Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AFAD Gönüllüsü anlatıyor: Dayanamadım, TIR'ları bekletilmesine izin vermeden köylere götürdüm

Bir AFAD gönüllüsü soL Haber'e anlattı: 'Bazı TIR'ları depolara gelip beklemesine müsaade etmeden yeleğimi giyip köylere ulaştırdım. Ben o 3 gün boyunca bunu yapmasaydım kendimi suçlu hissederdim.'

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 24.02.2023 , 11:43 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

Depremin ilk günlerinden bu yana bazı ihtiyaç noktalarına gitmeyen yardımlar ve şehir girişlerinde el konulan TIR'lar gündem olmuştu. Resmi kaynaklar her ne kadar bu söylentilerin gerçeği yansıtmadığını ifade etse de sahadaki gönüllüler yaşananları gözler önüne seriyor. 

İsmini vermek istemeyen bir AFAD Gönüllüsü, yardım ulaşmayan bazı köylere AFAD yeleğini giyip şoförün yan koltuğuna oturarak ve kontrol noktalarında da kimlik kartını göstererek yardım ulaştırdığını belirtti. 

'İnsanlar çaresizlik içinde beklerken AFAD merkezlerinde kapısı açılmamış TIR'lar bekliyordu'

soL Haber'e süreci anlatan AFAD gönüllüsü "Birçok yerde köylere yardım gitmediğini biliyordum. Ben de zaten bu köylerden birinde doğdum. Ama bir yandan da dağıtılmak üzere bekletilen TIR'ların olduğunu görüyordum. Merkezdeki yetkililer ile konuştuğumda TIR'lardaki malzemelerin tasnif edileceğini ve ihtiyacı olan noktalara göre yeniden planlanıp yola çıkarılacağını söylediler. Ne kadar sürer diye sorduğumda da sürer biraz dediler. Ama telefonlarım da susmuyordu. Tanıyan kim varsa özellikle de daha önce AFAD ile eğitimler aldığımı ve buraya gönüllü olarak geldiğimi bilen herkes arayıp yardım istiyordu. Dayanamadım ben de TIR'ları alıp köylere götürdüm" diyerek anlatıyor. 

'Bazı yiyecekler çürüyene kadar bekletildi'

TIR'ları götürmeniz sorun olmadı mı? Nasıl gerçekleştirdiniz bunu?

Merkezdeki TIR'ları götürmem mümkün değildi. Zaten malzemelerin sayılması için bekletiliyordu. İçinde Mersin'den, Antalya'dan gelen TIR'lar vardı. Hatta bazılarının röportajları kayıtlar falan sosyal medyaya da yansıdı. O TIR'lar içlerindeki bazı yiyecekler çürüyene kadar bekletildi. 

Ben şehir dışından şehre doğru gelen TIR'ları aldım. Zaten TIR şoförleri nereye gideceğini bilmiyordu çoğunlukla. Çaresizce deprem bölgesinde bir yer aramaya çalışıyorlardı. Onları durdurup 'Abi şu köye gidebilir misin?' diye soruyordum. Hiçbiri olmaz demedi. Ben de aldım yeleğimi şehir çıkışında polis ya da jandarma durdurduğunda da 'köye malzeme götürüyoruz, AFAD'ın bilgisi var' diyordum. Bu şekilde yaklaşık on tane TIR köylere ulaştırıldı. Yani TIR'ları depolara gelip beklemesine müsaade etmeden depolardan çıkardık diyebilirim.

Hangi köyler bunlar?

Burada söylersem sıkıntı yaşarım. Ama Malatya'da Arguvan, Doğanşehir ve Hekimhan ile Maraş Pazarcık'ta bazı yerlere götürdüm. Birkaç tane de Adıyaman'da köy vardı.

'Alevi köyleri yardımdan mahrum kaldı'

Hangi köyler daha çok yardımdan mahrum kalmıştı peki?

Bu söylediğim yanlış anlaşılmasın şimdi ayrımcılık yapıyor değilim ama Alevi köyleri ekseriyetle yardımdan mahrum kaldı. Zaten şehir merkezlerinde Alevi derneklerine ait logosu olan kamyonu gören yetkili aracı AFAD merkezine çekiyordu. Hatta yurt dışından getirilen birçok yardım kamyonunun sınırda bekletildiği ya da yetkililer tarafından adresine gitmeden AFAD merkezlerine yönlendirildiğini biliyoruz. Ben de bu AFAD yeleği sayesinde bir sürü köye yardım malzemelerini götürdüm. (Bunları anlatırken bir yandan da gittiği köylerin muhtarları ve belediyelerin yöneticileriyle çektirdiği fotoğrafları gösteriyor ve gülümsüyor).

'Muhalif bir milletvekili telefon açıp tebrik etti'

Nasıl karar verdiniz peki bunu yapmaya? Hiç endişe etmediniz mi?

Aslına bakarsanız yaptığım şey suç değil. Sadece usule uygun olmadığı için kaygılanabilirdim. Ama hangi usül? İnsanlar günlerce enkaz altında kalmış. Kimseler ulaşmamış. Helikopterle battaniye götürülen köyler bir yanda, hiç kimsenin uğramadığı köyler diğer yanda. Nasıl olacak? AFAD'a kalsa o TIR'lar hâlâ beklerdi diyebilirim. Gördük işte Hatay'da geçen gün deprem oldu hâlâ ortada çadır yok. AFAD tedarik ediyor. Hummalı çalışmalar var. Bunu biliyorum. Ama yetmiyor abicim. Yetmiyor. Organize olamadılar birçok yerde. Şimdi iyi organize oldukları yeri gösterip telafi etmeye kalkmasınlar. Yapamazlar. Yapması gereken şeyi övmesinler. Daha birçok yerde ihtiyaçlar var. 

Ben o 3 gün boyunca bunu yapmasaydım kendimi suçlu hissederdim. Aklı başında vicdan sahibi kimse yaptıklarımı suçlayamaz. Gittiğimiz her köyde insanların hayır duasını aldık. Hırsızlık yapmadık. Kimsenin malını çalmadık. Yerlerine ulaşmayan yardımların ulaşmasını sağladık. Hatta o ara birçok yerel yönetici ve insanla konuşuyorduk. Şimdi ismi lazım değil ama gittiğimiz bir belediyeye hiç yardım gitmemiş. Köyün belde başkanı da kendi partisinden bir milletvekilini arayıp yardım istiyormuş sürekli. Ulaşmayınca çaresiz kalmışlar. Sonra vekili arayıp 'teşekkür ederiz hızır gibi yetiştiniz' demişler. Vekil de biz daha size yardım edemedik kim geldi deyince telefonu bana verdiler. Konuştuk telefonda. "Helal olsun sana. On tane milletvekilinin yapamadığını yaptın eline sağlık" dedi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.