Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

ABD'den Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yeni saldırı: İsrail dosyasında çalışan yargı mensuplarına yaptırım

ABD yönetimi, Uluslararası Ceza Mahkemesi Başkanı Tomoko Akane ile Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkarılması için çalışan savcılık ekibindeki Abdoulaye Seye'yi yaptırım listesine aldı. Washington geçen yıl Başsavcı Karim Khan'ı da hedef almış, son dönemde UCM üyesi ülkelere mahkemeden çekilmeleri için baskıyı artırmıştı.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 19.08.2026 , 11:37 Güncelleme Tarihi: 19.08.2026 , 12:06

ABD yönetimi, İsrail'in Gazze'deki saldırıları nedeniyle İsrailli yetkililer hakkında yürütülen soruşturmalar üzerinden Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) yönelik baskısını yeni yaptırımlarla artırdı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio dün yaptığı açıklamada, UCM Başkanı ve Japon yargıç Tomoko Akane ile mahkemenin kıdemli dava avukatlarından Senegalli Abdoulaye Seye'nin yaptırım listesine alındığını duyurdu.

Rubio, iki ismi ABD ve İsrail gibi UCM'nin yargı yetkisini kabul etmeyen ülkelerin yetkililerinin "soruşturulması, tutuklanması, gözaltına alınması veya yargılanmasına yönelik girişimlerde doğrudan yer almakla" suçladı.

Yaptırımlar, Akane ve Seye'nin ABD'deki mal varlıklarının dondurulmasını ve fiilen ABD finans sisteminden dışlanmalarını öngörüyor. ABD Hazine Bakanlığı, iki isimle bağlantılı mevcut işlemlerin tasfiyesi için 17 Eylül'e kadar süre tanıdı.

Netanyahu için tutuklama emri isteyen ekipteydi

Yaptırım kararının hedeflerinden Abdoulaye Seye, UCM Savcılığı'nın İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkarılması talebini hazırlayan ekipte görev yapıyor. Seye aynı zamanda UCM yargıçlığına aday gösterilmiş durumda. 

UCM, Kasım 2024'te Netanyahu ve dönemin İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze'deki saldırılar kapsamında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan tutuklama emri çıkarmıştı. Mahkeme, iki ismin sivillerin hayatta kalması için gerekli gıda, su, ilaç ve diğer temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılmasında sorumluluk taşıdığına ilişkin makul gerekçeler bulunduğunu açıklamıştı.

Tutuklama emirlerinin ardından İsrail ve ABD, UCM'ye yönelik tehdit ve yaptırım politikasını yoğunlaştırdı.

UCM: Uluslararası hukuk düzeninin kendisi risk altında

UCM, Akane ve Seye'ye yönelik yaptırımları kınadı.

Mahkeme açıklamasında yaptırımların "hukukun üstünlüğünü zayıflattığı" belirtilerek, yargı mensuplarının yasaları uyguladıkları için tehdit edilmesinin uluslararası hukuk düzenini tehlikeye attığı vurgulandı.

UCM'nin bulunduğu Hollanda da karara tepki gösterdi. Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen, uluslararası mahkemelerin görevlerini özgür biçimde yerine getirebilmesi gerektiğini belirterek Akane'yi ülkesinin UCM'ye desteğini görüşmek üzere davet etti.

İlk hedef Karim Khan olmuştu

Yeni yaptırımlar Trump yönetiminin UCM'yi etkisizleştirmeye yönelik daha geniş kapsamlı kampanyasının son halkası.

Trump, Şubat 2025'te UCM'nin ABD yurttaşları ve Washington'ın müttefiklerini soruşturmasına karşı yaptırım uygulanmasını öngören başkanlık kararnamesini imzalamıştı. Kararname kapsamında ilk hedef, Netanyahu ve Gallant hakkındaki tutuklama emirlerinin çıkarılmasını talep eden dönemin UCM Başsavcısı Karim Khan oldu.

Khan'ın ABD'deki mal varlıkları donduruldu ve ABD yurttaşlarının kendisiyle mali ilişkiye girmesi yasaklandı. Trump yönetimi kararın gerekçeleri arasında açıkça UCM'nin Netanyahu ve Gallant'a yönelik işlemlerini gösterdi.

Trump'ın ilk başkanlık döneminde de UCM'nin Afganistan'daki olası ABD savaş suçlarını soruşturması nedeniyle dönemin Başsavcısı Fatou Bensouda ve bazı mahkeme çalışanlarına yaptırım uygulanmıştı. Biden yönetimi bu yaptırımları daha sonra kaldırmıştı.

Washington üye ülkelere de 'UCM'den çıkın' baskısı yapıyor

Washington'ın baskısı mahkeme çalışanlarına yönelik bireysel yaptırımlarla sınırlı değil.

Rubio geçen ay Trump yönetiminin UCM'yi zayıflatmaya yönelik diplomatik kampanyasını genişleteceğini ve üye ülkeleri mahkemeden ayrılmaya ikna etmeye çalışacağını açıkladı. Washington'ın çağrısının ardından en az beş ülke UCM'den ayrılma yönünde adım attı.

UCM Başkanı Akane geçen yıl ABD yaptırımlarının mahkemenin bütün davalardaki çalışmalarını hızla sekteye uğratabileceği ve kurumun varlığını dahi tehlikeye sokabileceği uyarısında bulunmuştu.

Trump ise UCM'ye karşı yürütülen kampanyanın kendisini korumaya yönelik olmadığını savunarak, amacının Netanyahu ve diğer ABD müttefiklerini yargılamadan korumak olduğunu söylemişti.

ABD ve İsrail UCM'ye taraf değil. Ancak Roma Statüsü uyarınca mahkeme, suçlamaya konu eylemlerin UCM'ye taraf bir devletin topraklarında gerçekleşmesi halinde, şüphelinin vatandaşı olduğu ülke mahkemeye üye olmasa da yargı yetkisi kullanabiliyor. Filistin 2015'ten bu yana Roma Statüsü'ne taraf.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.