Sayfa yolu
ABD'den 'Gazze görev gücü' için 45 ülkeye davet: Türkiye çağrılmadı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 16.12.2025 , 21:34
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Gazze Şeridi’nde kurulması planlanan "görev gücü"nün detaylarını görüşmek üzere Katar’da geniş katılımlı bir konferans düzenliyor. Mısır’dan Endonezya’ya, Birleşik Krallık’tan Azerbaycan’a kadar 45’ten fazla ülkenin temsil edildiği toplantıya, Türkiye davet edilmedi. Ankara’nın masa dışında bırakılmasının arkasında İsrail’in vetosunun yattığı belirtiliyor.
Masada 45 ülke var, Türkiye yok
Toplantıda, Gazze’de görev yapacak çok uluslu gücün komuta yapısı ve lojistik detayları ele alınıyor. Toplantıya Mısır, Ürdün, BAE, İtalya, Fransa gibi ülkelerin yanı sıra Japonya, Güney Kore, Singapur, Kazakistan ve hatta Birleşmiş Milletler üyesi olmayan Kosova dahi davet edildi. Ancak İsrail basınına göre, Türkiye’ye herhangi bir davet gönderilmedi.
Haaretz’e konuşan Batılı bir kaynak durumu, "Türkiye’nin konferansa davet edilmemesi, İsrail’in Gazze’de planlanan uluslararası istikrar gücüne Türkiye'nin katılımına yönelik vetosuyla bağlantılı" sözleriyle açıkladı.
Katar ve Türkiye’nin, Ankara’nın katılımına izin verilmesi yönünde Beyaz Saray’a talepte bulunduğu ifade ediliyor. Haaretz’e konuşan bir Arap kaynak, "Türkiye'nin ABD ve Katar ile ilişkileri mükemmel. Türkiye Şarm Deklarasyonu'nu imzaladı ve çokuluslu güce katılmaya hazır. Burada 'hayır' diyen tek taraf İsrail" ifadelerini kullandı.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada bu tutumu, "Türkiye Gazze’yi ancak dürbünle görebilecek" sözleriyle dile getirmişti. Benzer şekilde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da Türkiye’nin denklem dışında tutulması gerektiğini savunmuştu.
AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, henüz mutabakat aşamasındayken yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin denklemde mutlaka yer alacağını iddia etmişti. Erdoğan, "Gazze için görev gücünde yer alacağız" demiş ancak İsrail'in vetosu ve ABD’nin bu tavrı onaylaması üzerine söylem değişikliğine gidilerek "Gazze'ye her türlü desteği vereceğiz" açıklaması yapılmıştı.
70 ülkeye çağrı, 19 ülkeden onay
ABD Dışişleri Bakanlığı, oluşturulacak güç için 70’ten fazla ülkeye asker veya maddi katkı sağlamaları yönünde resmi talepte bulundu. Şu ana kadar 19 ülke lojistik, ekipman ve asker desteği sağlamaya hazır olduğunu bildirdi. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın gücün finansmanı konusunda çalışmalar yürüttüğü, İtalya’nın ise asker sayısı bildiren tek ülke olduğu kaydedildi.
Ancak sahada görev yapacak askerlerin konuşlanma yerleri konusunda anlaşmazlıklar sürüyor. Bazı katılımcı ülkeler askerlerini yalnızca İsrail kontrolündeki güvenli alanlarda konuşlandırmak isterken, ABD yönetimi bu güçleri Hamas’ın kontrolündeki "kırmızı bölgelere" de girmeye ikna etmeye çalışıyor.
Trump'ın planı ve takvimdeki belirsizlik
Doha’daki konferans, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze planının "ikinci aşaması" olarak nitelendirilen sürecin bir parçası. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, çok uluslu gücün bölgeye yerleşmesini ve Gazze’nin idaresinin teknokrat bir Filistin yönetimine devredilmesini öngörüyor.
Washington, uluslararası askerlerin önümüzdeki ay Gazze’ye konuşlandırılabileceğini öngörse de, Endonezya ve Azerbaycan gibi kilit ülkelerin henüz resmi karar vermemesi takvimi zora sokuyor.
Hamas’ın silahsızlanma süreci ise belirsizliğini koruyor. Örgüt, silahlarını ancak bağımsız bir Filistin devleti kurulduktan sonra bırakacağını belirtse de, kulislere sızan bazı bilgilerde ağır silahların Kahire gözetiminde devre dışı bırakılabileceği öne sürülüyor. Ocak ayında ordu komutanları düzeyinde bir toplantının daha yapılması ve nihai kararların bu zirvede netleşmesi bekleniyor.
Trump'ın 'Gazze planı'nda ne var?
Doha’da tartışılan "görev gücü" planında, İsrail ordusunun Gazze’den hemen çekilmesi değil, kontrolü aşamalı olarak bu çok uluslu güce devretmesi ve dolaylı olarak işgali sürdürmesi öngörülüyor.
Bu plana göre İsrail, ancak "belirlenen güvenlik kriterleri" karşılandığında geri çekilecek. Gazze’nin idaresi "teknokrat bir Filistin komitesine" bırakılacak, ancak üst yönetim Trump ve Tony Blair gibi isimlerin yer alacağı bir "Barış Kurulu"nda olacak. Hamas’ın silah bırakması ve tünellerin imhası ise ön şart olarak masada.
Haritaya göre Gazze, "güvenlik tampon bölgesi" ve "görev gücü" kontrol alanı olarak dilimlere ayrılacak. İsrail ordusu çekildiği alanları Filistinlilere değil, ABD liderliğindeki bu güce teslim edecek.
UNIFIL örneği ne anlatıyor?
Gazze için kurulan bu senaryo, akıllara Lübnan’daki Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) örneğini getiriyor.
Lübnan’da "barışı koruma" adı altında konuşlanan benzer güçler, İsrail saldırılarını durdurmakta yetersiz kalmış, fiiliyatta ise İsrail’in kuzey sınırını koruyan bir "ileri karakol" işlevi görmüştü. Gazze’deki "görev gücü"nün de, Filistinli sivilleri korumaktan ziyade İsrail için güvenli bir tampon bölge yaratma amacı taşıdığı ve Lübnan’daki bu "etkisiz ama işgalle uyumlu" misyonun bir benzerine dönüşeceği tahmin ediliyor.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.