Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AB'nin genişleme hesabı: Ukrayna ve Balkanlar için yeni üyelik modeli

Avrupa Birliği yeni bir genişleme dalgasına hazırlanırken, tartışma yalnızca Ukrayna, Moldova ve Batı Balkanları'nın ne zaman Birliğe alınacağı değil, nasıl alınacağı üzerine yoğunlaşıyor. Avrupa Komisyonu'nun hazırladığı yeni öneriler, gelecekteki üyelerin bazı siyasi ve ekonomik haklarının geçici olarak sınırlandırılmasını öngörüyor.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 30.09.2026 , 11:32

Avrupa Birliği'nin önündeki genişleme dosyası yeni bir aşamaya giriyor. Karadağ, Arnavutluk, Ukrayna ve Moldova'nın üyelik süreçleri ilerlerken Brüksel, 27 üyeli Birliğin daha büyük bir yapıya dönüşmesinin yaratacağı siyasi ve ekonomik sorunlara karşı yeni mekanizmalar hazırlıyor.

Ancak Komisyonun hazırladığı taslak, genişlemenin yalnızca "kimlerin AB'ye katılacağı" sorusundan ibaret olmadığını gösteriyor. Asıl soru, yeni üyelerin mevcut üyelerle aynı haklara ne ölçüde ve ne zaman sahip olacağı.

Reuters'ın gördüğü Komisyon taslağına göre Brüksel, gelecekteki üyelerin Birlik içindeki veto gücünü geçici olarak sınırlandırabilecek düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Yeni üyelerin belirli bir süre oybirliği gerektiren kararlara itiraz etmeme yönünde siyasi taahhütte bulunması ve mevcut üyelerin, belirli koşullarda yeni üyelerin oy hakları dahil bazı haklarını askıya alabilmesi öneriler arasında.

Bunun yanında işçilerin serbest dolaşımı ve tarım gibi alanlarda da geçici sınırlamalar içeren özel düzenlemeler yapılabileceği belirtiliyor. Komisyon aynı zamanda yaptırımlar gibi bazı alanlarda oybirliği yerine nitelikli çoğunlukla karar alınmasının yaygınlaştırılmasını istiyor.

Ukrayna dosyanın merkezinde

Bu tartışmanın merkezinde özellikle Ukrayna bulunuyor.

Kiev, Rusya'nın 2022'de başlattığı savaşın ardından AB üyeliği için başvurdu. Ukrayna aynı yıl aday ülke statüsü aldı, üyelik müzakereleri 2024'te resmen başladı ve Haziran 2026'da ilk müzakere kümesi açıldı.

Dolayısıyla Ukrayna'nın AB'ye katılımı artık yalnızca uzun vadeli bir hedef değil. Brüksel'deki genişleme tartışmasının temel başlıklarından biri haline gelmiş durumda.

Üstelik Ukrayna sıradan bir genişleme vakası değil. Ülkenin nüfusu, tarım sektörü ve ekonomik ölçeği, daha önceki genişlemelerden çok daha büyük sonuçlar yaratabilecek bir üyeliğe işaret ediyor.

Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi'nin 2026 tarihli değerlendirmesinde de Ukrayna'nın büyük tarım sektörünün Ortak Tarım Politikası açısından özel bir sorun yaratabileceği belirtiliyor. Çözüm seçenekleri arasında geçiş dönemleri, ihracat kotaları ve Ukrayna tarımına "özel statü" verilmesi gibi modeller tartışılıyor.

Mesele yalnızca Ukrayna değil

Brüksel'in üzerinde çalıştığı model Ukrayna'yla sınırlı değil.

Komisyonun gündeminde Ukrayna'nın yanı sıra Moldova, Arnavutluk ve Karadağ bulunuyor. Komisyon, 2026'nın sonbaharında Batı Balkanlar turunu da bu genişleme perspektifiyle sürdürüyor. Ursula von der Leyen'in 29 Eylül'de başlayan bölge ziyaretinin gündeminde Arnavutluk, Kosova, Karadağ ve Kuzey Makedonya'nın AB yolundaki ilerlemesi bulunuyor.

Karadağ açısından süreç diğer adaylara göre çok daha ileri durumda. Ülkenin müzakerelerinde 33 faslın tamamı açılmış, 16'sı geçici olarak kapatılmış durumda ve Komisyon Haziran ayında ülkenin üyeliği için mali düzenlemeleri içeren paketi kabul etti.

Yani Brüksel'in önünde aynı anda farklı hızlarda ilerleyen aday ülkeler bulunuyor.

Bu nedenle Komisyon, hepsini tek seferde mevcut sisteme yerleştirmek yerine kademeli entegrasyon fikrini de öne çıkarıyor.

Aday ülkelerin savunma, enerji ve ulaştırma gibi alanlarda tam üyelikten önce AB programlarına daha fazla dahil edilmesi öneriliyor. Böylece üyelikten önce bir tür "hazırlık alanı" oluşturulması amaçlanıyor.

AB neden kurallarını değiştirmek istiyor?

Sorunun bir tarafı yeni üyelerse, diğer tarafı mevcut AB'nin kendisi.

27 üyeli Birlikte bazı kararların oybirliğiyle alınması, üye devletlere veto gücü veriyor. Genişlemenin 30 veya daha fazla üyeye ulaşması halinde bu sistemin daha da zor işleyeceği düşünülüyor.

Bugünkü nitelikli çoğunluk sisteminde Komisyon veya AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi tarafından sunulan bir teklifin kabul edilmesi için üye devletlerin en az yüzde 55'inin ve AB nüfusunun en az yüzde 65'ini temsil eden ülkelerin desteği gerekiyor.

Komisyon ise özellikle yaptırımlar gibi alanlarda nitelikli çoğunlukla karar alma imkanının genişletilmesini savunuyor. Böylece tek bir ülkenin karar mekanizmasını bloke etmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Komisyon bu değişiklikleri genişlemenin Birliğin işleyişini bozmasını engelleyecek kurumsal reformlar olarak sunuyor. Ancak yeni üyelerin oy haklarının geçici olarak sınırlandırılması önerisi, genişleme sürecinin aynı zamanda farklı statüler yaratabileceğini gösteriyor.

Ukrayna'nın büyüklüğü AB'nin bütçesini de değiştirecek

Ukrayna'nın üyeliğinin siyasi boyutunun yanında ciddi bir mali boyutu da bulunuyor.

AB'nin Ortak Tarım Politikası ve uyum politikası, üye ülkeler arasında önemli miktarda kaynak dağıtıyor. Ukrayna'nın büyük tarım sektörü nedeniyle ülkenin tam üyeliği mevcut kaynak dağılımını ciddi biçimde etkileyebilir.

Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi, Ukrayna'nın tarım sektörünün büyüklüğü nedeniyle mevcut tarım politikasının üyelik sonrasında nasıl uyarlanacağının temel meselelerden biri olacağını belirtiyor.

Haziran 2026'da yayımlanan Avrupa Politika Çalışmaları Merkezi (CEPS) çalışması da genişlemenin AB bütçesi, Ortak Tarım Politikası ve uyum politikası üzerindeki etkilerinin özellikle Ukrayna söz konusu olduğunda ayrı değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Çalışmaya göre Ukrayna dışındaki adayların mali etkisi görece sınırlıyken, Ukrayna'nın büyüklüğü tabloyu önemli ölçüde değiştiriyor.

'İkinci sınıf üyelik' tartışması neden şimdi ortaya çıkıyor?

AB hukukunda yeni bir ülkenin üyeliği, teorik olarak onu Birliğin karar alma mekanizmalarına tam olarak dahil ediyor. Avrupa Komisyonu'nun kendi açıklamasında da üyelik müzakerelerinin kurumsal faslı, yeni üyenin Avrupa Parlamentosu, Konsey, Komisyon ve diğer kurumlarda eşit temsilini ve karar alma süreçlerine tam katılımını düzenliyor.

Fakat şimdi tartışılan model, tam üyelik ile tam hakların kullanılmasının aynı anda gerçekleşmeyebileceği bir yapıya kapı aralıyor.

Yeni bir ülke Birliğe katılacak ancak:

  • belirli bir süre veto hakkını kullanamayacak,
  • bazı durumlarda oy hakkı askıya alınabilecek,
  • işçilerin serbest dolaşımı geçici olarak sınırlandırılabilecek,
  • tarım alanında özel geçiş düzenlemeleri uygulanabilecek.

Bu fikir tamamen yeni değil. AB içinde "kademeli entegrasyon" ve farklı üyelik modelleri uzun süredir tartışılıyor. 2026'da da özellikle Ukrayna'nın hızlı biçimde AB'ye yaklaştırılması bağlamında "aşamalı entegrasyon" modelleri gündeme geldi.

Fakat şimdi bu fikir ilk kez bu kadar somut biçimde genişleme politikasının merkezine yerleşiyor.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.