Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Adufu cinayeti: Savcı kamera görüntülerini istemiş, karakol silinmeleri için 1 hafta yanıt vermemiş!

Ganalı Adufu'nun ölümünün soruşturulması üzerine savcının istediği kamera kaydına polis merkezinden "görüntü kaydı yok" yanıtı verildi. Ancak polis merkezinin belgenin gönderilmesi için 1 hafta beklediği o sırada daha eski görüntülere ulaşılması için gerekli 70 günlük sürenin dolduğu anlaşıldı.

Aslı İnanmışık

Yayın Tarihi: 05.11.2025 , 12:05 Güncelleme Tarihi: 05.11.2025 , 21:32

Ganalı Michael Adufu'nun nasıl adım adım ölüme gönderildiğinin hikayesini dün anlattık.

Adufu "ihmal" demesi güç pek çok skandalın ardından 20 gün yoğun bakımda kaldığı Bayraklı'daki İzmir Şehir Hastanesi'nde yaşamını yitirdi.

Ardında cevapsız sorular bıraktı.

Öncelikle ailesinin ve kamuoyunun merak ettiği şey cenazesinin nerede olduğu. Bu konuda henüz bir açıklama yapılmış değil.

Öte yandan ortaya çıkan yeni detaylar da kahredici.

soL'un edindiği belgelere ve Adufu'nun ölümü sonrası İzmir Barosu'nun başlattığı suç duyurusu ve soruşturmayla ilgili kimi resmi evraklarda yer alan bilgilere bakılırsa, başka bazı "ihmallerin" ve insanlık dışı uygulamaların yapıldığı gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Ağır hasta Adufu cezaevi önüne öylece bırakılmış!

Savcılığın talebi üzerine cezaevinin gönderdiği ve Adufu'nun getirildiği anlara ait görüntülerin dökümünün yer aldığı belge korkunç.

Hatırlatalım: Rahatsızlanınca kendi isteğiyle Alsancak Nevvar Salih İşgören Hastanesi'ne giden Michael Adufu, "kamu malına zarar verdiği" gerekçesiyle hastane personeli tarafından polise şikayet ediliyor. Bu sırada henüz teşhis konmamış olsa da ağır tüberküloz hastası olan ve vücudunu kontrol edemeyen Adufu'nun sağlık durumu nasıl olduysa anlaşılamıyor ve Adufu buradan hasta şekilde gözaltına alınarak Kantar Polis Karakolu'na götürülüyor. Adufu'nun burada kaldığı bir gün boyunca neler yaşadığı, başka pek çok şey gibi henüz aydınlatılabilmiş değil.

Sonra çöp poşetinde ifade alan savcı, hüküm veren hakim ve tutuklama geliyor...

İşte tam bu noktada, Aliağa Şakran'daki 4 No'lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'ne sevk edildikten sonra yaşananlar gerçekten de utanç verici.

Edindiğimiz belgenin dökümünden anlıyoruz ki, Adufu ayakta bile duramayacak haldeyken cezaevine getiriliyor. O haldeyken polis aracından -benzetmesi çok zor ama- adeta çuval gibi yere bırakılıyor!

Evet kendisi inemeyecek durumda olduğu için onu kol ve bacaklarından tutup çeken polisler tarafından cezaevinin içinde, "mahkum kabul birimi" kapısına konuluyor! İdrarını bulunduğu yere yapmak zorunda kalıyor.

Adufu'nun durumunu gören cezaevi çalışanları önce tekerlekli sandalye getiriyor ardından da kurum doktorunu çağırıyor. Muayene yapan doktor Adufu'nun hastaneye sevk edilmesi gerektiğini söylüyor.

Adufu o şekilde yaklaşık 40 dakika boyunca ambulans beklemek zorunda kalıyor.

'Gözaltında ve mahkemede felç numarası yaptı'

Bu arada tutanaktan anlıyoruz ki, cezaevi çalışanlarının "Neden yürüyemiyor?" sorusuna polislerin yanıtı, "Gözaltında ve mahkemede felç numarası yaptı" oluyor.

Hastaneye defalarca gitmiş, taburcu edilmiş

Ayrıca anlıyoruz ki, Adufu söz konusu hastaneye birden fazla kez gidiyor ve sürekli taburcu ediliyor.

Resmi tutanağa göre Adufu zaten hastaneye düşme şikayetiyle gidiyor.

Bir başka detayı daha aktaralım, tutanakta yazana göre Adufu hakkında hazırlanan sağlık raporlarında doktor "darp ve cebir izine rastlanmadığını" söylüyor. Daha önce baronun verdiği bilgiye göre, raporu hazırlayan doktorun aynı zamanda Adufu'dan şikayetçi olan ve polis çağıran doktor olduğunu da hatırlatalım.

'Kamera görüntüsü yok': Polis karakolu belgeyi neden geç teslim etti?

Başa dönecek olursak savcılığın belge istediği kurumlardan biri Konak Pasaport'ta bulunan Kantar Polis Merkezi Amirliği. 

İl Emniyet Müdürlüğü Memur Suçları Soruşturma Bürosu'ndan kamera görüntüleri isteniyor.

Polis merkezinden gelen cevap şaşırtıcı değil: Kamera görüntüsü yok!

Gerekçe olarak da "Polis Merkezi Amirliğimiz güvenlik kamera kayıtları 70 gün süreyle kaydetme işlemi yaptığından istenilen kamera görüntülerine ulaşılması mümkün olmamıştır" deniliyor.

Ancak belgelerin tarihine detaylı bakıldığında anlaşılıyor ki, savcılık 11 Temmuz'da belge istiyor, polis ise 18 Temmuz'da yanıt veriyor. Yani daha önce yanıt verilse kamera görüntüleri mevcut olacak. Ancak yanıt verilen tarih Adufu'nun karakolda kaldığı süreden tam 71 gün sonraya "denk geliyor".

Neden daha erken yanıt verilmiyor?

70 günün dolması mı bekleniyor?

Polis merkezinde gözaltındayken Adufu neler yaşadı da, belgelerin teslim edilmesinden çekiniliyor?

Maalesef bu sorular da Adufu'nun ölümüyle ilgili diğer sorular gibi henüz yanıtsız.

Bir bölümünün yanıtlanması ise artık mümkün değil gibi görünüyor.

Göç İdaresi Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı ise henüz sessiz.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.