Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AFAD ve Kandilli farkı: AFAD'ın istasyonları pasif durumda mı?

Faruk Bildirici bugünkü yazısında medyanın Kandilli ve AFAD arasındaki deprem şiddeti açıklaması farklılığında araştırmaya gerek duymadan AFAD'la ağız birliği etmesini eleştirdi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 03.11.2020 , 13:42 Güncelleme Tarihi: 03.11.2020 , 13:50

Medya Ombdusmanı Faruk Bildirici blogunda yazdığı yazıda, İzmir'deki depremin ardından depremin şiddetine ilişkin AFAD ve Kandilli'nin farklı veriler açıklaması üzerine medyanın bir süre sonra AFAD'ı doğru kabul etmesine dikkat çekti ve "Depremde bilimsel veri mi kıymetli resmi açıklama mı?" diye sordu. 

Bildirici gazetecilerin bu açıklamalardaki farklılığın nedenleri serine gitmesi gerektiğini belirterek "Gazeteciler, AFAD'ın yeni cihazları kullanmadan beklettiği, bazı istasyonların pasif olduğu gibi iddiaları araştırmadı" dedi. 

Yazının ilgili kısmı şu şekilde:

Son yıllarda Türkiye’deki iki kurum sürekli olarak birbirinden farklı veriler açıklıyor. Birisi yılların Kandilli’si (Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Merkezi), diğeri ise afet yönetimi için 2009’da kurulan İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD). Birisi üniversiteye, diğeri devlete bağlı iki kuruluş.

    İki kurumun da İzmir depremiyle ilgili aynı verileri açıklaması beklenir. Ama öyle olmadı. Kandilli depremin büyüklüğünü 6.9, derinliğini ise 12 Km., AFAD ise depremin büyüklüğünü 6.6, derinliğini 16.54 Km. olarak açıkladı. Başta televizyonlar olmak üzere yaygın medya hemen Kandilli’nin açıkladığı verileri silip, AFAD açıklamasını doğru kabul etti.

     Gazetecilerin bu iki kuruluşun açıkladığı veriler arasındaki farkın nedenini sorgulaması gerekirdi. Fakat çok az medya kuruluşu bu farklılığın nedeni üzerinde yoğunlaştı. Onlarda da Kandilli ve AFAD’ın farklı yöntemler kullandığı, Kandilli’nin “Richter ölçeği” olarak da bilinen yerel büyüklüğünü (Ml), AFAD’ın ise “moment büyüklüğünü (Mw) verdiği” belirtildi.

      Farkı nedenini böyle açıklayamayız. Zira Kandilli’nin açıklamasında Ml=6.6 ve Mw=6.9 olarak iki veri de yer alıyor. AFAD’ın web sayfasında ise İzmir depreminin büyüklüğü Mw=6.6 olarak veriliyor. Aynı ölçeklerde de iki kurum farklı verilere ulaşmış durumda.  

     Kandilli ve AFAD arasındaki veri farklılığının nedeni daha ciddi olsa gerek. Nitekim 11 Şubat 2020’de Oda TV’de “AFAD ve Kandilli neden farklı bilgiler veriyor” başlıklı bir yazı kaleme alan deprembilimci Savaş Karabulut, AFAD’ın çok sayıda yeni deprem kayıt cihazları aldığını ama bir kısmının kullanılmadığını ve kurulan istasyonların pasif durumda olduğunu yazıyor. Ayrıca AFAD’ın “ilksel” (otomatik) veriler açıkladığını, Kandilli’nin ise “ilksel” verilerin uzman sismograflar tarafından incelenip düzeltildikten sonra açıkladığını vurguluyor. Kısacası Kandilli’nin bilimsel yöntemlerini daha güvenilir buluyor Savaş Karabulut.

    Haklı olabilir de. Ama bu sorunu aydınlığa kavuşturacak araştırmacı gazetecilere ve bunları yayımlayacak medya kuruluşlarına ihtiyaç var! Deprem gerçeği ile yaşamak zorunda olan ülkemizde afet yönetimi için kurulan ve milyonlar akıtılan AFAD’ın eksikleri ve yanlışları varsa, alınan cihazlar çalıştırılmıyor, istasyonlar pasif durumdaysa hepimizin bunu bilmeye hakkı var.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.