Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

ABD güçleri Irak'tan çekiliyor, işgal kılık değiştiriyor: Birlikler Ürdün'e, IŞİD kartı cebe

ABD güçlerinin Irak'tan çekilme süreci yarına kadar tamamlanıyor. Ancak bu hamle, emperyalizmin bölgeden vazgeçtiği anlamına gelmiyor. Birliklerin komşu ülkelere kaydırılması, askeri personelin büyükelçilik ve üslerde kalmaya devam edecek olması ve IŞİD tehlikesinin bir kart olarak masada tutulması, "çekilmenin" aslında bölgesel vekâlet savaşları için kurgulanmış bir yer değiştirme hamlesi olduğunu gösteriyor.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 29.09.2026 , 12:28

ABD öncülüğündeki emperyalist koalisyon güçleri, Irak'ta yirmi yılı aşkın süredir devam eden askeri varlığını şeklen sonlandırmaya hazırlanırken, bölgedeki hegemonya krizi yeni bir boyut kazanıyor.

Irak ve ABD arasında 2024 yılında Joe Biden yönetiminde varılan ve Donald Trump'ın İran'a karşı yürüttüğü savaş döneminde uygulamaya konulan anlaşma kapsamında, yabancı güçlerin 30 Eylül tarihi itibarıyla Irak'tan ayrılması planlanıyor. 

Yarına kadar ABD güçlerinin Irak'taki üslerinden tamamen çekilmesi bekleniyor. Ancak ufuktaki bu gelişme, Washington'ın bölgeden tamamen elini çektiği bir "barış" tablosundan ziyade, askeri yığınakların Ürdün'e kaydırıldığı ve bölgesel vekâlet savaşlarının derinleştiği yeni bir "stratejik yeniden konuşlanma" hamlesine işaret ediyor.

İşgalden ortaklığa

ABD'nin Irak'ı hedef alan yasa dışı işgali, 2003 yılında eski Başkan George Bush'un emriyle Saddam Hüseyin'i devirme bahanesiyle başlamıştı. Washington, ülkeyi işgal altında tutarak Şii ağırlıklı bir hükümetin kurulmasına öncülük etti. 2011 yılının sonunda askerlerini büyük ölçüde çeken ABD, IŞİD'e karşı mücadele iddiasıyla sadece üç yıl sonra, 2014'te Irak'a geri döndü.

Gelinen noktada her iki hükümet de çekilme sürecinin planlandığı gibi ilerlediğini belirtiyor. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü çekilmenin 30 Eylül'e kadar tamamlanacağını yinelerken, Iraklı yetkililer de bu tarihi "kesin ve nihai tarih" olarak nitelendiriyor. 

Yetkililer, Irak'ta yabancı askeri varlık kalmayacağı gerekçesiyle 1 Ekim gününün "ülkenin gidişatında yeni bir gün" anlamına geleceğini savunuyor. Ancak analistler, güvenlik ilişkilerinin yeni bir aşamaya girdiğini ve odağın doğrudan askeri varlıktan ortaklık ve koordinasyona kaymasının muhtemel olduğunu vurguluyor.

Çekilme değil, stratejik yeniden konuşlanma

Öte yandan basına yansıyan detaylar, emperyalizmin bölgedeki manevra alanını kaybetmemek için şekil değiştirdiğini gösteriyor. 

Çekilme, ABD'nin askeri varlığının mevcut biçimiyle sona ermesi anlamına gelse de ayrılan birliklerin önemli bir bölümü ABD'ye geri dönmeyecek. Bunun yerine "yüzlerce asker", Ürdün'e ve Ortadoğu'daki diğer noktalara yeniden konuşlandırılacak. 

Haberlere göre Washington bu hamleyle, İran ve müttefiklerine karşı bölgeye hızlı "müdahale" kapasitesini korumayı amaçlıyor. Analistler de bu adımın bölgeden tamamen askeri olarak çekilmekten ziyade stratejik bir yeniden konuşlanma olduğunu savunuyor.

Üstelik Irak sınırları içindeki ABD askeri varlığı da tamamen sıfırlanmayacak. Koalisyon misyonunu sona erdirme planlarına rağmen, sınırlı sayıda ABD askeri personelinin Bağdat'taki büyükelçilik yerleşkesine güvenlik ve askeri destek sağlamak üzere ülkede kalmaya devam edeceği belirtiliyor. Benzer şekilde, Erbil'deki ABD Başkonsolosluğunu korumak amacıyla en az bir hava savunma sisteminin de Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde kalacağı ifade ediliyor.

IKBY'de endişe

ABD'nin çekilme planları, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ni (IKBY) de doğrudan etkileyecek.

Erbil yakınlarındaki Harir Hava Üssü'nün boşaltılması ve hava savunma sistemlerinin kaldırılması planları, bölge açısından büyük bir güvenlik sınaması olarak değerlendiriliyor.

IKBY Başkanı Mesrur Barzani, ABD'nin çekilmesinin oldukça hassas bir döneme denk geldiğini belirterek bölgenin yeterli hava savunma sistemi olmadan terk edilmesinden duyduğu endişeyi dile getirdi. 

Zira ABD birlikleri, son yıllarda İran'la bağlantılı grupların insansız hava aracı ve füze saldırılarına karşı Erbil'in korunmasında caydırıcı bir unsur olarak önemli rol oynamıştı. 

İran'a yönelik saldırıların ilk günlerinde, İran merkezli Kürt grupların ABD savaş uçaklarının koruması altında İran'a sızmak üzere ABD ve İsrail tarafından silahlandırıldığı ve eğitildiği yönünde haberler de ortaya çıkmıştı.

Direniş cephesi olumlu bakıyor

İran ve bölgedeki müttefikleri ise 4 bin 500'den fazla ABD askerinin hayatını kaybettiği 20 yıllık savaşın ardından gelen bu çekilmeye olumlu yaklaşıyor.

Tahran, nihai hedefinin ABD güçlerini Ortadoğu'nun tamamından çıkarmak olduğunu belirtirken çekilmeyi "direniş ekseni" açısından bir kazanım olarak görüyor. 

İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkan Yardımcısı Amir Hayat Moghadam, ABD'nin ayrılmasının ardından Irak'ta kalıcı güvenliğin hakim olacağını savundu ve bu çekilmeyi destekleyeceklerini ifade etti.

Irak İslami Direnişi'nin lideri Ebu Mücteba el-Yasiri ise kararı, "Irak'taki İslami direniş grupları ve onurlu Iraklılar için tarihi bir zafer, Amerikan projesi için ise ezici bir yenilgi" sözleriyle özetledi. Yasiri, 30 Eylül'de işgalin dayatmalarının sona ermesini kutlayacaklarını ve Irak egemenliğinin yabancı güçlerle değil, direnişle güvence altına alınacağını kanıtladıklarını belirtti.

Irak yönetimi direniş gruplarının etkisini sınırlamaya çalıştığını iddia ederken, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin direniş gruplarının silah bırakması için koyduğu 30 Eylül mühleti, gelecek yılın haziran ayına ertelenmiş durumda.

IŞİD yeniden tehdit olur mu?

ABD emperyalizminin arkasında bıraktığı enkaz, Irak'ta yeni güvenlik endişelerini de beraberinde getiriyor. 

Federal hükümet ve IKBY'nin güvenlik yetkilileri, ABD'nin çekilmesinin uyuyan hücreleri bulunan IŞİD'e yeniden güç kazanma fırsatı verebileceği konusunda açıklamalarda bulunuyor. 

En güçlü döneminde Irak'ın üçte birini kontrol eden örgütün halen kanlı saldırılar düzenleyebilecek kapasiteye sahip olduğu iddia edilirken bu durumun, ABD'nin bölgedeki varlığını gelecekte yeniden meşrulaştırmak için kullanabileceği bir "kriz kartı" olarak masada kalıp kalmayacağı sorusu da gündemde.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.