Sayfa yolu
ADD’den Milli Eğitim Bakanı Tekin hakkında suç duyurusu
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 18.12.2023 , 18:41 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hakkında suç duyurusunda bulundu.
ADD’nin Ankara Nöbetçi Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği suç duyurusu dilekçesinde Bakan Tekin hakkında “Anayasa’yı ihlal”, “Kanunlara uymamaya teşvik” ve “Görevi kötüye kullanma” suçlarından soruşturma açılması istendi.
Tekin dün Meclis Genel Kurulu’ndaki bütçe görüşmeleri sırasında bakanlığının “STK” adı altında tarikat ve cemaatlerle protokol yaptığını ve yapmaya da devam edeceğini söylemişti.
Tekin “Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2023 yılı itibariyle geçerli 2 bin 709 tane protokolümüz var.... Bunların içerisinde sizin 'tarikat, cemaat' dediğiniz, bizim 'STK' dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır. Ben bu protokollerle bize destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla protokol yapmaya da devam edeceğiz. Çünkü onlar çocukların dağa çıkmasını engelliyor. Onlardan siz bunun için rahatsızsınız. Ben o STK'larla protokol imzalamaya devam edeceğim. Çocuklarımın dağa çıkmaması için sizin insan kaynağınıza, insan yetiştirmemek için buna devam edeceğim" şeklinde konuşmuştu.
'Suç ikrar edildi'
Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından Başsavcılığa verilen suç duyurusu dilekçesinde Bakan Tekin hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 217, 257 ve 309'uncu maddelerindeki suçlardan soruşturmanın yapılarak kovuşturma aşamasına geçilmesi için kamu davası açılması istendi.
Dilekçede “Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılapları ile laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağına and içmiş şüpheli tarafından, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. Maddesinde düzenlenen ve devletin temel niteliklerinden olan Laiklik ilkesi hiçe sayılmış, Anayasa'nın 174. Maddesi ile korunan 30.11.1925 tarih ve 677 sayılı kanunca yasaklanmış tarikat ve cemaatlerle protokoller yapıldığı açıkça beyan edilerek suç ikrar edilmiş olup, Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı'nın çocukları koruyamadığı, bu görevin kanunla yasaklanmış oluşumlara devredildiği ima edilmektedir” denildi.
Dilekçede Türk Ceza Kanunu’nun 309. maddesinde yer alan "Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar. Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur. Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur” düzenlemesi hatırlatıldı.
Anayasa'yı ihlal
Görevleri gereği devletin kamu gücünü elinde bulunduran Bakanın sahip olduğu kamusal güç nedeniyle suçun işlenmesinin kolay olacağı aşikar olduğundan anılan kişi açısından manevi cebrin yeterli olacağının göz önüne alınması gerektiği belirtilen dilekçede şöyle denildi:
"Keza, anılan suçta anayasayı ihlalden kastedilen sadece cebir ve şiddetle Anayasa'da hüküm altına alınan düzenlemelere aykırı bir hareket olmayıp, anayasal düzene hakim olan ilkelerin ve anayasada yer alan normların yazılı olarak muhafaza edilmesi ancak, fiilen uygulanmasına engel olunması veya işlevsiz kılınmasıdır. Dolayısıyla, yukarıda açıklananlar ile birlikte değerlendirildiğinde, şüpheli tarafından Anayasa'yı ihlal suçunun işlendiği iddiası soruşturulmalıdır.”
Kanunlara uymamaya tahrik
Açıkça kanuna aykırı şekilde halen faaliyetlerine devam eden tarikat ve cemaat yapılanmalarıyla protokol imzalanmasının halkı da aynı doğrultuda hareket etmeye teşvik edebileceği de vurgulanan dilekçede "Bu sebeple, Türk Ceza Kanunu'nun ‘Kanunlara Uymamaya Tahrik’ başlıklı 217. Maddesi açısından da soruşturma yapılması gerekmektedir” denildi.
Görevi kötüye kullanma
Sözkonusu açıklamayı yapanın Bakan olduğunun gözönünde bulundurulması istenen dilekçede "Yasaklanmış tarikat ve cemaatlerin faaliyet içinde olduğunu bilmek, söz konusu yapılarla protokol imzalamak açık şekilde görevin gereklerine aykırı hareket etmek veya en hafif haliyle görevinin gereklerini yapmayı ihmal etmektir” denilerek Bakan Tekin hakkında Türk Ceza Kanunu'nun "Görevi Kötüye Kullanma" başlıklı 257. maddesi uyarınca da soruşturma açılması talep edildi.
ADD avukatı Dorukcan Davutoğlu tarafından sunulan suç duyurusu dilekçesinde “Sayın Savcılık tarafından şüpheli hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak, kovuşturma aşamasına geçilmesi için kamu davası açılmasını talep ederiz” denildi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
