Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

ABD’nin savaş yanlısı senatörü Lindsey Graham öldü

ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin önde gelen isimlerinden, Donald Trump’ın yakın müttefiki Senatör Lindsey Graham 71 yaşında öldü. ABD’nin savaş ve yaptırım politikalarının en güçlü savunucularından olan Graham, Türkiye’yi S-400 alımı ve Suriye’deki operasyonları nedeniyle defalarca yaptırımla tehdit etmişti.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 12.07.2026 , 10:41

ABD’nin Güney Carolina eyaletini temsil eden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham öldü.

Graham’ın ofisinden yapılan açıklamada, 71 yaşındaki senatörün “kısa ve ani bir hastalığın” ardından yaşamını yitirdiği bildirildi. Hastalığın ve ölüm nedeninin ayrıntılarına ilişkin bilgi paylaşılmadı. Graham, ölümünden önce Senato’daki beşinci dönemi için yürüttüğü seçim kampanyasını sürdürüyordu.

1955 yılında Güney Carolina’da doğan Graham, hukuk eğitiminin ardından ABD Hava Kuvvetleri’nde askeri hukukçu olarak görev yaptı. Albay rütbesiyle emekliye ayrılan Graham, 1995-2003 yılları arasında Temsilciler Meclisi’nde, 2003’ten ölümüne kadar ise Senato’da görev yaptı.

ABD siyasetinin önde gelen ‘şahinlerinden’ biriydi

Graham, Amerikan siyasetinde askeri müdahaleleri, silahlanmayı ve ağır ekonomik yaptırımları savunan “şahin” kanadın en tanınmış temsilcilerinden biriydi.

Irak’ın işgalini destekleyen Graham, sonraki yıllarda İran’a yönelik askeri saldırı ve yaptırım çağrılarıyla öne çıktı. İsrail yönetiminin en güçlü destekçileri arasında yer alan senatör, Gazze’ye yönelik saldırılar süresince de İsrail’e verilen askeri ve siyasi desteğin sürdürülmesini savundu.

Rusya’ya yönelik yaptırımların ağırlaştırılması için çalışan Graham, Ukrayna savaşında Kiev yönetimine daha fazla silah ve mali kaynak aktarılmasını isteyen isimlerin başında geliyordu. Ölümünden kısa süre önce de Ukrayna’yı ziyaret etmişti.

Graham, 2016’daki Cumhuriyetçi Parti başkan adaylığı yarışında Donald Trump’a karşı aday olmuş ve Trump’ı sert ifadelerle eleştirmişti. Ancak Trump’ın başkan seçilmesinin ardından tutumunu değiştirmiş ve onun Kongre’deki en sadık destekçilerinden biri haline gelmişti.

Trump’ın dış politika kararlarının şekillendirilmesinde etkili olan Graham, zaman zaman Trump yönetiminin aldığı kararlara itiraz etse de Cumhuriyetçi Parti içindeki Trump çizgisinin başlıca savunucuları arasında yer aldı.

Türkiye’yi ‘cehennem yaptırımlarıyla’ tehdit etmişti

Graham’ın Türkiye’yle ilişkisi ise dönemsel pazarlıklar, yaptırım tehditleri ve Trump yönetimi adına yürüttüğü temaslarla şekillendi.

Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi almasına karşı çıkan Graham, Ankara’ya yaptırım uygulanmasını isteyen senatörler arasında yer aldı. Demokrat Senatör Chris Van Hollen’la birlikte ABD Dışişleri Bakanlığı’na çağrı yapan Graham, S-400 alımının yaptırımsız bırakılmamasını istedi.

Bununla birlikte Graham, Trump’ın talebi üzerine dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla görüşerek Türkiye’nin S-400 sistemini faaliyete geçirmemesi karşılığında yaptırımlardan kaçınabileceği mesajını da iletti. Graham o dönemde Türkiye’yle doğrudan çatışma istemediğini ve krize bir çıkış yolu bulunması gerektiğini söylüyordu.

Graham’ın Ankara’ya yönelik en sert çıkışı ise Türkiye’nin Ekim 2019’da Suriye’nin kuzeyine düzenlediği "Barış Pınarı Harekâtı" sırasında geldi.

Türkiye’nin ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’ne karşı operasyonuna tepki gösteren Graham, Ankara’ya karşı “cehennemden gelen yaptırımlar” hazırlanacağını söyledi. Hazırladığı tasarı, AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve üst düzey yöneticilerin mal varlıklarının hedef alınmasını, vize kısıtlamaları uygulanmasını ve Türkiye’yle askeri veya enerji alanında çalışan kişi ve kuruluşlara yaptırım getirilmesini öngörüyordu.

Graham ayrıca Türkiye’nin ABD’nin Kürt müttefiklerine saldırması halinde NATO üyeliğinin askıya alınmasını gündeme getireceklerini açıkladı. Erdoğan’ın “ağır bir bedel ödemesini” sağlamak için Kongre’de girişim başlatacağını söyledi.

Aralık 2024’te de Van Hollen’la birlikte “Türkiye’nin Saldırganlığına Karşı Koyma Yasası” adlı yeni bir yaptırım tasarısı hazırladı. Tasarı, Türkiye’nin veya Türkiye tarafından desteklenen grupların Suriye’nin kuzeyindeki SDG bölgelerine yönelik askeri faaliyetlerini yaptırımlarla engellemeyi amaçlıyordu.

Erdoğan görüşmesinin ardından tasarıyı engelledi

Graham’ın Türkiye politikasındaki değişken tutumunun en dikkat çekici örneklerinden biri, "Ermeni soykırımının tanınmasını" öngören Senato karar tasarısı konusunda yaşandı.

Graham, Kasım 2019’da Beyaz Saray’da Trump ve Erdoğan’la yapılan görüşmeye katıldı. Görüşmenin hemen ardından Senato’ya getirilen tasarının kabulünü engelledi.

Graham daha sonra kararını, Erdoğan’ın hâlâ Washington’da bulunması nedeniyle aldığını ve Türkiye’yle ilişkileri kurtarmaya çalıştığını söyledi. Beyaz Saray yetkililerinin de kendisinden tasarıyı durdurmasını istediği ortaya çıktı.

Ancak tasarı yaklaşık bir ay sonra yeniden Senato’ya geldiğinde Graham bu kez itiraz etmedi. Karar Aralık 2019’da oybirliğiyle kabul edildi.

Graham’ın Türkiye’ye yaklaşımı, Washington’ın Ankara’yla ilişkilerinde sıkça görülen çizgiyi yansıtıyordu: Bir yandan NATO üyeliği ve bölgesel pazarlıklar nedeniyle ilişkilerin korunmasını savunuyor, diğer yandan S-400’ler ve Suriye politikası üzerinden Türkiye ekonomisini ve yöneticilerini hedef alan ağır yaptırım tehditlerini gündemde tutuyordu.

Küba’yı da tehdit etmişti

Graham, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri operasyonunun ardından Küba’yı da açıkça tehdit etmişti.

Küba yönetimini “komünist diktatörlük” diye hedef alan Graham, “Bu komünist diktatörlüğün günleri sayılı” ifadelerini kullanmıştı.

ABD güçleri tarafından Venezuela’dan kaçırılarak New York’a götürülen Devlet Başkanı Nicolas Maduro hakkında da konuşan Graham, Trump yönetiminin Maduro’ya ülkeyi terk ederek Türkiye’ye gitme seçeneği sunduğunu öne sürmüştü.

Graham, “Bugün Türkiye’de olabilirdi ama New York’ta” diyerek Maduro’nun ABD’de tutuklu bulunmasını savunmuştu. Küba yöneticilerini de aynı teklifi kabul etmeleri yönünde tehdit eden Graham, Washington’ın Latin Amerika’daki yönetimleri askeri müdahale tehdidiyle değiştirme politikasına açık destek vermişti.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.