar bu dönemde "aktif tarafsızlık" politikası izlediğini ilan etse de bu süreçte Etiyopya ile imzalanan anlaşma kapsamında askeri işbirliği konusunda anlaşıldı. 2021 tarihinde imzalanan anlaşma dahilinde askeri personelin eğitilmesi, iki ülke silahlı kuvvetleri arasında ortak tatbikatların yapılması, savunma sanayiinde işbirliği, orduların teşkilat yapısının iyileştirilmesi, istihbarat-muhabere-elektronik sistemler ve lojistik gibi başlıklarda işbirliği yapılması kararlaştırıldı.

Türkiye arabuluculuk yapmıştı

Öte yandan Türkiye, Etiyopya ve Somali arasında da arabuluculuk yaptı. 

Somaliland, 1991'de Somali'den tek taraflı olarak ayrıldığını ilan etti, ancak uluslararası toplum tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınmadı. Somaliland ile Etiyopya arasında 1 Ocak 2024'te imzalanan mutabakat zaptı, bölgesel tansiyonu artırdı.

Etiyopya'nın Somaliland'ı bağımsız bir ülke olarak tanımaya hazırlanması ve Somaliland'ın Etiyopya'ya denize erişim imkanı sağlamayı öngören adımları, Somali yönetiminin sert tepkisine ve diplomatik krize yol açtı. Arap Birliği, Afrika Birliği, Kenya ve Cibuti'nin krizi aşmaya yönelik girişimleri sonuçsuz kaldı.

Afrika kıtasına yönelik faaliyetlerini hızlandıran Türkiye ise bu krizde arabulucu rol üstlendi. Erdoğan'ın ev sahipliğinde 11 Aralık 2024'te Ankara'da gerçekleştirilen görüşmelerde, sorunun çözümüne yönelik mutabakata varıldı. Mutabakata göre, Somali'nin toprak bütünlüğü teyit edilirken, Etiyopya'nın denize erişim taleplerinin her iki tarafın da kazançlı çıkacağı iş birliği sürecine dönüştürülmesi kararlaştırıldı.

Somaliland krizi devam ediyor

Ancak Somali'nin yaşadığı Somaliland krizi burada bitmedi. Somaliland, uzun uğraşlarının sonunda geçtiğimiz yılın son ayında ilk kez resmi olarak bir ülke tarafından tanındı.

İsrail'in Somaliland'e Afrika Boynuzu'ndaki uzun sahil şeridi ve stratejik konumu sebebiyle ilgi duyduğu belirtilirken, Çin, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi devletlerin Somali mücadelesi daha da kızışmış oldu.

Çünkü Afrika Boynuzu'ndaki nüfuz yarışı artacak, bölgesel sınırlara dair hakimiyet kavgası şiddetlenecek, ticaret rotalarına yönelik tartışmalar derinleşecek...

Türkiye ve İsrail'in bölgedeki çıkar çatışmasının gerginliğe neden olacağı, gerginliğin ise Somali ve Somaliland arasında olası bir çatışmayı körükleyebileceği iddiaları şimdiden tartışılmaya başlandı.

Bir diğer gerilim de Nil Nehri

Bölgedeki bir diğer gerilim kaynağı da Nil Nehri üzerine inşa edilen Rönesans Barajı. Etiyopya'nın inşa ettiği baraj, Addis Ababa ile Kahire arasında Nil Nehri'nin kullanımına dair ciddi tartışmalara neden oldu. 

Türkiye'nin Etiyopya ile Mısır arasındaki gerilimde nasıl konumlanacağı belirsizliğini koruyor. Çünkü Mısır ile Türkiye arasındaki gerilim son yıllarda sönümlenmeye başlarken, iki ülke arasında imzalanan anlaşmalar Doğu Akdeniz'de yeni bir ittifaka dair sinyaller veriyor. Askeri çerçeve anlaşmasıyla Mısır'a mühimmat fabrikası kurulacak, ortak tatbikatlar düzenlenecek ve istihbarat paylaşımları yapılacak.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.