Sayfa yolu
AFAD kararını verdi: Depremzedeler konteynerleri boşaltacak!
Fotoğraf: Medine Mamedoğlu
Yayın Tarihi: 27.09.2025 , 13:12 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Deprem bölgelerinde konteynerlerin durumu ilk günden bu yana tartışma konusu oldu. “Bugün yarın boşaltılacak” söylentileri sürerken Hatay’da depremzedelerin kaldığı konteyner kentlere “boşaltın” talimatı geldi.
Her hafta peyderpey boşaltılacağı ifade edilen süreçte, depremzedelerin nereye gideceği belirsizliğini koruyor.
'Taşının dedikleri yer hâlâ şantiye'
Konuyu soL’a anlatan depremzedelerden Halil Aslanyürek, Antakya’daki Ilıca Konteyner Kenti’nde kalıyor. Konteyner kentin WhatsApp grubuna gelen “tahliye edilecek isimler listesi”ni görünce önce şaşırdığını, sonra da kara kara düşündüğünü söylüyor:
“Taşının dedikleri yerler şimdi yeni biten TOKİ’ler. Evet, binalar tamamlandı ama gerçekten arabası olmayan insanlar için orası sürgün yeri. Henüz yaşam alanları oluşmadı. Marketi dahi olmayan yerlerden bahsediyoruz. Bir ekmek almak için arabaya binip gitmek zorundasınız.
Ayrıca herkesin imkânı aynı değil. En ucuz, eli yüzü düzgün evler 13-15 bin liradan başlıyor. Eli yüzü düzgün evlerin yanı sıra yürüme mesafesinde market olan, park olan evler için 20 bin lirayı gözden çıkaracaksınız.”
Kiralar büyükşehirlere kıyasla görece ucuz gibi görünse de 12-13 bin TL’den başlıyor, metrekareye ya da konumuna göre 25-30 hatta 40 bin TL’ye kadar çıkıyor.
Ama mesele yalnızca kira değil.
Henüz kent olanaklarının oluşmadığı ve insanların günlük ihtiyaçlarını karşılamak için arabaya mecbur kaldığı bu yerlerde, masraflar kirayı bile geçebiliyor.
Üstelik burası, işsizliğin en yoğun olduğu bölgelerden biri. Çoğu insan depremden önceki geçim kaynaklarından mahrum. Hal böyle olunca, henüz yaşam alanları gelişmeyen yerlere yönlendirilen tahliyeler bir “sürgüne” dönüşüyor.
Tahliye listesi geldi: 'Evlerimizi kaybettik de buralara sığındık'
Konteyner kentlerdeki muhtarlara ya da temsilcilere iletilen AFAD talimatının ardından, telefonlara tahliye edilecek kişilerin listeleri gelmeye başladı. İsmini listede görenler ise “nereye gideceğiz” sorusunun yanıtını arıyor.
Halil Aslanyürek, bu durumu şu sözlerle anlatıyor:
“Şimdi burası 20 metrekarelik bir kutu. Buradan çıkacağız, en küçüğü 2+1 ev diyelim. Koltuk, kanepe, eşya derken türlü dert, türlü borç…
Bir yardım olacak mı? Hayır.
Kira desteği var mı? Hayır.
İyi de, biz bu evlerimizi kaybettik de buralara sığındık. Ayrıca burada konteyner güzellemesi falan yapacak değilim. Kimse yapmaz. Hiç kimse burada kalmak istemiyor. Bir an önce yağmurda ıslanmayan, sıcakta kavrulmayan bir yer istiyor. Ama nasıl olacak? Nasıl yapacağız? Bizi sokağa atıp ‘herkes başının çaresine baksın’ politikası güdüyorlar. Yani yapabilen yapacak, yapamayan da derdine yanacak.”
Aslında konteyner kentlerde kalanlara aylar önce verilmesi gereken "tahliye" haberi, plansızlık ve ihmaller nedeniyle bir cezaya dönüşüyor. Konteynerlerden tahliye edilen depremzedelerin nereye gideceği belirsiz. Depremzedeler artık kalıcı, planlı, önünü görebilecek adımlar atılmasını istiyor.
Ama “nasıl” sorusunun hâlâ bir yanıtı yok.
6 Şubat 2023’ten beri evleri, sokakları, adresleri, işyerleri sürekli değişen depremzedeler artık biraz olsun nefes almak istiyor.
| Hatay’da öğretmenler bu yıl da aynı manzarayla karşı karşıya: 'Şehir koca bir şantiyeden ibaret' |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.