Sayfa yolu
Hatay’da öğretmenler bu yıl da aynı manzarayla karşı karşıya: 'Şehir koca bir şantiyeden ibaret'
Yayın Tarihi: 25.09.2025 , 14:41 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Murat Öğretmen, 6 Şubat depremlerinden sonra ek atamalarla Hatay’a gelmiş. “Başka şehirlere atanabilirdim, ama aklıma önce deprem bölgeleri geldi” diyor. Geldiğinde konteynerlere yerleşmiş ve hâlâ orada yaşıyor. “Sıcağı, soğuğu, su ve elektrik kesintileri, toz, çamur... Çocuklara eğitim vermek için didiniyoruz, ama önce hayatta kalma mücadelesi veriyoruz” diye anlatıyor.
Konteynerlerde yaşamak, yağmurlu havalarda su baskını ve sıcak havalarda bunaltıcı koşullarıyla adeta bir sınav.
Murat Öğretmen, “Şehir koca bir şantiye. Bazen öğretmen miyiz, yoksa şantiyede işçi miyiz karışıyor. Hayatımızın çoğu bu kaosu yönetmekle geçiyor” diyor.
'Başka şehirlerde temiz kıyafetli insanları görünce...'
Yaz tatilinde memleketine giderek biraz nefes alan Murat öğretmen, Hatay’a dönünce çelişkili bir his yaşadığını belirtiyor.
“İnan bana, buranın neyini özlüyorum bilmiyorum ama özlüyorum. Tozunu, toprağını, öğrencilerimi özlüyorum. Şu konteyneri bile özlüyorum desem abartı olmaz” diyor. Ona göre kentteki rezillik artık normalleşmiş durumda: “Sizin musluklarınızdan her gün suyun akması bize tuhaf geliyor” ve ekliyor "Şehir dışına veya deprem yaşamamış bir yere çıkınca insanların yüzlerinin güldüğünü, motivasyonla bir yere gittiklerini, kıyafetlerine özen göstererek giydiklerini görünce içimiz bir tuhaf oluyor."
Her şey yapboz tahtası gibi
Şehirde yolların, caddelerin, geçici çözümlerle sürekli değiştiğine dikkat çeken Murat öğretmen, bu durumun yaşamı zorlaştırdığını aktarıyor. “Bir ay önce yürüdüğüm yol, ertesi ay kapanıyor, başka yerden dolanıyoruz. Erdoğan’ın açılışını yaptığı alt geçidi bile sonra tadilata alıp kapattılar. Hiçbir şeyi koyduğumuz yerde bulamıyoruz.”
Şehirdeki bu kaosa alıştık diyor diğer yandan.
"Koyduğumuzu yerinde bulamamaya ya da daha önce gittiğimiz yolu artık unutmaya alıştık. Burası biraz da böyle artık. Bir süre daha böyle olacak gibi görünüyor."
Öğrenciler için şartlar çok zor
Eğitim sürecinin, öğretmenler kadar öğrenciler için de ağır geçtiğini belirtiyor. Okullarda kalabalık sınıflar, ulaşım sorunları, beslenme sıkıntıları öğrencilerin önünde büyük engeller oluşturuyor. “Okula gitmek adeta savaşa gitmek gibi. Koca bir savaşın ortasında tek başımıza gibiyiz ama yine de devam ediyoruz” diyor Murat öğretmen.
Bir yandan da bu sorunlar eğitim raporlarına yansıyor. Eğitim-Sen'in geçtiğimiz yıl yayınladığı verilere göre deprem bölgelerinde öğrenci sayısı 65 bin 248 kişi azaldı. Konteynerlerde yaşayan kişi sayısının yaklaşık 218 bin olduğu tahmin ediliyor. Eğitim-İş Sendikası'nın verilerine göre ise Hatay’da 170 okul yıkılmış; birçok okul ağır hasarlı.
Öğretmenler kadar öğrenciler de büyük bir sınavdan geçiyor. Murat Öğretmen, “Okullarda eksiklikler, dersliklerde kalabalık, ulaşım ve beslenme sorunları devam ediyor. Okula gitmek, savaşa gitmek gibi” diyor. Deprem bölgesinde üçüncü hafta geride kalırken, öğretmenler ve öğrenciler zorluklarla mücadele etmeyi sürdürüyor. “Koca bir savaşın ortasında tek başımızayız, ama devam ediyoruz” diye vurguluyor.
| Hatay’da deprem konutlarında yeni skandal: Temel havada kaldı |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.