Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

ABD’den Venezuela’ya Düyun-u Umumiye idaresi!

Venezuela petrolüne yıllardır yaptırım uygulayan ABD, son haydutça saldırısı sonrası ülkede adeta bir Düyun-u Umumiye idaresi kurma planını duyurdu. Rubio'ya göre Venezuela hükümeti yaptırımlarla dondurulan fonlarından serbest bırakılacak paraya dair bütçeyi her ay Trump yönetimine sunmayı kabul etti.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 29.01.2026 , 12:17 Güncelleme Tarihi: 29.01.2026 , 12:40

Venezuela’ya 3 Ocak’ta saldıran, 100’ün üzerinde kişiyi öldürerek devlet başkanı Maduro ile eşini kaçıran ABD, ülkede şimdi de Düyun-u Umumiye idaresi benzeri bir yapı kurmak istiyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 3 Ocak saldırısı sonrası ilk kez ABD Senatosu’nun Dış İlişkiler Komitesi’nde ifade verdi.

Rubio, Venezuela hükümetinin Trump yönetimine aylık “bütçe” sunmayı kabul ettiğini öne sürdü.

Rubio'nun ifadesinde aktardığı ayrıntılara göre plan şöyle: ABD zaten birkaç yıldır tek taraflı yaptırımlarıyla Venezuela'nın petrol satışlarından elde ettiği gelirin bir kısmını "dondurmuştu". Venezuela, bundan sonra belirli kamu harcamalarına dair bir bütçe sunacak, ABD de o bütçeye göre Venezuela'ya ait olan petrol geliri parasının bir kısmını "serbest bırakacak".

Yani ABD Venezuela hükümetinin harcamalarını doğrudan kontrol edecek.

3 Ocak saldırısı sonrası Trump ABD’nin Venezuela petrolünü kontrol edeceğini ve ülkeyi “yöneteceğini” söylemişti.

Rubio dünkü konuşmasında planın ayrıntılarını duyurdu.

Delcy Rodríguez hükümetiyle “çok saygılı ve verimli bir iletişim hattı” kurduklarını söyleyen Rubio, bu nedenle Trump yönetiminin yeni bir askeri güç kullanımına niyetli olmadığını savundu.

'Fonların önemli bir kısmını doğrudan ABD'den satın alımlara harcayacaklar'

New York Times’n haberine göre Rubio, ABD’nin Venezuela hükümetinin yaptırımlara tabi petrol gelirlerini dağıtarak temel kamu hizmetlerinin finanse edilmesine yardımcı olacağını ileri sürdü.

Bu yaklaşımın Venezuela’daki “mali sıkıntı” nedeniyle gerekli olduğunu savunan ABD Dışişleri Bakanı, bunun kısa vadeli bir mekanizma olduğunu belirtti.

"Polis memurlarını, temizlik işçilerini, hükümetin günlük faaliyetlerini finanse etmek için acilen paraya ihtiyaçları vardı" diyen Rubio "Bu fonların önemli bir kısmını doğrudan ABD'den ilaç ve ekipman satın almak için kullanacaklarına söz verdiler” ifadesini kullandı.

Fonlar ilk etapta, Katar'ın kontrolündeki offshore hesaplarda tutulacak

Planın alışılmadık ve aceleyle tasarlanmış olduğunu söyleyen Rubio söz konusu fonların başlangıçta Katar’ın kontrolündeki bir offshore hesabında tutulacağını, bir vadede ise ABD Hazine Bakanlığı hesabına transfer edileceğini söyledi.

Demokrat senatörlerin plan için neden Katar kontrolündeki bir hesabın kullanıldığını sorgulamasına Rubio’nun verdiği yanıt da dikkat çekiciydi.

'ABD petrol şirketleri hak iddia etmesin diye üçüncü taraf hesap kullanılıyor'

Rubio üçüncü taraf bir hesabın kullanılmasının zorunlu olduğunu söyledi. Çünkü Venezuela'nın geçmişte petrolü devletleştirme adımları nedeniyle ABD şirketleri "tazminat" talebiyle ABD mahkemelerine başvurabilir ve bu fona çökmeye çalışabilir.

Bu kapıyı da bizzat Trump yönetimi açtı. ABD hükümeti, Venezuela'nın petrolünün "Amerikalıların teri, zekası ve zahmetinin ürünü" olduğunu ve kendilerine ait olduğunu öne sürmüştü.

Demokratların eleştirilerinin önemli bir bölümü, fonun Katar yerine "bankacılık kuralları açısından daha güçlü" bir ülkenin tercih edilmesi gerektiği ya da serbest bırakılacak fonların Maduro yandaşlarına gidebileceği gibi konulara odaklandı.

Venezuela henüz resmi açıklama yapmadı, teleSUR 'egemen fonlar' dedi

Venezuela hükümeti Rubio’nun açıklamasına henüz bir yanıt vermedi. Ancak Rubio’nun konuşmasını haberleştiren teleSUR söz konusu fonlar için “egemen fonlar” dedi.

Haberde Delcy Rodríguez’in enerji sektörü yetkilileri, milletvekilleri, yerli ve yabancı girişimciler önünde yaptığı konuşmadaki "Venezuela halkı hiçbir dış etkenden emir kabul etmez. Venezuela halkının bir hükümeti vardır ve bu hükümet halka itaat eder” sözleri hatırlatıldı.

“Hükümet iki egemen fon oluşturdu: biri sosyal ihtiyaçlar için, diğeri kamu hizmetleri ve altyapı için" denilen haberde bu kaynakların yıllarca tek taraflı yaptırımlar nedeniyle bloke edildiği kaydedildi ve "Şimdi hastanelere, elektrik şebekesine ve ulusal doğalgaz endüstrisine yönlendirilecekler” ifadesine yer verildi.

Rubio yazılı metindeki bazı tehditkar ifadeleri es geçti

Öte yandan Rubio senatodaki konuşmasında "Venezuela’da Maduro yandaşlarını ne zaman iktidardan uzaklaştıracakları" şeklindeki sorular üzerine “Hepimiz bir şeyin hemen olmasını istiyoruz. Ama bu mikrodalgaya atıp iki buçuk dakikada yemeye hazır hale gelen dondurulmuş bir yemek değil” ifadelerini kullandı.

NYT’nin haberine göre Rubio senatörlere sunduğu yazılı konuşma metnindeki bazı ifadeleri sözel olarak dile getirmedi.

Buna göre yazılı metin Venezuela’ya yönelik daha tehditkar bir ton taşıyor.

Metinde ABD’nin “diğer yöntemler başarısız olursa” ülkeye karşı “maksimum işbirliği için güç kullanmaya hazır olduğu” belirtiliyor.

Yine yazılı metinde Rodríguez için “Kendi çıkarının bizim temel hedeflerimizi ilerletmekle uyumlu olduğuna inanıyoruz. Venezuela'nın enerji sektörünü Amerikan şirketlerine açmaya, üretime öncelikli erişim sağlamaya ve elde edilen gelirleri Amerikan malları satın almak için kullanmaya kararlı olduğunu belirtti” deniliyor.

'Onların petrolünü silah zoruyla alıyorsunuz'

Öte yandan Demokrat Partili Senatör Christopher S. Murphy “Onların petrolünü silah zoruyla alıyorsunuz. 30 milyonluk bir ülkede bu paranın nasıl ve hangi amaçlarla kullanılacağına siz karar veriyorsunuz. Sanırım çoğumuz bunun başarısızlığa mahkum olduğuna inanıyoruz” dedi.

'Eğer biri başkanımızı kaçırsaydı savaş ilan etmek için oy kulanırdım'

Cumhuriyetçi senatör Rand Paul da Rubio’nun "Venezuela'ya karşı bir savaş yok ve ülkeyi işgal etmiyoruz. Sahada Amerikan askerleri yok” sözlerine karşı çıktı.

Kendisini "Senato'daki en savaş karşıtı kişi" olarak tanımlayan Paul, "Eğer yabancı bir ülke hava savunma füzelerimizi bombalasa, başkanımızı kaçırsa ve ülkemizi abluka altına alsa, bu bir savaş eylemi olarak mı kabul edilirdi? Elbette bu bir savaş eylemi olurdu. Eğer biri ülkemizi işgal edip başkanımızı kaçırsaydı, savaş ilan etmek için oy kullanırdım” dedi.

Rubio ise 3 Ocak’taki ABD saldırısını "kanunu uygulama" diyerek savundu ve ABD'nin "devlet başkanı olarak tanımadığı" ve başına 50 milyon dolar ödül konmuş bir kişiyi yakalamak için operasyon düzenlediğini iddia etti.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.